Göz Nezlesi

Grip, gözleri ‘nezle’ yapıyor. Bu hastalık yüzünden ya da vücut direncinin düşmesine bağlı olarak ortaya çıkan ‘göz nezlesi’ rahatsızlığı kesinlikle özel bir tedavi gerektiriyor.
Kış aylarının müzmin hastalığı grip, gözleri de hasta ediyor. Öyle ki, grip virüsünün yol açtığı enfeksiyona veya vücut direncinin düşmesine bağlı diğer mikropların etkisinin artmasıyla gözlerde ‘göz nezlesi’ olarak adlandırılan hastalık ortaya çıkıyor. Göz nezlesinin, tedavi edilmediği taktirde çok daha ağır göz hastalıklarına neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Tayfun Bavbek, “Göz nezlesi tedavisinde, grip dışında özel göz damlaları ve ilaçlar kullanılıyor. Çünkü grip için uygulanan tedavi, bu rahatsızlığı iyileştirmiyor” diyor.


Korneayı etkiliyor

Grip enfeksiyonundan kaynaklanmayan, ancak bu enfeksiyon öncesi, esnası ya da sonrasında vücut direncinin düşmesine bağlı olarak diğer mikroplar da göz nezlesine neden oluyor. Gözde bulanıklık, akıntı, kızarıklık belirtileriyle ortaya çıkan rahatsızlık, göz sağlığını tehdit ediyor. Gözün ‘kornea’ denilen saydam tabakası zarar gördüğünde, kalıcı göz hastalıklarına dönüşebiliyor. Çocuklar göz nezlesini çok daha ağır geçiriyor.

Bulaşıcı

Göz nezlesinin bulaşıcı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bavbek, ortak havlu kullanımı, öpüşme, yakın temas gibi durumlarda hastalığın başkasına geçebildiğininin altını çiziyor. Bir gözde başlayan hastalık diğer göze ve ailenin diğer bireylerine de çok kolay bir şekilde geçebiliyor. İyileşmesi genellikle bir hafta ya da 10 gün sürüyor. Grip sırasında gözünden şikayet edenlerin mutlaka bir göz hekimine başvurmaları gerekiyor. Özellikle kontaklens kullananların, grip enfeksiyonu sırasında bunları çıkarıp gözlük takması öneriliyor. Öte yandan, her gribe yakalananın göz nezlesi olması beklenmiyor.

Tedavi…

Gözyaşı kesesi ve gözyaşı kanalı tıkanıklıklarına bağlı olarak ortaya çıkan göz nezlesinin tedavisinde cerrahi yönteme başvuruluyor. Günümüzde klasik ameliyat yöntemlerine alternatif olarak geliştirilen endoskopik gözyaşı kesesi ameliyatları herhangi bir iz bırakmaksızın başarılı sonuçlar veriyor. Bütün işlem burun içinden gerçekleştiriliyor ve gözyaşı kesesinin buruna bağlantısı sağlanıyor. Öte yandan gözyaşı kanallarının tıkanması herhangi bir enfeksiyona bağlı olabildiği gibi, taş oluşması, yapışıklık gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak da ortaya çıkabiliyor. Hastalık, genellikle gözde yaşarma, göz-burun arasındaki kesede şişlik ve kızarıklık, sabahları aşırı çapaklanma ve cerahat oluşması, sürekli akıntıya bağlı olarak bulanık görme, gözde yanma ve batma gibi belirtiler veriyor.
Çocuklar risk altında
Gözyaşı kanallarının tıkanıklığı sadece yetişkinlerde ortaya çıkmıyor. Bazen doğumsal olarak da gözyaşı kanalı hiç buruna açılmamış ya da oluşmamış olabiliyor. Ayrıca enfeksiyon ve taş oluşması gibi nedenlerden dolayı çocuklarda da aynı hastalığa rastlanıyor. Ancak çocukların tedavisinde farklı yöntemler uygulanıyor. Bunun için doktorlar, bu tarz şikayetleri olan çocukların hiç vakit geçirilmeden mutlaka bir doktora götürülmesi gerektiğinin önemle altını çiziyor.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir