Osteoporoz ve Kalsiyum ilişkisi

Osteoporoz ve Kalsiyum ilişkisi

Sağlam kemiklere sahip olmak için kalsiyum deposu süt ve süt ürünleri ile D vitamini zengini yiyeceklere ağırlık verin.

Kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz hastalığında beslenme önemli rol oynuyor. Özellikle kalsiyum ve D vitamininin doğal yolla alınması gerektiğini söyleyen uzmanlar, sağlıklı kemiklere sahip olmak için vücudun ihtiyaç duyduğu minerallerin başında kalsiyumun geldiğine dikkat çekiyor. İskeletin gelişimi sırasında yeterli kalsiyum alımı, kemik kütlesini artırıyor, sonraki yıllarda da kemik kaybını azaltıyor. Süt, süt ürünleri (yoğurt, peynir), yeşil sebzeler ile aldığımız kalsiyumun neredeyse yarısı emiliyor. Emilimi ise D vitamini sağlıyor. Dolayısıyla, eğer D vitamini düzeyi yeterli değilse besinlerle alınan kalsiyum emilemiyor ve vücuda giremiyor. Bu yüzden, sağlıklı kemikler için kalsiyum çok önemli, ama onun işe yaraması için de D vitamini şart… Kalsiyum alımının yanı sıra, yaz aylarında günde 15 dakika güneş banyosuyla da vücudun D vitamini düzeyinin korunacağını açıklayan Prof. Dr. Merih Sarıdoğan, kemiğin doruk kemik kütlesine ulaşması, kemik sağlığı ve osteoporozun önlenmesi için beslenme kadar, düzenli fiziksel aktivitenin de son derece önemli olduğunu vurguluyor.
GÜNLÜK KALSİYUM MİKTARI
Vücudun kalsiyum gereksiniminin yaşlanmayla birlikte belirgin bir oranda artığını söyleyen Prof. Dr. Sarıdoğan, yaşamın ilk 9 yılında en fazla 700 mg olan günlük kalsiyum gereksiniminin, büyümenin iyiden iyiye hızlandığı 10-18 yaşlarında 1300 mg kadar yükseldiğini, 65 yaş ve üzerinde de bu ölçüde olduğunu belirtiyor. Osteoporoz tedavisinde önemli rol oynayan D vitamini, güneş ışığının etkisiyle deride üretiliyor. Eller, kollar ve yüz açık haldeyken, günde 10-15 dakika güneşe maruz kalınması, çoğu insanda D vitamini için yeterli oluyor. Yaşlanmayla birlikte derinin D vitamini üretme yeteneği de giderek azalıyor. Bu yüzden eve bağımlı yaşlı kişilerde D vitamini gereksinimi ilaçlarla karşılanıyor.
İLAÇ TAKVİYESİ
Ancak söz konusu kalsiyum olduğunda, kalsiyum içeriği zengin olan uygun gıdaları tüketmeye özen göstererek, günlük kalsiyum alımını lezzetli bir sürece dönüştürmek mümkün oluyor. Bu yeterli olmadığında hekim tavsiyesi ile takviye ilaç alınıyor. Osteoporoz gelişmişse; tedavi, hastayı kırıktan korumak için önemli ve kaçınılmaz oluyor. Osteoporoz tedavisinde olumlu gelişmeler sağlandığını anlatan Prof. Dr Sarıdoğan etkili ve değişik tedavi seçenekleri bulunduğunu belirtiyor.
UZUN TEDAVİ GEREKTİRİYOR
Genellikle uzun süreli olan osteoporoz tedavisinde, hastalığa bağlı gelişen kalça kırıkları, ameliyat, hastaneye yatış, rehabilitasyon ya da uzun dönemli bakım gerektirebileceğinden çok ciddi bir medikal problem oluşturuyor. Kalça kırıkları ve diğer kırıklar, tedavide maliyetler yükseltiyor. Türkiye’de, ciddi osteoporoz ve kırık riski altında bulunan 5 hastadan yalnızca 1’i şu anda bakım ve tedavi görüp kontrol altında tutuluyor. Sadece 350 bin osteoporoz hastasının tedavi gördüğü, ancak 2 ila 3 milyon kadın ve erkeğin risk altında bulunduğu tahmin ediliyor. Gerek hastalar, gerekse hekimler bakım ve tedaviye erişimdeki engelleri ortadan kaldırmak için, hükümet ve sosyal sigorta kurumlarından bazı taleplerde bulunuyor. Zira, hastalar ilaç almak için çok sayıda test yaptırmak, birçok onay almak ve işlemlerini gerçekleştirmek için saatlerce kuyruklarda beklemek zorunda kalıyor.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir