<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gençyaşam.Net Sağlık Haberleri, Aile Sağlığı, Çocuk Sağlığı, Bebek Sağlığı, Diş Sağlığı &#187; Psikoloji-Ruh Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.gencyasam.net/kategori/psikoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gencyasam.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Feb 2012 19:42:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Çocuklarda Şiddet!</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-siddet-467.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-siddet-467.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2008 14:43:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda dayak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda dayak etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda dayak zararları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda şiddetin etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda şiddetin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetin etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=467</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda Şiddet! Çocuk hata yaptığında cezalandırmak için şiddet kullanmayın Bu onun gelecekte şiddete eğilimli birisi olmasına neden olur. Bazı okullarda bedensel ceza bir disiplin aracı olarak görülmüştür. Yine de pek çok uzman etkisiz olduğu konusunda birleşmektedir. Çocuklar tekrar dayak yememek için istenmeyen bir hareketi yapmaktan çekinirler ama bu sadece korktukları içindir. Doğru ve yanlış arasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">Çocuklarda Şiddet!</h1>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.gencyasam.net/wp-content/uploads/cocuk-aile.jpg" alt="" /></p>
<p>Çocuk hata yaptığında cezalandırmak için şiddet kullanmayın Bu onun gelecekte şiddete eğilimli birisi olmasına neden olur.</p>
<p><span id="more-467"></span></p>
<p>Bazı okullarda bedensel ceza bir disiplin aracı olarak görülmüştür. Yine de pek çok uzman etkisiz olduğu konusunda birleşmektedir. Çocuklar tekrar dayak yememek için istenmeyen bir hareketi yapmaktan çekinirler ama bu sadece korktukları içindir. Doğru ve yanlış arasında ayırım yapmayı öğrenmek yerine, ne yaparlarsa dayak yiyip ne yaparlarsa dayak yemeyeceklerini bilirler. Bedensel cezanın pek çok olumsuz yönü de vardır. Örneğin dayak yiyen çocukların yaşıtlarına ve daha sonra kendi çocuklarına karşı fiziksel güç uygulama ihtimali daha fazladır veya çocuklara bir tartışmayı çözmenin en iyi yolunun güç kullanmak olduğunu öğreten dayak, kızgınlık ve huzursuzluğu konuşarak, anlaşarak çözmesine engel olur. Ayrıca dayak hem çocuk hem de öğretmen veya aile için aşağılayıcı ve onur kırıcıdır. Kendine güveni ve morali olumsuz yönde etkiler. Bedensel ceza özellikle kızgın bir şekilde yapılacak olursa ciddi yaralanmalara da yol açabilir. Aile okulda öğretmenleri veya çocukla ilgilenen diğer kişileri hiçbir zaman çocuğuna vurmama veya başka bir fiziksel ceza uygulamama konusunda uyarmalıdır. Okul yönetmeliğinde bu tip bir cezanın uygulanmayacağına dair bir madde olmasına dikkat etmelidir. Bir öğretmenin fiziksel güce dayalı ceza verdiğine dair en ufak bir kanıt bile çabuk bir müdahale gerektirir. Bu tarz bir olay ilgili makamlara uygun bir şekilde rapor edilmelidir.Bazı öğretmenler tehlikeli bir durumda küçük bir çocuğa gerekli mesajı iletmek için ele veya popoya ufak bir şaplak vurmanın gerekliliğine inanırlar. Örneğin yeni yürümeye başlayan bir çocuk yapılan sert uyarıya rağmen sokağa doğru ilerleyebilir. Buradaki amaç acı vermek değil, çocuğa olayın ciddiyetini çabuk bir şekilde anlatabilmektir. Fakat bu tür bir şaplak sonrası &#8220;Eğer sokağa koşarsan bir araba sana zarar verebilir&#8221; şeklinde bir açıklama yapılmalıdır.</p>
<p>Hazırlayan: Çocuk Gelişim Uzmanı Anıl Saraç</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-siddet-467.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Özgüven</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-ozguven-457.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-ozguven-457.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 09:32:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara özgüven vermek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda güven]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda güven duygusu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda okul korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları okula alıştırmak]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların özgüveni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=457</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda Özgüven Çocuklarınızın okul veya başka ortamlara kolayca alışabilmesi için onları sosyalleştirin. Çocuğunuzun okula yada başka ortamlara hazır olduğunun en önemli belirtilerinden biri anneden ayrılmada sorun yaratmaması ve kısa sürelerle de olsa evden ayrılmaya istekli olmasıdır. Genellikle anneden ayrılmaya istekli olan çocuk konuşması diğer yetişkinler tarafından da kolayca anlaşılabilen çocuktur. Parkta veya dışarıda oynayan çocuklara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">Çocuklarda Özgüven</h1>
<p>Çocuklarınızın okul veya başka ortamlara kolayca alışabilmesi için onları sosyalleştirin.</p>
<p>Çocuğunuzun okula yada başka ortamlara hazır olduğunun en önemli belirtilerinden biri anneden <img src="http://www.gencyasam.net/wp-content/uploads/cocuk-100x100.jpg" alt="" align="right" />ayrılmada sorun yaratmaması ve kısa sürelerle de olsa evden ayrılmaya istekli olmasıdır. Genellikle anneden ayrılmaya istekli olan çocuk konuşması diğer yetişkinler tarafından da kolayca anlaşılabilen çocuktur. Parkta veya dışarıda oynayan çocuklara ilgi gösterme de grup yaşantısına hazır olmanın önemli işaretlerinden biridir. Çocuk bu oyunlara katılmadan sadece izlemek istese bile bu ilgi çocuğun kendini yetişkinden koparabileceğini gösterir. Kuşkusuz tüm bunların dışında çocuğun temel öz bakım becerilerini de kazanmış olması gerekir.Bu konuda çocuklar arasında önemli bireysel ayrılıklar olmakla birlikte yuvaya başlamak için pek çok açıdan en uygun yaş yaklaşık 3 yaştır.</p>
<p><span id="more-457"></span></p>
<p>Okul öncesi eğitime başlama çocuk için stres yaratan bir olay olmamalıdır. Böyle bir gruba katılma çocuk için anneden veya alıştığı bakıcısından ayrılma, tanımadığı birine poposunu sildirme ve bir odada bir sürü çocukla bir arada oynamayı başarma gibi pek çok farklı anlam taşır. Eğer yuva bu ayrılığın etkilerini en aza indirerek başlarsa (örneğin başlangıçta annenin de bir süre çocuğun yanında kalmasını sağlarsa) çocuk için uyum sağlama daha kolaylaşır. Çocuk sonuç olarak orada kalacağını ve hiçbir çocuğun başında özel bir yetişkinin bulunmadığını kavrayacak ve anneden vazgeçecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-ozguven-457.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda fazla hoşgörü</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-fazla-hosgoru-440.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-fazla-hosgoru-440.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 21:12:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar için hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda fazla hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda fazla sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=440</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda fazla hoşgörü Anne-babalar çocuklarına gerektiğinden fazla höşgörülü davranırlarsa bir süre sonra çocuğu kontrol edemeyebilirler. Gevşek anne-baba tutumunda yetişen çocuklar bir müddet sonra ebeveynlerini denetim altına alır, şımarık olurlar. Çocukların da her ortamda istediklerini elde ettikleri için doyumsuzdurlar. Gevşek anne-baba tutumları (çocuk merkezci aile) çocuğun kişilik gelişimine nasıl etkiler yapar: Bu tür ailelerde yetişen çocukların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">Çocuklarda fazla hoşgörü</h1>
<p>Anne-babalar çocuklarına gerektiğinden fazla höşgörülü davranırlarsa bir süre sonra çocuğu kontrol edemeyebilirler.</p>
<p>Gevşek anne-baba tutumunda yetişen çocuklar bir müddet sonra ebeveynlerini denetim altına alır, şımarık olurlar. Çocukların da her ortamda istediklerini elde ettikleri için doyumsuzdurlar. Gevşek anne-baba tutumları (çocuk merkezci aile) çocuğun kişilik gelişimine nasıl etkiler yapar: Bu tür ailelerde yetişen çocukların genel özellikleri bencil, sorumsuz, çabuk kızan, darılan, kırılgan, her dediğinin anında olmasını isteyen, sabırsız, şımarık, zor sosyalleşen anti-sosyal davranış özellikleri gösterebilirler. Ayrıca kendilerine olduklarından daha fazla değer verirler. Gururlu, kibirli, kendini beğenen bir kişilik özelliği sergileyebilirler. Başkaları üzerinde etkili ve kuvvetli olduklarından emindirler.</p>
<p><span id="more-440"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.takvim.com.tr/2008/09/29/im/ABB04F3A6891B54881C654E6b.jpg" alt="" /></p>
<p>Ailenin ilgisini çekmek için bazen çok çılgın davranışlarda bulunabilirler. Benmerkezci bir kişilik geliştirirler. Amaçsız, hoşgörülü anne-baba tutumları Anne-babanın çocuklarına karşı hoşgörü sahibi olmaları çocukların bazı kısıtlamalar dışında, arzularını diledikleri biçimde gerçekleştirebilmelerine izin vermeleri anlamına gelmektedir. Düzeyli hoşgörü sahibi olan anne-babaların çocukları olumlu bireyler olurlar. Hoşgörü normal düzeydeyse çocuk kendine güvenen, yaratıcı ve toplumsal birey olarak karşımıza çıkar. Amaçsız hoşgörüde, anne-baba ev içinde ve dışında çocuğun kendilerini rahatsız etmemesi şartıyla, çocuğun tüm davranışlarında serbestlik vardır. Çocuğa dilediğini vermenin ona karşı koymaktan daha kolay olduğu düşüncesini kendilerine yerleştirmiştirler. Çocuğu en kolay metotla büyütmektedirler. Çocuğun istekleri &#8220;Bırak, ver de ağlamasın, çocuk üzülmesin&#8221; veya &#8220;Çocuktur yapar, siz hiç çocuk olmadınız mı?&#8221; denilerek yerine getirilmeye çalışılır. Kendilerinin yaşamadıklarını çocuklarının yaşanmasını isterler. Amaçsız, hoşgörülü anne- baba tutumları çocuğun kişilik gelişimine nasıl etkiler: Seviyeli hoşgörülü bir ailede yetişen çocuğun kişiliği olumlu etkilenir. Baskıdan uzak olması nedeniyle daha yaratıcı ve kendinden emindir. Başka çocukların ve toplumun içine girdiği zaman çekingenlik, ürkeklik göstermekte, grup içinde etkin rol alamamakta, grubun önemsiz işlerini yapmaya eğilim göstermekte, dolayısıyla güvensizlik içinde ve endişeli olmaktadır. Çünkü evin dışındaki kurallar ev kuralları ile çok farklıdır. Evde tek kural vardır: &#8220;Anne babayı kızdırma!&#8221; Topluma dahil olabilmek için kavgacılığı, hırçınlığı, agresifliği, kırıcılığı geliştirebilir. Grubun onayını kazanmak için yasa dışı işler yapabilir. Böylece ana babalarından yeterli ilgiyi görmeyen ama serbestliği olan çocuklar edilgen ya da etken olarak arkadaşlarından onay almaya çalışır.</p>
<p>Çocuk Gelişim Uzmanı Dr. Anıl Saraç</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-fazla-hosgoru-440.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düzenli bir uyku için yapılması gerekenler</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/duzenli-bir-uyku-icin-yapilmasi-gerekenler-437.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/duzenli-bir-uyku-icin-yapilmasi-gerekenler-437.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 22:45:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli uyku]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli uyku için gerekli olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli uyku için yapılması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli uyku uyumak]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=437</guid>
		<description><![CDATA[Düzenli bir uyku için yapılması gerekenler Düzenli bir uyku istiyorsanız işte yapmanız gerekenler: Her gün aynı saatte uyanın. Hafta sonu da bu rutini bozmayın. Yumuşak esneme hareketleri ile kendinizi uykuya bırakın.. Uyuyamıyor musunuz? Sebebi şu Rusyalı Boris olabilir mi? Hani bir-iki saat önce bir internet oyununda ona meydan okumuştunuz? Kafa dağıtmak için oynadığınız bu oyun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">Düzenli bir uyku için yapılması gerekenler</h1>
<p><strong>Düzenli bir uyku istiyorsanız işte yapmanız gerekenler: Her gün aynı saatte uyanın. Hafta sonu da bu rutini bozmayın. Yumuşak esneme hareketleri ile kendinizi uykuya bırakın..</strong></p>
<p>Uyuyamıyor musunuz? Sebebi şu Rusyalı Boris olabilir mi? Hani bir-iki saat önce bir internet oyununda ona meydan okumuştunuz? Kafa dağıtmak için oynadığınız bu oyun sizi uykusuz bırakıyor olabilir. Bilgisayar monitörlerinin ve televizyon ekranlarının ışıkları doğal uyku ve uyanıklık döngülerini ve ritimlerini bozar. Hatırlarsanız, eskiden elektrik yoktu. (Ah şu günbatımından gündoğumuna kadar uyuduğumuz eski güzel günler!) Ama şimdi, her gece iki buçuk saatini internette geçirenlerin üçte biri uyku problemi çektiğini söylüyor. Şaşırtıcı değil mi?</p>
<p><span id="more-437"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.gencyasam.net/wp-content/uploads/uyku.jpg" alt="uyku" /></p>
<p><strong>AYNI SAATTE UYUYUN VE UYANIN</strong><br />
Ama uyku saatinden önce oyun oynamayı bıraksanız bile, uykuya dalma problemi yaşayabilirsiniz. Ve bu seksi nedenler için değilse (!) şunları deneyin:</p>
<p><strong>* Bir rutin oluşturun&#8230;</strong><br />
Her gün aynı saatte uyanın ve aynı saatte uyuyun; tatilde bile! Hatta pazar günleri bile. Evet, vaktiniz olduğunda geç saatlere kadar uyumayı sevdiğinizi biliyoruz ama bu her hafta sonu jetlag&#8217; yaşamak gibi bir şey. Bu yüzden hafta içi kalktığınız saatten en geç bir saat sonra kalkın.</p>
<p><strong>* Son dakikada yapılması gerekenler&#8230;</strong><br />
(10 dakika), hijyen (10 dakika) ve meditasyon (10 dakika) için yarım saatinizi ayırarak; uyku saatinizi planlayın. Meditasyon yapacak sessiz bir yer yok mu? Tuvaleti deneyin, orada sizi kimse rahatsız etmeyecektir.</p>
<p><strong>ÇORAP GİYİN, AYAKLARINIZ ISINSIN</strong><br />
<strong>* Yumuşak esneme hareketleri yapın&#8230;</strong><br />
Yapılan bir çalışma, düzenli esneme hareketleri yapan kadınların hareket yapmayanlardan daha kolay uykuya daldığını gösterdi. Size tavsiyemiz: Esneme hareketleri derin nefes ve meditasyonla birleşirse daha çok işe yarıyor.</p>
<p><strong>* Vücut saatinizi ayarlamaya yardımcı olan bir madde olan &#8216;melatonin&#8217; içeren uyku verici atıştırmalar yapın&#8230;</strong><br />
Bir kase yulaf ezmesi, mısır ya da kahverengi pirinç yiyin. Buna alternatif olarak uyku verici serotonin hormonunun ortaya çıkarması için kompleks karbonhidratları (sebze ya da kepekli makarna) deneyin.</p>
<p><strong>* Sıcak çoraplar giyin&#8230;</strong><br />
Vücudunuz uykuya hazırlanırken, elleriniz ve ayaklarınızdan ısı kaybı olurken, kan damarları genişler. Çorap giymek ve sonra da ayaklarınız ısınınca çıkarmak doğal uykuya hazırlanma sürecini taklit eder.</p>
<h3>Uyurken Kalori Yakın</h3>
<p><span class="ver11">*<strong> Uyuyamıyor ve yatakta dönüp duruyorsunuz:</strong> Nişastalı karbonhidratlar sizi hemen uyutabilir. Kandaki şeker seviyesini hızla arttıran yiyecekler aynı zamanda &#8216;tryptophan&#8217; adında bir çeşit aminoasit değerini de yükseltir. &#8216;Tryptophan&#8217; ise beyin tarafından yatıştırıcı serotonin hormonuna çevrilir. Bu yüzden bir patatesi mikrodalgada pişirmeyi deneyin. Mikrodalganız yoksa bir dilim tam tahıl ekmeğini kızartarak yiyebilirsiniz. Yatmadan önce mikrodalgayı veya tost makinesini kapattığınızdan emin olun!</span></p>
<p>* <strong>Rejimde çok acıktınız: </strong>Guruldayan midenize hemen protein yollayın. Bu bir parça haşlanmış tavuk, yumurta beyazıyla yapılmış omlet olabilir. Günlük kalorilerin üçte birini proteinlerden karşılarsanız, uyurken birkaç kalori fazla yakabileceksiniz demektir.</p>
<p><em><br />
</em></p>
<p><em>Günaydın</em></p>
<p class="style11" align="center"><a href="http://www.giderim.org">blog</a></p>
<p class="style11" align="center"><a href="http://www.alemtube.com">izlesene</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/duzenli-bir-uyku-icin-yapilmasi-gerekenler-437.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyüme çağındaki çocuklarda başarı</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/buyume-cagindaki-cocuklarda-basari-414.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/buyume-cagindaki-cocuklarda-basari-414.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2008 19:02:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aile sevgisinin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme çağındaki çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda aile sevgisinin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda başarı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda başarı duygusu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=414</guid>
		<description><![CDATA[Büyüme çağındaki çocuklarda başarı Büyüme aşamasındaki çocukların başarılı bir birey olabilmesi için aile sevgisi alması gerekir. Aksi taktirde uyumsuzluk gösterirler. Çocukluk yıllarını zor koşullar altında geçiren bir baba ya da anne, parasal olanaklara sahip olur olmaz, çocuğuna en iyi ortamı hazırlamak ister. Bunun için de çocuğun ilgi ve yeteneklerini dikkate almadan, bale, folklor, yabancı dil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Büyüme çağındaki çocuklarda başarı</h1>
<p><strong>Büyüme aşamasındaki çocukların başarılı bir birey olabilmesi için aile sevgisi alması gerekir. </strong><img src="http://www.takvim.com.tr/2008/09/22/im/FAA16E9D7956894CB7BA1295b.jpg" alt="" width="69" height="111" align="right" /><strong>Aksi taktirde uyumsuzluk gösterirler.</strong></p>
<p>Çocukluk yıllarını zor koşullar altında geçiren bir baba ya da anne, parasal olanaklara sahip olur olmaz, çocuğuna en iyi ortamı hazırlamak ister. Bunun için de çocuğun ilgi ve yeteneklerini dikkate almadan, bale, folklor, yabancı dil gibi konularda dersler aldırır, koleje girmek üzere onu hazırlar. Bütün bunları yaparken, anne ve babaların en büyük hataları, çocuklarını tanımadan, ilgi ve yeteneklerini saptamadan, onları kendi arzu ve tutkuları doğrultusunda yönlendirmelerinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p><span id="more-414"></span></p>
<p>Büyüme aşamalarında başarılı olan çocuklar, iyi aile ilişkileri içinde yetişmiş bireylerdir. Aile içinde gerçekleşen başarılı ilişkiler, mutlu, arkadaşça, bunalımdan uzak ve yapıcı bireylerin oluşumunu sağlar. Bunun tersine olarak, uyum bozukluğu gösteren çocuklar, genellikle başarısız bir anne-baba-çocuk ilişkisinin ürünüdürler.</p>
<p><strong>AİLEDE UYUM ÇOK ÖNEMLİ</strong><br />
Anne ve babanın sevgi ve ilgisinden yoksun olarak büyüyen çocuklar, büyük bir sevgi açlığı gösterir. Bu açlık da birtakım davranış ve uyum bozukluklarına neden olabilir. Çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olarak tanımlanabilen ergenlik dönemindeki ergenin, sorunlarını kolaylıkla çözebilmesi ve bu köprü evresini zorluğa uğramadan aşabilmesi, geçmişteki olumlu aile ilişkilerine bağlıdır. Çocukluk döneminde anne ve babası tarafından yeterince sevgi ve güven duygusuyla yetiştirilen ve başarılı bir disiplinin uygulandığı ortamda büyüyen çocuk, mutlu bir ergen adayıdır. Ailesiyle başarılı bir diyalog kurabilen çocuk; ergenlik döneminde, kişisel sorunlarını kolaylıkla çözebilir.</p>
<p><em>Dr.Anıl Saraç</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/buyume-cagindaki-cocuklarda-basari-414.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Kendine Güven</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-kendine-guven-405.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-kendine-guven-405.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2008 23:02:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda güven]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda güven duygusu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda kendine güven]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=405</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda Kendine Güven Kendine güvenen bireyler yetiştirmek için karar verirken çocuğunuza danışın. Çocuklar becerikli olduğunu ve yeteneklerinin övüldüğünü bilmek isterken, saygı görme arzusu içinde olur. Kurallara uyum gösterme eğilimi de burada kendisini gösterir. Diğer taraftan çocukların kendilerine olan güveni artarken, kendilerine ilişkin değerlendirmeler yapılırken dinlemeyi de öğrenirler. Başarılı olmak için ise neler yapmaları gerektiğine ilişkin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">Çocuklarda Kendine Güven</h1>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.takvim.com.tr/2008/09/16/im/5D78C8D0758C3440A92C75C2b.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>Kendine güvenen bireyler yetiştirmek için karar verirken çocuğunuza danışın.</strong></p>
<p>Çocuklar becerikli olduğunu ve yeteneklerinin övüldüğünü bilmek isterken, saygı görme arzusu içinde olur. Kurallara uyum gösterme eğilimi de burada kendisini gösterir. Diğer taraftan çocukların kendilerine olan güveni artarken, kendilerine ilişkin değerlendirmeler yapılırken dinlemeyi de öğrenirler. Başarılı olmak için ise neler yapmaları gerektiğine ilişkin daha gerçekçi beklentilere sahip olurlar.</p>
<p><span id="more-405"></span></p>
<p><strong>GÜVEN ÖNEMLİ<br />
</strong>Bu bağlamda anne ve babalar olarak çocukların gelişim düzeylerini takip etmemiz kolaylaşacaktır. Çocuğun anne-baba tarafından alınan kararlar konusunda mantıklı bir açıklama istemesi, doğal karşılanmalıdır. Bu durumda karşılıklı güven duygusunun oluşabildiğini görmekle kalmayıp çocuğun dünya ile olan iletişimini kolaylaştırabiliriz. Böylece kendine güvenen kuşaklar yetiştikçe sorunlarını düşünerek halledecek ve çevresindeki olguları sorgulayabileceklerdir.</p>
<p><strong>AÇIK OLUN<br />
</strong>İlkokul çağındaki çocukların düşünce ve akıl yürütme yolu ile becerileri ve yetenekleri davranışlarının düzeltilmesinde olumlu yönde kullanılabilir. Belirli sınırlamalar- ki zaten her insan ve çocuk için sınırlar olmadan sağlıklı yaşanmaz- getirirken çocuğa davranışının neden kabul edilmediği açıklanmalıdır. Böylece çocuk, herhangi olumsuz bir davranışın başkalarını nasıl etkileyebileceğini anlayıp düşünebilir. Anne ve baba olarak çocuğumuza bunu öğretirsek, gelişimi yönünde önemli atmış oluruz.</p>
<p><strong>Hazırlayan: Psikoloğ Şükrü Alkan</strong></p>
<p><strong>Çocuğu azarlamayın</strong></p>
<p>Yetişkinler veya anne-babaları tarafından sertçe, saygıdan yoksun bir davranışla azarlanan çocukların utangaç olduklarını ve benliklerinin zedelenebileceğini söyleyebiliriz. Çocuğun sevdiği bir kişi tarafından kırıcı bir davranışa maruz kalması, duygusal kırıklığa neden olur. Bu tip azarlayıcı sert davranışlarl, çocukları sorunlu davranışı değiştirmeye yöneltmediği gibi, olumsuz davranışlarını saklamaya yönelir. Azarlanan çocuklar, önemsenmediklerini düşündüklerinden anne-baba ve öğretmen- okul iletişimi zora girebilir. Çocuğa söz geçirmek onu alaya almak ve küçük düşürmekten geçmez. Anne-baba ve öğretmenler her vakit ve koşulda tepki vermek gibi bir zorunluluk hissetseler de karşılık vermeden sakin kalmalı, çocukları küçük düşürücü ifade ve eylemlerden kaçınmalıdırlar. Bu durum çocuk için daha etkili ve akılcı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-kendine-guven-405.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda okul korkusu tehlikesi</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-okul-korkusu-tehlikesi-380.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-okul-korkusu-tehlikesi-380.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Sep 2008 15:27:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda okul fobisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda okul korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda okul korkusu belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[okul fobisi]]></category>
		<category><![CDATA[okul korkusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=380</guid>
		<description><![CDATA[Okul korkusu kronik olabilir! Zamanla oluşan kronik okul fobisiyle birlikte davranışlarda da değişiklikler ortaya çıkar. Çocuk, sevdiği şeyleri yapmak istemez. Okul fobisi olan çocuklar evde kaldıkları sürece mutludurlar, arkadaş ilişkilerinde ve sosyal faaliyetlerde etkilidirler. Hatta bu çocuklar evde kaldıkları süre içinde ev ödevlerini yaparlar. Okul korkusunun belirtileri nelerdir: * İsteksizlik, alınganlık ve sinirlilikte artış vardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Okul korkusu kronik olabilir!</h1>
<p>Zamanla oluşan kronik okul fobisiyle birlikte davranışlarda da değişiklikler ortaya çıkar. Çocuk, sevdiği<img src="http://www.takvim.com.tr/2008/09/05/im/A84EBA77EE676846A542A157b.jpg" alt="" width="57" height="92" align="right" /> şeyleri yapmak istemez.</p>
<p>Okul fobisi olan çocuklar evde kaldıkları sürece mutludurlar, arkadaş ilişkilerinde ve sosyal faaliyetlerde etkilidirler. Hatta bu çocuklar evde kaldıkları süre içinde ev ödevlerini yaparlar.<br />
<strong><em>Okul korkusunun belirtileri nelerdir:<br />
* </em></strong>İsteksizlik, alınganlık ve sinirlilikte artış vardır.<br />
* İştahsızlık ve uykuda huzursuzluk yaşar.<br />
* Okula karşı ilgisiz ve tepkisiz davranır.<br />
* Okulda ve evde nedensiz yere ağlamaya, kavga etmeye ve dikkat çekmeye çalışır.<br />
* Evde kalmak ve ödevlerini kaçırmak arasında seçim yapamayıp aşırı kaygılıdır.<br />
<span id="more-380"></span> * Sık sık hasta olmadığı halde baş veya karın ağrısı bahane eder.<br />
* Okula giderken ağlama, hastalanma ya da okula gitmeyi istememe davranışları geliştirir ve evde kalmasına izin verilince bunlar birdenbire kaybolur.<br />
* Okula gitmediği için suçluluk duymaz.<br />
* Okula devam ettiği zamanlarda iyi bir öğrenci olabilir.<br />
Okul fobisi ilkokuldan liseye kadar her yaşta görülebilir. Bununla birlikte gerek ergenlik döneminde, gerekse ergenlik öncesi dönemde rastlanan okul fobisi belirtileri, yeni okula başlayan çocuktaki gibi kuvvetli ve zorlu değildir. Çoğunlukla çocuklar büyüdükçe şiddetli biçimde okul fobisi görülmez, ancak bunun yerini &#8220;kronik fobi&#8221; alır. Kronik okul fobisi zamanla oluşur. Bu fobinin oluşmasında gencin çocukluk yıllarındaki okul fobisini de içine alan çeşitli davranış problemlerinin rolü büyüktür. Kronik okul fobisi, bir takım uyum zorluklarını içerir. Kronik okul fobisi olan çocuklar sadece okuldan değil, aynı zamanda önceden zevk aldıkları faaliyetlerden de uzaklaşmaya başlar.</p>
<p><strong>HAZIRLAYAN: Dr. Gökhan ORDU</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/cocuklarda-okul-korkusu-tehlikesi-380.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutsuzluk Obez yapıyor</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/mutsuzluk-obez-yapiyor-339.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/mutsuzluk-obez-yapiyor-339.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2008 20:21:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzluğun zararı]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzluğun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[obezlik nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/mutsuzluk-obez-yapiyor-339.html</guid>
		<description><![CDATA[Mutsuzluk Obez yapıyor &#160; &#160; Hayattan zevk almıyor, mutluluğu birbirinden lezzetli yiyeceklerde arıyorsanız dikkat edin! Mutsuzluğa tepki verirken obez olabilirsiniz. Duygusal yeme bozuklukları üzerine uzmanlaşan Uzman Psikolog Feyza Bayraktar, yazı dizimizin ikinci gününde kilo almaya neden olan duygusal sebepleri ve çözüm önerilerini sunuyor. Kilo almaya neden olan duygusal yeme bozukluğu &#8216;Tepkisel Yeme Bozukluğu&#8217; ve &#8216;Gece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 align="center">Mutsuzluk Obez yapıyor</h3>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://img.takvim.com.tr/2008/06/24/im/CCA4233F64BB0B459E49A131b.jpg" height="160" width="200" /></p>
<p><strong>Hayattan zevk almıyor, mutluluğu birbirinden lezzetli yiyeceklerde arıyorsanız dikkat edin! Mutsuzluğa tepki verirken obez olabilirsiniz.</strong></p>
<p><span id="more-339"></span></p>
<p>Duygusal yeme bozuklukları üzerine uzmanlaşan Uzman Psikolog Feyza Bayraktar, yazı dizimizin ikinci gününde kilo almaya neden olan duygusal sebepleri ve çözüm önerilerini sunuyor. Kilo almaya neden olan duygusal yeme bozukluğu &#8216;Tepkisel Yeme Bozukluğu&#8217; ve &#8216;Gece Yeme Sendromu&#8217; olarak ikiye ayrılıyor ve her iki durum da obeziteye sebep olabiliyor.</p>
<p><strong>TEPKİSEL AŞIRI YEME BOZUKLUĞU<br />
</strong>Anoreksiya ve Bulimia&#8217;dan farklı olarak &#8220;Tepkisel Yeme Bozukluğu&#8221; erkeklerde de oldukça sık görülür. Tepkisel Yeme Bozukluğu, teşhis kriteri kişinin en az haftada 2 olmak üzere kendini durduramayacak gibi hissedip aşırı yemek yemesi olarak açıklanabilir. Kişi aç olmadığı halde normalde yediği yiyeceğin çok üzerinde yiyeceği, fiziksel rahatsızlık hissedene kadar hızlı bir şekilde tüketir. Kişi bu aşırı yeme krizlerinden utanç duyduğu için tek başına olmayı tercih eder. Yemenin arkasından kendinden iğrenme duygusuna kapılır, suçluluk ve utanç duyar. Bulimia&#8217;dan farklı olarak kişi yediklerini kusma, ilaç kullanımı veya egzersiz yoluyla atmaya çalışmadığı için aşırı kilo alımına, obeziteye sebep olur.</p>
<p><strong>GECE YEME SENDROMU<br />
</strong>Gece Yeme Sendromu kişinin daha çok akşam 6&#8242;dan sonra, özellikle akşam 8 sabah 6 arası, aşırı yemek yemesidir. Bazen kişi gece uykusundan uyanıp yemek yer ve bunu hatırlayamayabilir. Gece aşırı yemenin ardından kişi tokluk hissinden dolayı sabah genelde kahvaltı etmek istemeyebilir ve günü oğleye kadar bir şey yemeden geçirebilir. Gece aşırı yeme krizleri, kilo alımına dolayısıyla obeziteye sebep olabilir. Sebepleri hâlâ araştırılmakla birlikte Tepkisel Yeme Bozuklugu ve Gece Yeme Sendromu; depresyon, anksiyete (kaygı) bozuklukları, kişilik bozuklukları, alkol ve madde bağımlılığı, kumar bağımlılığı, alışveriş bağımlılığı, kleptomani gibi dürtükontrol bozuklukları, özgüven eksikliği, öfke, sıkıntı, stres, üzüntü ile seyreder.</p>
<p><strong>HEM SEBEP HEM SONUÇ<br />
</strong>Özellikle, depresyon ve kaygı bozuklukları yeme bozukluklarına sebep olacağı gibi, yeme bozuklukları da bu psikolojik rahatsızlıklara sebep olabilir. Dolayısıyla birbirinden kesin çizgilerle ayırmak güçtür. Depresyon, kendini üzüntülü, değersiz, umutsuz, çaresiz hissetme, konsantrasyon zorluğu, daha önce zevk alınan aktivitelerden zevk alamama, cinsel isteksizlik, yorgunluk hissi ve uyuma istegi, nedeni belli olmayan vücut ağrıları, iştahta azalma veya artma, boşluk hissi, kendine zarar verme isteği olarak özetlenebilir. Depresyon tanısı için bu belirtilerin hepsinin görülmesi gerekmez. Bu belirtilerden bazılarının varlığı depresyon teşhisi için geçerlidir. Kaygı bozuklukları, kişinin hayatında her an kötü bir şey olacakmış gibi endişeli, huzursuz ve tedirgin olması, kaygılarını kontrol edememe durumu, devam eden huzursuzluk hissi, uyku bozukluğu, yorgunluk ve halsizlik, konsantrasyon bozukluğu, ani tepki verme olarak açıklanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/mutsuzluk-obez-yapiyor-339.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otizm&#8217; in Belirtileri</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/otizm-in-belirtileri-297.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/otizm-in-belirtileri-297.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2008 13:26:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda otistiklik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otistik çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otizm belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/otizm-in-belirtileri-297.html</guid>
		<description><![CDATA[Otizm&#8217; in Belirtileri Ömür boyu süren beyinsel bir rahatsızlık olan otizmin etkileri, her çocukta farklı farklıdır&#8230; En yaygın belirtileri ise konuşma geriliği, sosyal ilişkilerde güçlük ve göz temasından kaçınmadır. Otizm hastalığı hemen belirti göstermediği gibi her çocukta farklı şekilde nüksedebilir. Yeni teşhis konulmuş veya henüz teşhisi kesinleşmemiş çocuklarda dikkat edilmesi gereken davranış bozuklukları şunlardır: * [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 align="center">Otizm&#8217; in Belirtileri</h3>
<p><img src="http://img.takvim.com.tr/2008/06/04/im/4005131ACBBB54478E77E8F6b.jpg" align="left" height="77" width="96" />Ömür boyu süren beyinsel bir rahatsızlık olan otizmin etkileri, her çocukta farklı farklıdır&#8230; En yaygın belirtileri ise konuşma geriliği, sosyal ilişkilerde güçlük ve göz temasından kaçınmadır.</p>
<p>Otizm hastalığı hemen belirti göstermediği gibi her çocukta farklı şekilde nüksedebilir. Yeni teşhis konulmuş veya henüz teşhisi kesinleşmemiş çocuklarda dikkat edilmesi gereken davranış bozuklukları şunlardır:<br />
* İşaret parmağının önemi (Söyleneni işaret etmez veya kendi istediğini işaret parmağını kullanarak göstermez.)</p>
<p><span id="more-297"></span><br />
* Gülme farklılığı<br />
* Adı söylendiğinde cevap vermeme (Adı söylendiğinde/ çağırıldığında reaksiyon göstermez.)<br />
* Sosyal ilişkiler güçlük çekme<br />
* El kol hareketlerinden anlamama, tepki vermeme<br />
* Göz temasından kaçınma<br />
* Göz ile takip eksikliği (Çocuk zayıf derecede göz kontağına sahiptir ve diğer kişilerin baktığı şeylerle ilgilenmez, bakışları ile takip etmez.)<br />
* Konuşma yokluğu veya geriliği<br />
* Öğrenmede zorluk ya da öğrenmede gerilik<br />
* Anlamlı oyun oynama ve hayal gücünü kullanmada zorlanma<br />
* Nesnelerle işlevinden farklı ilişki kurma, nesnelere aşırı bağımlılık<br />
* Objelerle yapılan tekrar hareketleri (ışıkları açıp-kapama, aynı oyuncak ile aynı biçimde oynama gibi)<br />
* Sürekli olarak aynı objeye bakma<br />
* Değişikliklere karşı tepki ve direnç gösterme, rutinlere bağlılık<br />
* Başkalarına karşı iletişimde isteksizlik ve yaşıtlarının arasına karışmada zorluk<br />
* Gerçek tehlikelere karşı korku duymamak (Kendilerini yaralayabilirler.)<br />
* Duygu durum bozuklukları ve uygun olmayan tepkiler<br />
* İlgisiz ve kendi dünyasında kapalı yaşama hali<br />
* Yüz ifadesinde çok sertlik ve donukluk</p>
<p><strong>Klinik Psikolog A. Çiğdem Erkunt</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/otizm-in-belirtileri-297.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alkol insan belleğini yok ediyor</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/alkol-insan-bellegini-yok-ediyor-293.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/alkol-insan-bellegini-yok-ediyor-293.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jun 2008 14:23:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji-Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[alkolün insan sağlığına zararı]]></category>
		<category><![CDATA[alkolün zararı]]></category>
		<category><![CDATA[alkolün zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/alkol-insan-bellegini-yok-ediyor-293.html</guid>
		<description><![CDATA[Alkol insan belleğini yok ediyor Araştırmacılar, kronik alkolizmin, uzun vadeli belleğin otobiyografik kısmı olan ve kişinin deneyimlerini işleyip, kaydettikten sonra bunları zamansal olarak ilişkilendiren kısa vadeli bellek (epizodik bellek) ile örneğin baktıktan sonra telefon numarasını hatırlamakta yararlanılan, bilginin kullanılana kadar sadece birkaç saniyeliğine tutulmasını sağlayan çalışma belleğinde bozukluklara neden olduğunu gördü.   Alkol bağımlılarında düzenli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 align="center">Alkol insan belleğini yok ediyor</h3>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.gazeteyenigun.com.tr/moduller/imagefuncrop.asp?url=http%3A%2F%2Fwww%2Egazeteyenigun%2Ecom%2Etr%2Fhaber%5Fimages%2F8B9%5F4%2Ejpg&amp;width=460" height="176" width="244" /></p>
<p align="justify">Araştırmacılar, kronik alkolizmin, uzun vadeli belleğin otobiyografik kısmı olan ve kişinin deneyimlerini işleyip, kaydettikten sonra bunları zamansal olarak ilişkilendiren kısa vadeli bellek (epizodik bellek) ile örneğin baktıktan sonra telefon numarasını hatırlamakta yararlanılan, bilginin kullanılana kadar sadece birkaç saniyeliğine tutulmasını sağlayan çalışma belleğinde bozukluklara neden olduğunu gördü.</p>
<p align="justify"> <span id="more-293"></span></p>
<p align="justify">Alkol bağımlılarında düzenli nöropsikolojik taramalar yapılmasının gerekli olduğunu belirten araştırmacılar, bu taramaların hafıza kaybına kadar giden sorunların engellemesine yardımcı olabileceğini vurguladı..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/alkol-insan-bellegini-yok-ediyor-293.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

