Antiaging ve beslenme ilişkisi

Antiaging ve beslenme ilişkisi

Günümüzün popüler kavramlarından biri olan antiaging, yıllardır yaşlanmayı geciktirmenin yollarını aramaktadır. Dengeli ve sağlıklı beslenmek, hayatımızda önemli bir role sahiptir….
Antiaging, yaşlanmayı önleme ve sağlıklı yaşlanmayı vaat ediyor. Geleceğimizin temeli anne karnına düştüğümüz andan itibaren atılıyor. Bu nedenle annenin bu dönem beslenmesi önemli… Uzmanlar, fazla kilolu bile olsa hamilelikte anne adayının kilo vermesini uygun bulmuyor.

KALORİ İHTİYACI YAŞLA AZALIR
Sağlıklı yaşlanmak için sağlıklı beslenmek şart. Birinci hedef, sağlıklı beslenmeyle sağlığın korunmasını sağlayarak kronik hastalıklardan uzaklaşma şansına sahip olmak. Bu hastalıklar; diyabet, yüksek tansiyon, obezite, kalp-damar hastalıkları, kan yağ profilinin bozulması olarak sayılabilir. Beslenmenin kuralları aynıdır. Ama ihtiyaçlar kişiye göre değişir ve yaş ilerledikçe alınması gereken kalori ihtiyacı azalır.
MUCİZE BESİN YOKTUR
Beslenmenin yanında çevresel ve genetik faktörler de sağlığa yön verir. Bazen olumsuzu ertelemek ya da yenmek kişinin elindedir. Ama mucize bir besin yoktur. Her besinin ayrı bir özelliği ve hayata kattığı şeyler vardır. Tek bir gıdaya dayalı beslenme kabul edilebilir bir şey değildir. Besin gruplarını anlatmanın yolu 4 yapraklı yonca ile daha kolaydır. Dengeli beslenmek için enerjinin yüzde 55-60’ı karbonhidratlardan, yüzde 12-15’i proteinden ve yüzde 25-30’u yağlardan sağlanmalıdır.

BİRBİRLERİNİ ETKİLİYORLAR

Çeşitli besinler birlikte tüketildiğinde besin öğeleri birbirinin etkisini artırmakta, vücuda daha yararlı duruma getirmektedir. Örneğin, etin veya yumurtanın bünyesinde bulunan demirin emilimi için yanında mutlaka C vitamini içeren besinler alınmalıdır. Spor yaşam biçimi haline getirilmelidir.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir