<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gençyaşam.Net Sağlık Haberleri, Aile Sağlığı, Çocuk Sağlığı, Bebek Sağlığı, Diş Sağlığı &#187; Kanserler</title>
	<atom:link href="http://www.gencyasam.net/kategori/kanserler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gencyasam.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Feb 2012 19:42:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hızlı Yemek Kanser Riskini Arttırıyor</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/hizli-yemek-kanser-riskini-arttiriyor-626.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/hizli-yemek-kanser-riskini-arttiriyor-626.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2011 08:55:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı yemek]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı yemek kanser]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı yemek yemek]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı yemek yemenin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı yemenin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=626</guid>
		<description><![CDATA[Hızlı Yemek Kanser Riskini Arttırıyor Araştırmalar mide kanseri açısından yemekleri çok sıcak yemenin 3.3, çok hızlı yemenin ise 5.4 kat risk yarattığı uyarısında bulunuyor. Mide kanseri ile beslenme ilişkisinin araştırıldığı çalışma, yiyeceklere fazla tuz eklenmesinin 4.2, gün aşırı tuzlu ayran tüketiminin 1.8, tuzlu tereyağının 1.5, her gün ve her öğün turşu yenilmesinin 7 kat; sucuğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Hızlı Yemek Kanser Riskini Arttırıyor</h1>
<p><strong>Araştırmalar mide kanseri açısından yemekleri çok sıcak yemenin 3.3, çok hızlı yemenin ise 5.4 kat risk yarattığı uyarısında bulunuyor.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2011/01/20/hizli-yemek-yemek-kanser-yapiyor--1102741.Jpeg" alt="hızlı yemek" width="291" height="194" /></p>
<p>Mide kanseri ile beslenme ilişkisinin araştırıldığı çalışma, yiyeceklere fazla tuz eklenmesinin 4.2, gün aşırı tuzlu ayran tüketiminin 1.8, tuzlu tereyağının 1.5, her gün ve her öğün turşu yenilmesinin 7 kat; sucuğun haftada 1-2 kez tüketilmesinin 3, haftada 1-2 kez hamur tatlısı tüketilmesinin 7.5 kat risk taşıdığı belirlendi.</p>
<p>Çalışmada, yeşil yapraklı sebzelerin, soğan ve sarımsağın günde bir kez tüketilmesinin ise mide kanseri riskini azaltığı, helikobakter piloriden korunulması ve tanı halinde mutlaka tam tedavinin şart olduğu ifade edildi.</p>
<p><span id="more-626"></span></p>
<p>Hacettepe Onkoloji Hastanesi Başhekimi ve Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın yaptığı açıklamada, beslenme şekli ile mide kanserinin birbiri ile ilişkili olduğunu belirterek, mide kanserinde tedavi seçeneklerinin kısıtlı olduğunu, bu nedenle koruyucu hekimliğin önem kazandığını vurgulayan Yalçın, beslenme şekli, yaşam tarzı değişikliği ve tütün kullanımının sonlandırılması ile riskin önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.</p>
<p>Prof. Yalçın, mide kanseri tanısı konmuş yetişkinlerin beslenme ve yaşam tarzına ilişkin alışkanlıklarının mide kanseri riski üzerine etkilerini değerlendirmek amacıyla yapılan çalışmada önemli sonuçlar elde edildiğini söyledi. Çalışmada, tüm katılımcılara beslenme alışkanlıklarını ve besin tüketim sıklığını saptayacak nitelikte bir anket uyguladığını belirten Yalçın&#8217;ın verdiği bilgiye göre, katılımcılar çalışmadan  3.5 ay önce tanı konulan hastaları kapsıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/hizli-yemek-kanser-riskini-arttiriyor-626.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selenyum Nedir? ve Yararları</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/selenyum-nedir-ve-yararlari-617.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/selenyum-nedir-ve-yararlari-617.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 00:11:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[selenyum]]></category>
		<category><![CDATA[selenyum almak]]></category>
		<category><![CDATA[selenyum faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[selenyum nedir]]></category>
		<category><![CDATA[selenyum nelerde bulunur]]></category>
		<category><![CDATA[selenyum yararları]]></category>
		<category><![CDATA[selenyum yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[selenyumun yararı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=617</guid>
		<description><![CDATA[Selenyum ve yararları Tam tahıllar, et ve deniz ürünleri temel besinsel selenyum kaynaklarıdır. Gıdalardaki miktarı, besinlerin hazırlandığı bitkilerin ve hayvanların yetiştikleri toprağın selenyum miktarına bağlıdır Selenyum sağlık için temel öneme sahip, çok küçük miktarlarda alınması yeterli olan bir mineraldir. Selenyumun vücutta birleştiği selenoproteinlerin antioksidan özellikleri hücreleri serbest radikallerin verdiği hasarlardan korumaya yardımcı olur. Serbest radikaller [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><strong>Selenyum ve yararları</strong></h1>
<p><img class="alignleft" src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2010/12/28/selanyum-ve-yararlari-1056048.Jpeg" alt="" width="201" height="201" /><br />
Tam tahıllar, et ve deniz ürünleri temel besinsel selenyum kaynaklarıdır. Gıdalardaki miktarı, besinlerin hazırlandığı bitkilerin ve hayvanların yetiştikleri toprağın selenyum miktarına bağlıdır</p>
<p>Selenyum sağlık için temel öneme sahip, çok küçük miktarlarda alınması yeterli olan bir mineraldir. Selenyumun vücutta birleştiği selenoproteinlerin antioksidan özellikleri hücreleri serbest radikallerin verdiği hasarlardan korumaya yardımcı olur. Serbest radikaller kanser ve kalp-damar  hastalığı gibi kronik  rahatsızlıklardan yaşlanma etkilerinin artmasına, düşük bağışıklıktan tiroid hastalıklarına kadar pek çok olumsuz duruma katkıda bulunan yan ürünlerdir. Bunlar çevremizdeki olumsuzluklardan (sigara, egzoz dumanı, stres v.b.) kaynaklandığı gibi vücutta oksijenden enerji üretilirken de açığa çıkarlar. Sağlıksız yaşam, hastalıklar ve yaş ilerlemesiyle vücutta miktarları artar.</p>
<p><span id="more-617"></span></p>
<p>Hangi besinlerde  selenyum var?</p>
<p>Tam tahıllar, et ve deniz ürünleri temel besinsel selenyum kaynaklarıdır. Gıdalardaki selenyum miktarı, o gıdaların hazırlandığı bitkilerin ve hayvanların yetiştikleri toprağın selenyum miktarına bağlıdır. Çin ve Rusya’nın bazı bölgelerinde topraktaki selenyumun çok düşük oluşu nedeniyle o bölgelerde yaşayanlarda selenyum eksikliği sıktır. Selenyum rafine veya işlenmiş gıdalarda tahrip olabilir. Bira mayası, rüşeym, tereyağı, sarımsak, soğan, tahıllar, ayçiçeği, ceviz, kuru üzüm, karaciğer, böbrek, ıstakoz, istiridye, karides, somon, kılıç balığı, ton ve uskumru iyi birer selenyum kaynağıdır.</p>
<p>Selenyum ve kanser</p>
<p>Kandaki selenyum düzeyleri  ya da selenyum alımları yüksek olan kişilerde akciğer, kalın bağırsak ve prostat kanserinden ölümlerin daha çok olduğunu gösteren gözlemsel çalışmalar var. En önemli etkisi bir antioksidan olarak vücudu serbest radikallerin     etkilerinden korumasıdır. Selenyum ve E Vitamini Kanser Önleme Çalışması (SELECT), selenyum ve/veya E vitamininin sağlıklı erkeklerde prostat kanserinin önlenmesindeki rolünü belirlemeyi amaçlayan uzun dönemli bir çalışma. Geçmişte elde edilen kanıtlar, bu iki desteğin prostat kanserinin önlenmesinde etkili olabileceğini düşündürmektedir. Çalışmaya 2013 yılına kadar  32 bin 400 sağlıklı erişkin erkeğin katılması hedefleniyor. Sonuçları açıklanınca bu konuda çok yeni bilgiler elde edeceğiz.</p>
<p>Kalp hastalığına etkisi</p>
<p>Düşük antioksidan alımıyla kalp damar hastalığı arasında bir bağlantı olduğunu düşündüren      çalışmalar var. Serbest radikaller kalp hastalığını teşvik edebilir.  Örneğin düşük dansiteli lipoproteinlerin (LDL, çoğunlukla ‘kötü’kolesterol olarak bilinir) oksitlenmiş formları kalbin koroner arter damarlarında plak oluşumunu artırmaktadır. Selenyum LDL  kolesterolün oksitlenmesini sınırlayarak koroner arter hastalığını önlemekte yardımcı olabilecek bir antioksidandır.</p>
<p>Artritle ilişkisi</p>
<p>Romatoid artrit eklemlerde ağrı, sertlik, şişme ve fonksiyon kaybına neden olan kronik bir hastalıktır. Romatoid artriti olanların kanlarında selenyum düzeylerinin düşük olduğu bulunmuştur. Vücudun       bağışıklık sisteminin kendi sağlıklı hücrelerine zarar verdiği bir hastalık olan romatoid artritte, bir antioksidan olan selenyum, eklem inflamasyon yani yangı belirtilerinin giderilmesine yardımcı olabilir.<br />
Selenyumun her geçen gün tıpta adı daha çok geçmekte, özellikle pek çok hastalığın arkasında yatan sebeplerden biri olan inflamasyon ve yaşlanmanın etkilerinin yavaşlatılmasında, yukarıda sayılan diğer hastalıklarda destek olması için önerilen miktar, erişkinlerde günde 50-200   mikrogram dolayındadır.</p>
<p>Dr. Hasan İnsel</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/selenyum-nedir-ve-yararlari-617.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Brokoli Kansere Karşı Tedavilerde Kullanılıyor</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/brokoli-kansere-karsi-kullaniliyor-499.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/brokoli-kansere-karsi-kullaniliyor-499.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2008 21:02:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[Brokoli]]></category>
		<category><![CDATA[Brokoli faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Brokoli hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Brokoli yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Brokoli yemenin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Brokolinin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Brokolinin yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=499</guid>
		<description><![CDATA[Brokoli Kansere Karşı Tedavilerde Kullanılıyor Vitamin değerleri açısından; A, E ve C vitaminlerini içeren brokoli bağışıklık sistemimizi güçlendiren bir özelliğe sahiptir. Antibiyotik özelliğe de sahip olan brokoli meme, prostat, bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı da güçlü bir koruyucudur. Amerika&#8217;da özellikle bu kanser türlerine karşı brokolinin içerdiği bazı maddeler zenginleştirilerek kanser tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Brokoli Kansere Karşı Tedavilerde Kullanılıyor</h1>
<p><img src="http://img.sabah.com.tr/2008/10/27/gny/im/5B0A55C9D54DFA488A2D8A60r.jpg" alt="" width="125" height="141" align="right" /><span class="ver11">Vitamin değerleri açısından; A, E ve C vitaminlerini içeren brokoli bağışıklık sistemimizi güçlendiren bir özelliğe sahiptir. Antibiyotik özelliğe de sahip olan brokoli meme, prostat, bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı da güçlü bir koruyucudur. Amerika&#8217;da özellikle bu kanser türlerine karşı brokolinin içerdiği bazı maddeler zenginleştirilerek kanser tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır. Brokoli içerdiği bazı bitkisel hormonlar açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Bu sayede vücudumuzdaki hormon dengesini ayarlayıcı özelliğe sahiptir. Yine Amerika&#8217;da bazı klinikler menopoz dönemindeki kadınlarda, östrojen hormonunun düzenli çalışması için brokolideki bitkisel hormonlardan yararlanmaktadırlar. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/brokoli-kansere-karsi-kullaniliyor-499.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırmızı Lahana Bağırsak Kanserine İyi Geliyor</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/kirmizi-lahana-bagirsak-kanserine-iyi-geliyor-497.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/kirmizi-lahana-bagirsak-kanserine-iyi-geliyor-497.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2008 17:11:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı lahana]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı lahananın faydası]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı lahananın yararları]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı lahanın faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=497</guid>
		<description><![CDATA[Kırmızı Lahana Bağırsak Kanserine İyi Geliyor Brüksel, beyaz, kırmızı, yabani ve Beyaz Çin gibi lahana çeşitleri ile bazı geniş yapraklı sebzeler; kükürt bakımından zengindir. Kimyasal yapıları, birbirinden farklı çok sayıda kükürtlü bileşik içerir. Kükürt içerikli bu sebzelerin en önemli özellikleri; bağırsak mukozasını temizleme güçlerinin oldukça etkili olması ve vücut tarafından kolaylıkla dışarı atılabilmeleridir. Uzmanlar, özellikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Kırmızı Lahana Bağırsak Kanserine İyi Geliyor</h1>
<p><img src="http://img.sabah.com.tr/2008/10/24/gny/im/B9FF28E965ABE04CB9C43598r.jpg" alt="kırmızı lahana" width="88" height="95" align="right" />Brüksel, beyaz, kırmızı, yabani ve Beyaz Çin gibi lahana çeşitleri ile bazı geniş yapraklı sebzeler; kükürt bakımından zengindir. Kimyasal yapıları, birbirinden farklı çok sayıda kükürtlü bileşik içerir. Kükürt içerikli bu sebzelerin en önemli özellikleri; bağırsak mukozasını temizleme güçlerinin oldukça etkili olması ve vücut tarafından kolaylıkla dışarı atılabilmeleridir. Uzmanlar, özellikle kırmızı lahana bitkisinde bulunan U vitamininin, doğrudan doğruya bağırsak kanserine karşı tedavi gücünün olabileceğini dile getiriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/kirmizi-lahana-bagirsak-kanserine-iyi-geliyor-497.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emzirmenin Annelere Yararları</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/emzirmenin-annelere-yararlari-482.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/emzirmenin-annelere-yararlari-482.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2008 11:42:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[anneler için emzirmenin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[annelerin emzirmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[emzirmenin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[emzirmenin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[emzirmenin yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[Emzirmenin Annelere Yararları Annenin bebeğini sık emzirmesi çocuğun gelişimi açısından çok önemli. Sık emzirme aynı zamanda annenin kanserden koruması için de gerekli. * Emzirmenin anneye sağladığı yararlar: Bebek için iyi olan anne için de iyidir. Emzirmekle anneler hem sağlıklarına hem de bütçelerine katkıda bulunmuş olur. * Meme kanseri riski azalır: Düzenli emziren annelerde meme kanseri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Emzirmenin Annelere Yararları</h1>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.takvim.com.tr/2008/10/17/im/1349570B7FC5C84AB16241D8b.jpg" alt="" /></p>
<p>Annenin bebeğini sık emzirmesi çocuğun gelişimi açısından çok önemli. Sık emzirme aynı zamanda annenin kanserden koruması için de gerekli.</p>
<p><strong>* Emzirmenin anneye sağladığı yararlar: </strong>Bebek için iyi olan anne için de iyidir. Emzirmekle anneler hem sağlıklarına hem de bütçelerine katkıda bulunmuş olur.<br />
<strong>* Meme kanseri riski azalır:</strong> Düzenli emziren annelerde meme kanseri riskinin yüzde 25&#8242;lere kadar azaldığı görülmüştür. Koruyucu etki emzirme süresi ve sıklığıyla bağlantılıdır.<br />
<span id="more-482"></span> <strong>* Rahim ve yumurtalık kanseri riski azalır:</strong> Doğum kontrolüne katkı sağlar. Bu durum emzirme yoğunluğu ile direkt ilişkilidir. Uzun süre ve sık emziren annelerin yumurtlamaları 9 aya kadar gecikebilir.<br />
<strong>* Psikolojiyi etkiler: </strong>Hamilelik sırasında alınan fazla kiloların verilmesini kolaylaştırır. Üstelik anne sütü bedavadır.<br />
<strong>* Anne sütünü arttırmanın yolları nelerdir: </strong>Çok bol sıvı alın. Daha sık emzirin. Genel olarak bebek her istedikçe emzirmek önerilir ama araların 3 saati aşmamasında fayda vardır. Bebeğiniz her istediğinde onu emzirmelisiniz. İlk birkaç gün bebeğiniz emme konusunda isteksiz davranabilir. Bu dönemlerde bebeğiniz uyuyor olsa bile mutlaka en geç 2.5-3 saatte bir bebeğinizi emzirmeye çalışın. İlk zamanlarda bebeğinizin mide hacmi küçük olduğu için (yaklaşık 35-50 ml, yarım fincan kadar), çabuk doyar ama çabuk acıkır. İleri günlerde, mide hacmi büyüdükçe, acıkma ve dolayısıyla emzirme aralığı da uzayacaktır. İkinci ayın sonunda artık bebeğiniz 4-5 saatte bir acıkacaktır. Emzirme zamanını göğüslerinizin dolmasına bakarak saptamayın. Sert ve dolu olmayan memelerde de süt vardır.<br />
Emzirme sırasında bebeğinizin kıyafetlerini kısmen çıkarıp ten temasını arttırın. Bebeğinizi ve emzirmeyi sık düşünün. Günlük aktiviteleriniz çeşitlendikçe konsantrasyonunuz dağılır ve sütünüz azalır. İş hayatına geri dönen annelerin sütünün azalmasının bir nedeni de budur.<br />
Pek çok besin maddesinin anne sütünü arttırdığı söylense de bu konuda kanıtlanmış herhangi bir veri yoktur. Ancak bol sıvı almak mutlaka gereklidir. Süt salınımı ve oluşumu sıvı tüketimi ile doğru orantılıdır. Günlük alınan toplam sıvı miktarı yaklaşık 3000 ml olmalıdır. Bu miktar pratik ölçülerle 12 su bardağı su, süt, ayran, hoşaf, komposto, limonata, şerbet, meyve suyu olarak önerilir. Emzikli kadınlar için, çay, kahve gibi içeceklerin süt verimini azalttığı bildirilmektedir. Göğüslerinize ılık kopmpres yapın, sık duş alın ve memenize masaj yapın.</p>
<p><strong>HAZIRLIYAN: Dr.Gökhan ORDU</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/emzirmenin-annelere-yararlari-482.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kavunun Yararları</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/kavunun-yararlari-362.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/kavunun-yararlari-362.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 08:34:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[kavun]]></category>
