Dikkat!Astım Aşısı Ölüme Yol Açabilir

 Dikkat!Astım Aşısı Ölüme Yol Açabilir

Bilimsel bir yöntem olmasına rağmen ileri derecedeki astım hastalarının astım aşısı yaptıramayacağını söyleyen Dr. Erkan Zor, ‘Alerjik reaksiyon sonucu ani ölümler yaşanabilir’ dedi.
Son yılların belki de en popüler hastalıklarının başında geliyor astım! Öyle ki, endüstrileşmenin arttığı büyük kentlerde yaşayanlar adeta astımın pençesinde kıvranıyor. Ömür boyu kontrol altında tutulması gereken astımla yaşamanın nasıl bir şey olduğunu Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü uzmanlarından Dr. Erkan Zor’a sorduk. Dr. Zor öyle şeyler anlattı ki, duyduklarınıza inanamayacaksınız. Hele hele astımlılara yapılan aşı tedavisini mutlaka her astım hastası detaylı olarak okumalı. İşte Dr. Erkan Zor’un çarpıcı açıklamaları…

KRİZ KENDİLİĞİNDEN GEÇMEZ
“Kadın ve erkeklerde eşit oranda görünen astım; hava yollarının, bronşların kronik iltihabıdır. Vücudun mikrobik iltihaplara karşı verdiği reaksiyonun aynısı burada da oluşur. Broşların etrafındaki kaslar kasılır, broşların içini örten ‘mukoza’ dediğimiz kısımda ödem oluşur. Koyu kıvamlı balgam meydana gelir. Bunun sonucunda hava yollarında darlıklar ve aşırı duyarlılık ortaya çıkar ve hasta öksürük, nefes darlığı, göğüste sıkışma veya baskı hissi ile hırıltılı solunum şikayetleri yaşar. Bu şikayetlerin bir tanesi de olabilir, birkaç tanesi de… Astımın belirtileri bu şikayetlerdir. Şikayetler kendiliğinden veya ilaçla kaybolabilir. Genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkan yakınmalar tekrarlayıcı nöbetler halindedir. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında astım yakınmaları artar. Nefes darlığı, nefes açlığı hisseden kişinin mutlaka bir akciğer uzmanına gitmesi gerekir.
GENETİK VE ÇEVRESEL ETKENLER
Astım öldürücü bir hastalıktır. ‘Statıcus astmatıcus’ yani ‘çok şiddetli astım krizi’ dediğimiz durumda nefes yolları daralır ,oksijensizliğe bağlı kalp, beyin ve diğer organlar etkilenerek çok nadir de olsa ölümler oluşabilir. Astım tedavi edilmezse şiddeti artar. Astımın ortaya çıkışında iki türlü etken vardır. Birincisi genetik, ikincisi ise çevresel faktörlerdir. Bir de bu çevresel faktörleri tetikleyen faktörler başrol oynar. Genetik faktörler ailevi atopik, yani alerjiye yatkınlıktır. Astımlı çocukların çoğu atopiktik alerjiye yatkındır. Çevresel ve tetikleyici faktörler alerjik bünyeli çocukların astımını tetikleyerek astım krizlerine neden olur. Bu hastalıkta yaş dağılımı yoktur. Doğumdan hayatın herhangi bir evresine kadar ortaya çıkabilir. Bu tamamen genetik ve çevresel faktörlere bağlıdır. Öyle ki, anne ve babanın bir tanesinde astım varsa çocuğun astım olma şansı yüzde 25’tir. Anne ve babanın her ikisinde de astım varsa, çocuğun astım olma şansı yüzde 50’dir.
ÖMÜR BOYU SİZİNLE BİRLİKTE
Her ne kadar korkutsa da, aslında astım tedavi edilebilir bir hastalıktır. Alınacak önlemler sayesinde, dalgalı seyreden bu hastalıkla yaşamak mümkündür. Ancak hastaların kriz anında mutlaka doktora gitmesi, ‘nasıl olsa geçer’ diye düşünmemesi gerekir. Eğer doktora gidilmezse kısa süre içinde çözülecek ataklar daha uzun sürede çözümlenebilir. Astım hastalığında dikkat edilecek en önemli nokta aşı (immünoterapi) tedavisidir. İmmünoterapi aşı tedavisi herkese yapılmaz. Ama pek çok kişi ‘aşı olup astımdan kurtulmak istiyorum’ diyor. Böyle bir şey olmadığını herkesin bilmesi gerekir. Hastalarımıza, ‘Astım kronik bir hastalıktır ömür boyu devam eder. Biz ilaçla sizi en rahat ve kaliteli şekilde yaşamanızı sağlıyoruz’ diyoruz. Astım, basamak tedavisi şeklinde yapılır. Hafif intermitant, hafif persistant, orta persistant, ağır persistant diye basamaklara ayrılır. Yani bu hastalığın ağırlık derecesidir. Hekim hastanın hangi basamakta olduğuna karar verir, her basamağın da tedavi şekli farklıdır. Dördüncü basamak en ağır basamaktır. İşte bu en ağır basamakta ya da orta basamakta yapılacak aşı hastanın ölümüne neden olabilir.
HEM PAHALI, HEM DE RİSKLİ
Zaten aşının kriterleri arasında en az iki alerjen etkenin bulunması ve hafif basamakta yer alması gerekir. Aşı burada alerji yapan etkeni tespit edip o maddeyi ağızdan damla veya cilt altına zerk yoluyla vermek demektir. Yani duyarsızlaştırma tedavisi… Önce hastanın neye alerjisi olduğun tespit ediyorsunuz. Ancak şu unutulmamalı ki; her astım alerjik değildir ve alerjik olmayan astımlılara aşı yapılmaz. Belli bir maddeye karşı alerjisi olan kişilerde alerjinin astımı ortaya çıkartması, tetiklemesini önlemek amacıyla kullanılan bir yöntemdir. İstenen kriterlerde hasta bulmak ve aşı yapmak gerçekten çok zordur. Olası yan etkilerinden dolayı ağır ve orta astımda bu tedavi risklidir. İmmunoterapinin uygulanması sırasında ani ölümcül reaksiyonlar görülebilir. Ani alerjik reaksiyonlar ortaya çıkıp ölümlere neden olabilir. Dolayısıyla orta ve ağır astımda yapılmamasının sebebi budur. Orta ve ağır astım atakları tehlikelidir. Yaptığınız aşı şiddetli atağı tetikleyeceği için ani ölümlere sebebiyet verebilir. Bu koşullar incelendiğinde astım tedavisinde aşıya gerek olmadığı açıktır. Ancak bazı hastalarımız, ‘Ben astım hastasıyım, komşum astım aşısı olmuş ve şikayetleri geçmiş. Ben de aşı olmak istiyorum’ diyor. Bu hastaya olamayacağını anlatıyoruz ama bazıları anlamamakta direniyor. Bu gerçeği her astımlının kabul etmesi gerekir.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir