Panik Atak Nedir?

Panik atak

panik atak* Panik atak ne zaman ve ne sıklıkta görülür?
* Tanısı nasıl konulur?
* Başlıca belirtileri…
* Panik bozukluğu olan hastaların ortak özellikleri nelerdir?
* Panik atağın çareleri…

Sigara ve alkol tetikler
Panik atak bazen beklenmedik bir anda kendiliğinden ortaya çıkar, bazen de tetikleyici bir olay sonrasında gelişir. Aşırı tüketilen zararlı maddeler sakıncalıdır.
Panik atakların sıklığı ve şiddeti, kişiden kişiye değişir. Bazı kişilerin aylarca, düzenli olarak haftada en az 1 kez ortaya çıkan atakları varken, bazı hastalarda haftalar hatta aylar boyunca atak olmayabilir. Ama hemen sonrasında 1 hafta boyunca her gün atağın olduğu bir dönem yaşayabilirler.

BENZER ORTAMDAN KAÇINILIR
Genellikle kişi, ilk atağını nerede ya da hangi durumda yaşamışsa benzer ortamlardan kaçınır. Örneğin; ilk atak araba kullanırken oluşmuşsa ya da yoğun trafikte gelmişse, kişi araba kullanamaz hale gelebilir. Aşırı tüketilen sigara, çay, kahve, kolalı içecekler panik atağı tetikleyebilir, ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Ayrıca kullanılan bazı ilaç ve maddelerin aniden kesilmesi de panik benzeri tabloya neden olabilir. Bunlar arasında esrar, kokain, alkol, sakinleştirici olarak kullanılan ilaçlar, antidepresanlar, tansiyon düşürücüler sayılabilir.
MİGREN EŞLİK EDER
Panik bozukluğuna birçok genel tıbbi durum eşlik edebilmektedir. Bazı tıbbi hastalıkların bu tür hastalarda toplumun diğer kısmına göre daha sık rastlandığı saptanmıştır. Anemi, B12 vitamini eksikliği, anjina pektoris, mitral valv prolapsusu (hafif dereceli kalp kapak bozukluğu), hipertansiyon, hipertiroidi, kardiyomiyopatiye (kalp kası hastalıklarına) daha sık rastlanır. Hipertansiyon hastalarında yaşam boyu panik atağı sıklığı yüzde 35-40 civarındadır, panik bozukluk ise yüzde 13’tür. Bunların dışında panik bozukluğu hastalarında migren, vertigo, hipoglisemi, premenstrüel sendrom, KOAH (kronik akciğer hastalığı), irritabl bağırsak sendromu (spastik kolon) eş tanılarına önemli oranda rastlanmaktadır.
Hastaların ortak özellikleri şunlardır

Panik bozukluğu olan birçok hastanın herhangi bir olaya ya da duruma odaklanamama, sürekli ya da arada bir ortaya çıkan sıkıntı ve kaygı sorununu dile getirdiği gözlemlenmiştir. Bazı hastalar ise sağlıklarıyla ilgili ya da sevdiklerinden ayrılma veya onları kaybetme konusunda endişeli olduklarnı dile getirmişlerdir. Panik bozukluğu olan pek çok hasta, hafif bir baş ağrısını beyin tümörü ya da hipertansif bir kriz olarak yorumlar. Bu kişiler, ilaç yan etkilerine karşı daha duyarlıdırlar. Genellikle ilaç almaları için sürekli bir güvence verilmesi ihtiyacını hissederler.
GÜVEN KAYBI GÖRÜLÜR
Panik bozukluğu, hastaların bir kısmında kişiler arası ilişkilerin bozulduğu dönemde ortaya çıkmıştır. Özellikle boşanma, kendi başına yaşamak için evden ayrılma, iş değişikliği gibi dönemlerde başlangıç ya da alevlenmeler olduğu dikkat çekmiştir. Ayrıca bu bozukluğun getirdiği isteksizlik, güven kaybı, olumsuz düşüncelerin ön plana çıkması, kişiyi birçok konuda engeller. Bu hastalar bu durumlarını “güçsüzlük” ya da “zayıflık” olarak yorumlar. Kişiler, korkuları nedeniyle hem sık doktora gider hem de yine korkuları nedeniyle günlük işlerini ve sorumluluklarını yerine getiremez olur. Tüm bunların sonucunda iş kaybetme, okul başarısında düşme, hatta sınıfta kalma ve evlilikte sorunlar görülebilir.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir