<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gençyaşam.Net &#187; Sağlık Haberleri</title>
	<atom:link href="http://www.gencyasam.net/kategori/saglik-haberleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gencyasam.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Sep 2009 09:16:57 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ünlü sanatçılar Aids için buluştu</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/unlu-sanatcilar-aids-icin-bulustu-569.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/unlu-sanatcilar-aids-icin-bulustu-569.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 22:26:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[aids]]></category>
		<category><![CDATA[aids habeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=569</guid>
		<description><![CDATA[Ünlü sanatçılar Aids için buluştu
65 ünlü sanatçı Dünya AIDS Günü için bir araya geldi. &#8216;Korkma, yargılama&#8217; dedi&#8230;.
1 Aralık Dünya AIDS Günü için bir araya gelen ünlüler HIV&#8217;a karşı pozitif- negatif yaklaşımlar sergisi çerçevesinde objektife poz verdi. Sinema, tiyatro ve sahne dünyasının 65 ünlü isminin bir araya geldiği çekimlerde hastalık ve hastalığa yaklaşımla ilgili mesajlar verildi.
Derya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Ünlü sanatçılar Aids için buluştu</h1>
<p>65 ünlü sanatçı Dünya AIDS Günü için bir araya geldi. &#8216;Korkma, yargılama&#8217; dedi&#8230;.<img src="http://www.gencyasam.net/wp-content/uploads/ece-uslu-100x100.jpg" alt="ece uslu" align="right" /></p>
<p>1 Aralık Dünya AIDS Günü için bir araya gelen ünlüler HIV&#8217;a karşı pozitif- negatif yaklaşımlar sergisi çerçevesinde objektife poz verdi. Sinema, tiyatro ve sahne dünyasının 65 ünlü isminin bir araya geldiği çekimlerde hastalık ve hastalığa yaklaşımla ilgili mesajlar verildi.</p>
<p>Derya Baykal, Levent Yüksel ve Ece Uslu&#8217;nun da poz verdiği sergi, 1- 3 Aralık&#8217;ta Dolmabahçe Sanat Galerisi&#8217;nde sergilenecek. Sanatçılar, Korkma, yargılama, anla. Bir insanı sevmekle başlayacak her şey diyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/unlu-sanatcilar-aids-icin-bulustu-569.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Klima kilo aldırıyor</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/dikkat-klima-kilo-aldiriyor-376.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/dikkat-klima-kilo-aldiriyor-376.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2008 22:32:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[klima hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[klima zararı]]></category>
		<category><![CDATA[klimanın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=376</guid>
		<description><![CDATA[Dikkat! Klima kilo aldırıyor

Amerika&#8217;da yapılan yeni bir araştırmaya göre; klimaların yanlış kullanımı sinüzit, bronşit ve zatürree gibi hastalıkların yanı sıra; şişmanlığa da sebep oluyor. Klima, dışarıda olan sıcaklıktan sadece 5 derece daha aza indirilmelidir. Klima sebebiyle birden düşen ve çıkan ısı değişimine karşı vücut kendini koruyamadığından, hastalanma kolaylaşıyor. Uzmanların söylediğine göre klimalar vücudun kendi ısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">Dikkat! Klima kilo aldırıyor</h1>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img.sabah.com.tr/2008/09/03/gny/im/4EBBBEE2FFB64C4EADD8D117r.jpg" alt="" width="112" height="139" /></p>
<p>Amerika&#8217;da yapılan yeni bir araştırmaya göre; klimaların yanlış kullanımı sinüzit, bronşit ve zatürree gibi hastalıkların yanı sıra; şişmanlığa da sebep oluyor. Klima, dışarıda olan sıcaklıktan sadece 5 derece daha aza indirilmelidir. Klima sebebiyle birden düşen ve çıkan ısı değişimine karşı vücut kendini koruyamadığından, hastalanma kolaylaşıyor. Uzmanların söylediğine göre klimalar vücudun kendi ısı dengesini kurmasını engelliyor ve şişmanlığa yol açıyor. Sağlığınız için kaliteli klima seçmeye çalışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/dikkat-klima-kilo-aldiriyor-376.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sedef hastalığı ve biyolojik ilaçlar</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/sedef-hastaligi-ve-biyolojik-ilaclar-318.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/sedef-hastaligi-ve-biyolojik-ilaclar-318.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 20:43:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sedef hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sedef hastalığı hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[sedef hastalığı ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[sedef hastalığı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/sedef-hastaligi-ve-biyolojik-ilaclar-318.html</guid>
		<description><![CDATA[Sedef hastalığı ve biyolojik ilaçlar
 Avrupa Dermatoloji Kongresi&#8217;nde, yeni geliştirilen biyolojik ilaçların sedef hastalığı üzerindeki etkileri anlatıldı. Konferans Başkanı, Gazi Üniversitesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer, dünyada sedef görülme oranının yüzde dört olduğunu belirtti. Bulaşıcı olmayan fakat kronik bir hastalık olan sedefin tedavisinin kişiye özgü olduğunu belirten Prof. Gürer, sözlerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Sedef hastalığı ve biyolojik ilaçlar</h3>
<p><img src="http://img.sabah.com.tr/2008/06/12/gny/im/C9E1DF0EB84D4747A8C72E67r.jpg" align="left" height="106" width="104" /> Avrupa Dermatoloji Kongresi&#8217;nde, yeni geliştirilen biyolojik ilaçların sedef hastalığı üzerindeki etkileri anlatıldı. Konferans Başkanı, Gazi Üniversitesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer, dünyada sedef görülme oranının yüzde dört olduğunu belirtti. Bulaşıcı olmayan fakat kronik bir hastalık olan sedefin tedavisinin kişiye özgü olduğunu belirten Prof. Gürer, sözlerini şöyle sürdürdü: Bu hastalık bazı kişilerde sadece diz ve dirseklerde kızarma ve kepeklenme ile seyreder. Bazı hastalarda ise yıllarca devam eder ve tüm vücudu sarabilir. Sadece lokal birkaç bölgede sedefi olan hastaları, kortizonlu kremlerle tedavi ediyoruz. Son yıllarda, sedefe yönelik biyolojik ilaçlar geliştirildi. Üstelik bunlar, hastalığı çok iyi kontrol altına alabilen ilaçlar. Ayrıca, uzun süreli kullanımda yan etkileri de yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/sedef-hastaligi-ve-biyolojik-ilaclar-318.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çamur Banyosu Nedir? Yararları Nelerdir?</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/camur-banyosu-nedir-yararlari-nelerdir-240.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/camur-banyosu-nedir-yararlari-nelerdir-240.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 14:03:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[çamur banyosu]]></category>
		<category><![CDATA[çamur banyosu hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[çamur banyosu yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[çamur banyosu yararları]]></category>
		<category><![CDATA[çamur banyosunun faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/camur-banyosu-nedir-yararlari-nelerdir-240.html</guid>
		<description><![CDATA[Çamur Banyosu Nedir? Yararları Nelerdir?

&#160;
Yan etkisi bulunmayan çamur banyosu, sadece güzelleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda birçok hastalığa da çare olmasıyla yükselen bir trend oldu&#8230;Özellikle ülkemizde bulunan kaplıcalarda, ılıcalarda veya zengin içerikli toprağı bulunan bölgelerde çamur banyolarının faydalarından yararlanan pek çok insan var. Ancak yoğun tempo yüzünden bu rahatlatıcı tecrübeden yararlanamayanlar için artık şişelenmiş olarak alınabilen çamur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Çamur Banyosu Nedir? Yararları Nelerdir?</strong></h1>
<p style="text-align: center"><img src="http://img.takvim.com.tr/2008/05/15/im/09367845A0BB2840AAE34F15b.jpg" height="160" width="200" /></p>
<p style="text-align: center">&nbsp;</p>
<p>Yan etkisi bulunmayan çamur banyosu, sadece güzelleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda birçok hastalığa da çare olmasıyla yükselen bir trend oldu&#8230;Özellikle ülkemizde bulunan kaplıcalarda, ılıcalarda veya zengin içerikli toprağı bulunan bölgelerde çamur banyolarının faydalarından yararlanan pek çok insan var. Ancak yoğun tempo yüzünden bu rahatlatıcı tecrübeden yararlanamayanlar için artık şişelenmiş olarak alınabilen çamur banyoları da mevcut.</p>
<p><span id="more-240"></span></p>
<p><strong>Çamur banyosu nedir?<br />
</strong>Vücudun, içinde çeşitli içerikler bulunan ılık bir çamur banyosunda belirli bir süreyle tutulmasıdır. Yüz bölgesine uygulanan bazı çamur maskeleri de olmasına rağmen, çamur banyosu genellikle boyun bölgesine kadar vücudu çamurda tutarak gerçekleştirilir. Çamurun farklı ve çeşitli içerikleri olabilir: Örneğin içeriğinde radyoaktif elementler ve kükürt bulunan çamurun romatizma, cilt hastalıkları, ciğer ve dalak rahatsızlıklarına iyi geldiği gibi sindirim ve sinir sistemiyle ilgili yararları da vardır. Bazı tür çamur banyolarında volkanik kül ve çeşitli mineraller de bulunur. Bazı dillerde moor, yani iyileştirici toprak olarak da adlandırılan çamur banyolarının çeşitli vitamin ve doğal antibiyotik içerenleri de vardır.</p>
<p><strong>Nelere iyi gelir?<br />
</strong>Çamur hafif ağrı ve acıları iyileştirir, kan dolaşımını artırır, kasları rahatlatır ayrıca cildi arındırarak yumuşak ve temiz hale getirir. Bilimsel araştırmalar çamur banyolarının aşağıdaki yararlarını da kanıtlamıştır:</p>
<p><strong>Hücre yenilenmesi:<br />
</strong>Kolajen üretimini artıran bir antioksidan olduğu için yaşlanma sürecini yavaşlatır.</p>
<p><strong>Sıkılaştırıcı:<br />
</strong>Cilt üzerinde bulunan ölü hücre ve diğer pisliklerin atılmasını sağladığı için sıkılaştırıcı etkileri vardır.</p>
<p><strong>Hormon dengeleyici:<br />
</strong>Regl dönemi öncesi sendromu adı verilen dönemin negatif etkilerine karşı savaştığı gibi hormon dengeleyici etkileriyle regl dönemi zorluklarının azalmasını sağlar.</p>
<p><strong>Doğal iltihap savar:<br />
</strong>Yorgunluk, aşırı zorlanma, veya bazı hastalıklar (artrit, romatizma) nedeniyle oluşan kas ve kemik problemlerini giderir. Bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Stresi azaltan doğal bir yöntemdir. Bu nedenle özellikle sporcular veya efor gerektiren ağır işleri olan kimseler için çok faydalıdır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/camur-banyosu-nedir-yararlari-nelerdir-240.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kulaklıkla Müzik Dinlemenin Zararları</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/kulaklikla-muzik-dinlemenin-zararlari-238.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/kulaklikla-muzik-dinlemenin-zararlari-238.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 May 2008 07:50:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ıpod zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kulaklıkla müzik dinlemenin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[mp3 çaların zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/kulaklikla-muzik-dinlemenin-zararlari-238.html</guid>
		<description><![CDATA[Kulaklıkla müzik dinleyenler dikkat!
&#160;

Kulaklıkla uzun süreli ve yüksek sesle müzik dinlemenin işitme kaybına neden olduğu belirlendi. Prof. İrfan Papila, Yüksek ses, iç kulağa hasar vererek gençleri sağır ediyor diyerek gençleri uyardı.

Teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza giren mp3 çalan cep telefonları ve walkmanlar, birçok sağlık problemini de beraberinde getirdi. Kulağın içine takılan kulaklıkla uzun süre ve yüksek sesle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Kulaklıkla müzik dinleyenler dikkat!</h1>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.gazeteyenigun.com.tr/moduller/imagefuncrop.asp?url=http%3A%2F%2Fwww%2Egazeteyenigun%2Ecom%2Etr%2Fhaber%5Fimages%2FD53%5Fkulaklikla%2Ejpg&amp;width=460" height="150" width="210" /></p>
<p>Kulaklıkla uzun süreli ve yüksek sesle müzik dinlemenin işitme kaybına neden olduğu belirlendi. Prof. İrfan Papila, Yüksek ses, iç kulağa hasar vererek gençleri sağır ediyor diyerek gençleri uyardı.</p>
<p><span id="more-238"></span></p>
<p>Teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza giren mp3 çalan cep telefonları ve walkmanlar, birçok sağlık problemini de beraberinde getirdi. Kulağın içine takılan kulaklıkla uzun süre ve yüksek sesle müzik dinlemek, işitme kaybına neden oluyor. İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Papila, Cep telefonu ve walkman gibi araçların sesini sonuna kadar açtığınızda, yüksek sesi kulak kanalından içeri vermiş olursunuz. Bu durum iç kulağa hasar veriyor dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/kulaklikla-muzik-dinlemenin-zararlari-238.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sara Ameliyatlarında Başarılar Arttı</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/sara-ameliyatlarinda-basarilar-artti-170.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/sara-ameliyatlarinda-basarilar-artti-170.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 09:35:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sara]]></category>
		<category><![CDATA[sara ameliyatları]]></category>
		<category><![CDATA[sara tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[sara tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/sara-ameliyatlarinda-basarilar-artti-170.html</guid>
		<description><![CDATA[Sara Ameliyatlarında Başarılar Arttı

İlaç tedavisine yanıt vermeyen sara hastalarında yapılan ameliyatlarda yüzde 70 &#8211; 90 başarı elde ediliyor.

Pamukkale Üniversitesi Nöroşirürji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Feridun Acar, epilepsi cerrahisinde yüzde 90�lara varan oranda bir başarı yakalandığını söyledi. Antalya�da düzenlenen Türk Nöroşirürji Derneği 22. Bilimsel Kongresi�ne katılan Yrd. Doç. Dr. Acar, ülkemizde 700 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 align="center">Sara Ameliyatlarında Başarılar Arttı</h1>
<p style="text-align: center"><img src="http://saglik.milliyet.com.tr/fotobuyuk/42008/25939sarab.jpg" height="140" width="290" /></p>
<p><strong>İlaç tedavisine yanıt vermeyen sara hastalarında yapılan ameliyatlarda yüzde 70 &#8211; 90 başarı elde ediliyor.</strong></p>
<p><span id="more-170"></span></p>
<p>Pamukkale Üniversitesi Nöroşirürji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Feridun Acar, epilepsi cerrahisinde yüzde 90�lara varan oranda bir başarı yakalandığını söyledi. Antalya�da düzenlenen Türk Nöroşirürji Derneği 22. Bilimsel Kongresi�ne katılan Yrd. Doç. Dr. Acar, ülkemizde 700 bin epilepsi hastası bulunduğunu ve hastaların da yüzde 20�sinin ilaca direnç gösterdiğini belirtti. Hastalığın başında ya da ilerleyen evrelerinde ilaca dirençli hale gelen bu hastalarda nöbetlerin kontrol edilemez bir hal aldığını vurgulayan Acar, �İlaca cevap vermeyen bu hastalar günlük yaşamlarında yolda yürürken aniden nöbet geçirip düşüp kafasını vurabiliyor, ya da araç kullanırken nöbet geçirip kaza yapabiliyor. Bu grupta epilepsi cerrahisi olarak yapabileceğimiz çok değişik uygulamalar var ve bunların başarıları yüzde 70 ile 90 arasında. Hatta bazı özel durumlarda bu nöbetleri yüzde 95 oranında kontrol altına alabiliyoruz� dedi.</p>
<p><strong>Hasarlı bölge zarar vermeden alınıyor</strong></p>
<p>Epilepsi cerrahisinde uygulamalar hakkında bilgi veren Acar, ameliyatla beyindeki hasarlı bölgeyi çıkararak epilepsiyi kontrol edebildiklerini, tüm bunlar yapılırken beynin tüm fonksiyonlarını da denetim altında tuttuklarını söyleyerek, şöyle dedi:<br />
�Bazı ameliyatlarda beynin içine ve üzerine elektrodlar koyup hem nöbetin kalktığı yeri net gösteriyoruz hem de beyin haritalandırması yaparak fonksiyonel bölgeleri ayırıp hastaya zarar vermeden problem yaratan o bölgeyi çıkarabiliyoruz.�</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/sara-ameliyatlarinda-basarilar-artti-170.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Kadınında Tansiyonda Yüksek</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/turk-kadininda-tansiyonda-yuksek-114.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/turk-kadininda-tansiyonda-yuksek-114.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 09:40:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[bayanlarda tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların tansiyon nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/turk-kadininda-tansiyonda-yuksek-114.html</guid>
		<description><![CDATA[Türk Kadınında Tansiyonda Yüksek

Şişmanlık konusunda Avrupa&#8217; da birinci olan Türk kadınının tansiyonu da erkeklere göre yüksek çıktı. Yeni yapılan bir çalışmaya göre yüksek tansiyon, kadınları erkeklerden daha çok etkiliyor.
Ayşegül Aydoğan Atakan �Türkiye�nin Tansiyonunu Ölçüyoruz� adı altında bir kampanya başlatan Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği, 26 ilde 2891�i kadın olmak üzere toplam 4910 kişiyi kapsayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 align="center">Türk Kadınında Tansiyonda Yüksek</h1>
<p style="text-align: center"><img src="http://saglik.milliyet.com.tr/fotobuyuk/42008/788fastb.jpg" height="140" width="290" /></p>
<p>Şişmanlık konusunda Avrupa&#8217; da birinci olan Türk kadınının tansiyonu da erkeklere göre yüksek çıktı. Yeni yapılan bir çalışmaya göre yüksek tansiyon, kadınları erkeklerden daha çok etkiliyor.</p>
<p><strong><font color="#ff0000">Ayşegül Aydoğan Atakan</font></strong> �Türkiye�nin Tansiyonunu Ölçüyoruz� adı altında bir kampanya başlatan Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği, 26 ilde 2891�i kadın olmak üzere toplam 4910 kişiyi kapsayan bir araştırma yaptı. Araştırmaya göre kadınların tansiyon değerleri, erkeklere göre daha yüksek olarak saptandı.<br />
Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Arıcı, kadınlarda yüksek tansiyonun ortaya çıkmasında şişmanlık ve hareketsizliğin en büyük etken olduğunu söyledi.</p>
<p><span id="more-114"></span></p>
<p><strong>Kırsaldaki kadında daha yüksek</strong></p>
<p>Erkeklerde yüksek tansiyon görülme sıklığı yüzde 27.5 iken, kadınlarda bu oran yüzde 36.1 olarak belirlendi. Araştırma sonuçlarına göre kırsal bölgede yaşayan kadınların tansiyonu, kentteki kadınlara göre daha yüksek çıktı. Yüksek  tansiyonun ilerleyen yaşla birlikte kadınları daha fazla etkilediği de ortaya kondu. Prof. Dr. Mustafa Arıcı kadınların doğurgan çağından menopoza kadar yaşamlarının her döneminde hipertansiyon riski altında olduğunu belirterek, �Kadınlarda tansiyonun bu denli yüksek olmasının altında yatan en önemli nedenlerin şişmanlık ve egzersiz yapmama olduğu düşünülüyor� diyor. Prof. Dr. Arıcı, kadınlarda hipertansiyonu artıran risk faktörleriyle ilgili şu bilgileri veriyor: Doğurgan çağdaki kadınlarda doğum kontrol hapı kullanımı hipertansiyon riskini artırıyor. Kontrolsüz hipertansiyonu olan, kalp ve damar hastalığı öyküsü bulunan ve sigara içen kadınlarda doğum kontrol hapı kullanımı önerilmiyor.<br />
Yoğun ağrı kesici kullanımı ile hipertansiyon arasında ilişki var. Yapılan çalışmaların çoğunda kadınların erkeklere nazaran daha çok ağrı kesici kullandıkları bildiriliyor. Bu durum, kadınlarda hipertansiyon için ek bir risk faktörü olabilir. Hipertansiyon, gebelikte rastlanan değişik komplikasyonlar arasında bir numarada. Her 10 gebelikten birinde hipertansiyon görülüyor. Gebelikte hipertansiyon, eskiden var olan hipertansiyona bağlı olabileceği gibi yalnız gebelikle ilişkili de olabiliyor. Hafif seyredebileceği gibi, şiddetli şekillerde de ortaya çıkabiliyor. Genelde gebeliğin ikinci yarısında ortaya çıkıyor. Doğumdan sonra çoğunlukla düzeliyor ama bu kadınlar, ilerleyen yaşamlarında da hipertansiyon riski altında. Kadınlarda hipertansiyon ve kalp damar hastalıkları menopoz sonrası artıyor. Hormonal dengedeki değişikliğin tansiyon riskini artırdığı düşünülüyor. Bu riski azaltmak için alınacak en önemli önlem, sağlıklı yaşam tarzını sürdürmek. Menopoza girerken ideal kiloda olan, egzersiz yapan, az tuz tüketen, sağlıklı beslenen ve sigara içmeyenlerin menopoz sonrası hipertansiyon ve kalp damar hastalığı riskinin artmayacağı söylenebilir.</p>
<p><strong>Araştırmanın bazı sonuçları şöyle;</strong></p>
<p>Türkiye�de şişman olan kadın oranı yüzde 31.5. Erkeklerde ise bu oran yüzde 15.<br />
�Hiç egzersiz yapmıyorum� diyen kadın oranı yüzde 82.5.<br />
Bu çalışmaya kadar hiç tansiyonu ölçülmemiş kadın oranı yüzde 25.8.<br />
Kan basıncı yüksekliğinin farkında olmayan kadın oranı yüzde 52.<br />
Hipertansiyonu olduğu halde tedavi almayan kadın oranı yüzde 63.<br />
Hipertansiyonu kontrol altında olmayan kadın oranı yüzde 91.8.<br />
Hipertansiyon için ilaç kullandığı halde, kan basıncı kontrol altına alınan kadın oranı ise sadece yüzde 17.4.<br />
23 milyon kadından 19 milyonu hiç egzersiz yapmıyor.</p>
<p><strong>Kadınlarda yaşlara göre hipertansiyon görülme sıklığı</strong></p>
<p>30 yaş altında           yüzde 10,2<br />
30 &#8211; 39 yaş aras       yüzde  22,8<br />
40 &#8211; 49 yaş arası      yüzde  46,8<br />
50 &#8211; 59 yaş arası      yüzde  65,1<br />
60 &#8211; 69 yaş arası      yüzde  80,1<br />
70 &#8211; 79 yaş arası      yüzde  83,2<br />
80 yaş ve üzeri         yüzde  77,7</p>
<p><strong>Dokuz ilde ücretsiz tarama</strong></p>
<p>Kampanya boyunca 2 &#8211; 17 Mayıs tarihleri arasında;  İstanbul, Bursa, İzmir, Konya, Adana, Diyarbakır, Trabzon, Erzurum ve Ankara�da gezici tır ile binlerce kişinin ücretsiz olarak tansiyonu ölçülecek ve vatandaşlar uzmanlar eşliğinde yüksek tansiyon konusunda bilgilendirilecek. Kampanyanın en önemli hedeflerinden biri de tansiyonu daha yüksek olan  kadınları bilinçlendirmek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/turk-kadininda-tansiyonda-yuksek-114.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Artık İmplant Var</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/artik-implant-var-103.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/artik-implant-var-103.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2008 16:22:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş implant]]></category>
		<category><![CDATA[implant]]></category>
		<category><![CDATA[implant hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[implant tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[implant yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/artik-implant-var-103.html</guid>
		<description><![CDATA[Kanal tedavisinin  yerini implant aldı

 Meffert İmplant Enstitüsü Başkanı Ali Arif Özzeybek, dünyada artık dişten ziyade kemiği korumanın ön plana çıktığını belirterek, Dişi son noktaya kadar ağızda tutmak fazlasıyla kemik kaybına neden olabiliyor. Bu nedenle kanal tedavisi yerine dişin çekilip implant yapılması tercih ediliyor dedi.

Dünya İmplant Birliğinin uluslararası eğitmen temsilcisi de olan Özzeybek, ağızdaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 align="center"><font class="haberdetaybaslik">Kanal tedavisinin  yerini implant aldı</font></h1>
<p style="text-align: center"><img src="http://yenisafak.com.tr/resim/site/zkan12554ee0925440516by.jpg" height="149" width="199" /></p>
<p> <font class="haberdetaymetin">Meffert İmplant Enstitüsü Başkanı Ali Arif Özzeybek, dünyada artık dişten ziyade kemiği korumanın ön plana çıktığını belirterek, Dişi son noktaya kadar ağızda tutmak fazlasıyla kemik kaybına neden olabiliyor. Bu nedenle kanal tedavisi yerine dişin çekilip implant yapılması tercih ediliyor dedi.</font></p>
<p><span id="more-103"></span></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Dünya İmplant Birliğinin uluslararası eğitmen temsilcisi de olan Özzeybek, ağızdaki kemik kaybının travma, tümör veya sıklıkla dişlerin kaybedilmesi sonucunda meydana geldiğini belirterek, bunun sağlıklı dişlerin kaybedilmesine ve yüzdeki hatlarda şekil bozukluğuna sebep olduğunu söyledi. İmplant konusunda Türkiye&#8217;de de dünyada olduğu gibi ileri tedavi teknikleri uygulandığını anlatan Ali Arif Özzeybek, bu alanda Türk diş hekimliği açısından önemli bir gelişme yaşandığını bildirdi.</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/artik-implant-var-103.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Botox yüzünüzden beyne gidebilir mi?</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/botox-yuzunuzden-beyne-gidebilir-mi-99.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/botox-yuzunuzden-beyne-gidebilir-mi-99.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Apr 2008 19:11:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[botoks]]></category>
		<category><![CDATA[botoks tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[botoksun etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[botoksun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[botoksun zararlı etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/botox-yuzunuzden-beyne-gidebilir-mi-99.html</guid>
		<description><![CDATA[Botox yüzünüzden beyne gidebilir mi?
ABD&#8217;de yapılan bir araştırmada, kırışıklıkların giderilmesinde uygulanan Botox tedavisinin, enjekte edildiği bölgeden beyne hareket edebileceği ortaya çıktı
Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bıyık kaslarına “A tipi botulinum neurotoksin” zerk edilen farelerin beyin dokularında yapılan incelemelerde, Botoks maddesinin beyin köklerine taşındığı görüldü. ABD&#8217;de 1989&#8242;da İlaç ve Gıda İdaresi (FDA) tarafından onaylanan, Allergan firmasının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 align="center"><font class="haberdetaybaslik">Botox yüzünüzden beyne gidebilir mi?</font></h1>
<p><img src="http://yenisafak.com.tr/resim/site/zbot2555315b25440518by.jpg" align="left" height="149" width="199" /><strong><font class="haberdetayspot">ABD&#8217;de yapılan bir araştırmada, kırışıklıkların giderilmesinde uygulanan Botox tedavisinin, enjekte edildiği bölgeden beyne hareket edebileceği ortaya çıktı</font></strong></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bıyık kaslarına “A tipi botulinum neurotoksin” zerk edilen farelerin beyin dokularında yapılan incelemelerde, Botoks maddesinin beyin köklerine taşındığı görüldü. ABD&#8217;de 1989&#8242;da İlaç ve Gıda İdaresi (FDA) tarafından onaylanan, Allergan firmasının “Botox” markasıyla yılda 1,21 milyar dolarlık satış hacmine ulaştığı ilaç, özellikle yüzlerindeki kırışıklıkları yumuşatmak isteyen yaşı ilerlemiş ünlüler ile nörolojik rahatsızlığı bulunan hastaların tedavisinde kullanılıyor.</font></p>
<p><span id="more-99"></span></p>
<p><font class="haberdetaymetin">FDA, bu arada “Botox” ile Solstice Neurosciences firması tarafından üretilen “Myobloc” ilaçlarının kas zayıflığı rahatsızlığına yol açıp açmadığını inceliyor.</font></p>
<p><font class="haberdetaymetin">ABD&#8217;nin Boston kentindeki Massachusetts Genel Hastanesi Dermatoloji, Lazer ve Kozmetik Merkezinden Mathew Avram ise bu araştırmanın ilacın merkezi sinir sistemine ulaşabileceği fikrinden hareketle yapıldığını, yıllardır milyonlarca kişide kullanılan tedavinin merkezi sinir sisteminde bir olumsuzluğa yol açtığını tespit etmediklerini söyledi. Araştırmaya katılmayan Avram, farelerin fizyolojisinin insanlardan farklı olduğunu, bu sonuçların insanlarda görülmeyebileceğini belirtti. Botox&#8217;un üreticisi Allergan şirketinin bir yetkilisi de, araştırmanın kesin olmadığını ve önceki bulgularla çeliştiğini kaydetti. </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/botox-yuzunuzden-beyne-gidebilir-mi-99.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İdeal Uyku Saati</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/ideal-uyku-saati-98.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/ideal-uyku-saati-98.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Apr 2008 14:42:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ideal uyku saatleri]]></category>
		<category><![CDATA[maximum uyku saatleri]]></category>
		<category><![CDATA[önerilen uyku saatleri]]></category>
		<category><![CDATA[uyku saatleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/ideal-uyku-saati-98.html</guid>
		<description><![CDATA[İdeal uyku 7 saat olmalı!

Kanada�da yapılan bilimsel bir araştırma, ideal uykunun 7 saat olması gerektiğini ve bu saatten az ya da fazla uyumanın şişmanlığa sebep olduğunu ortaya koydu.
Kanada�nın Quebec eyaletindeki Laval Üniversitesi profesörlerinde Jean-Philippe Chaput�nun Amerikan Uyku Hekimliği Akademisi Dergisi�nde yayımlanan bilimsel araştırmasının sonuçları uyku konusunda yeni açılımlar getirdi. Uykunun insan hayatı üzerindeki etkileri ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 align="center">İdeal uyku 7 saat olmalı!</h1>
<p style="text-align: center"><img src="http://saglik.milliyet.com.tr/fotokucuk/42008/3941kzilkk.jpg" height="88" width="193" /></p>
<p><strong>Kanada�da yapılan bilimsel bir araştırma, ideal uykunun 7 saat olması gerektiğini ve bu saatten az ya da fazla uyumanın şişmanlığa sebep olduğunu ortaya koydu.</strong></p>
<p>Kanada�nın Quebec eyaletindeki Laval Üniversitesi profesörlerinde Jean-Philippe Chaput�nun Amerikan Uyku Hekimliği Akademisi Dergisi�nde yayımlanan bilimsel araştırmasının sonuçları uyku konusunda yeni açılımlar getirdi. Uykunun insan hayatı üzerindeki etkileri ile ilgili olarak 7 yıla yakın süre yaşları 21 ila 64 arasında değişen 276 kişi üzerinde araştırmalar yapan Jean-Philippe Chaput, 6 yıl boyunca 7 saatten az uyuyan deneklerin 1.8 kilogram ve 7 saatten fazla uyuyan hastalarının da 1.4 kilogram şişmanladıklarını tespit ettiğini açıkladı.</p>
<p><span id="more-98"></span></p>
<p>Jean-Philippe Chaput, günlük 7 saat uyuyan hastalarında ise kilo kaybı ya da kazanımı olmadığını belirttiği araştırma sonuçlarında, çok az ya da çok fazla uyumanın hormon dengesini değiştirdiğini ve aşırı iştahı tetiklediğini kaydetti. Chaput, 7 saatten az ya da çok uyumanın obezite denilen şişmanlık hastalığına da neden olduğunu belirterek, özellikle günlük 5 saat uyuyanların midelerinde acıkma hissine sebep olan grelin hormonunun aşırı salgılandığının saptandığını, bunun da vücutta aşırı yağlanma ve kilo almaya yol açtığını vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/ideal-uyku-saati-98.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