		<category><![CDATA[kavun yemenin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[kavunun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kavunun yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=362</guid>
		<description><![CDATA[Kavun kansere meydan okuyor! Yaz aylarının vazgeçilmez meyvelerinden kavun, yüksek miktarda A vitamini içeriyor. Ayrıca kandaki pıhtılaşmayı ve dolayısıyla da damardaki tıkanmayı engelleyen çok önemli etkileri bulunuyor. Kavun protein bakımından fakir; şeker, vitamin ve mineraller bakımından ise zengin bir meyve. Kanseri önleyebilen maddeler yönünden çok faydalı ve birçok kanser türüne karşı bedeni savunuyor. Ancak içerdiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Kavun kansere meydan okuyor!</h3>
<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://img.sabah.com.tr/2008/07/13/gny/im/D0397BB53551FB4AA3C0515Dr.jpg" alt="kavun" width="124" height="107" />Yaz aylarının vazgeçilmez meyvelerinden kavun, yüksek miktarda A vitamini içeriyor. Ayrıca kandaki pıhtılaşmayı ve dolayısıyla da damardaki tıkanmayı engelleyen çok önemli etkileri bulunuyor. Kavun protein bakımından fakir; şeker, vitamin ve mineraller bakımından ise zengin bir meyve. Kanseri önleyebilen maddeler yönünden çok faydalı ve birçok kanser türüne karşı bedeni savunuyor. Ancak içerdiği şeker miktarı nedeniyle, şeker hastaları tarafından dikkatli tüketilmesi gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/kavunun-yararlari-362.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karpuz&#8217;un yararları</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/karpuzun-yararlari-342.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/karpuzun-yararlari-342.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 07:28:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[karpuz]]></category>
		<category><![CDATA[karpuz hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[karpuz yemenin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[karpuzun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[karpuzun yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/karpuzun-yararlari-342.html</guid>
		<description><![CDATA[Karpuz&#8217;un yararları Karpuz kanser hastalığına bire birErciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Betül Çiçek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, karpuzda, kansere karşı koruduğu bilinen laykopen maddesinin bol miktarda bulunduğunu, kan basıncının dengelenmesinde ve vücuttaki bazı atık maddelerin idrarla dışarı atılmasında sayısız yararı olduğunu ifade etti. Yaz aylarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 align="center">Karpuz&#8217;un yararları</h3>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.gazeteyenigun.com.tr/moduller/imagefuncrop.asp?url=http%3A%2F%2Fwww%2Egazeteyenigun%2Ecom%2Etr%2Fhaber%5Fimages%2F884%5Fkose%2Dalti%2Ejpg&amp;width=460" height="189" width="262" /></p>
<p><strong>Karpuz kanser hastalığına bire bir</strong>Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Betül Çiçek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, karpuzda, kansere karşı koruduğu bilinen laykopen maddesinin bol miktarda bulunduğunu, kan basıncının dengelenmesinde ve vücuttaki bazı atık maddelerin idrarla dışarı atılmasında sayısız yararı olduğunu ifade etti.</p>
<p><span id="more-342"></span></p>
<p>Yaz aylarında her bölgede bulunması ve fiyatının diğer meyvelere göre ucuz olması nedeniyle karpuza talebin fazla olduğunu kaydeden Çiçek, şunları söyledi:</p>
<p>’’Karpuzun yaz aylarında bolca tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Karpuz, kansere karşı koruma özelliği olan laykopen maddesi bakımından oldukça zengin bir meyvedir. Kansere yol açan en büyük sebeplerden biri, doku ve organların zararlı maddeler nedeniyle hasar görmesidir. Laykopen maddesi ise antioksidan özelliği sayesinde, serbest radikaller denilen zararlı toksinlerin sağlıklı doku ve organlara bağlanmasını engeller. Laykopen, doku ve organlara bağlanarak zararlı maddelere karşı koruma sağlar. Bu nedenle karpuz, kansere karşı koruma sağlayan en önemli besinlerden biridir.’’<br />
Vücudu kansere karşı en fazla koruduğu bilinen maddelerin başında A ve E vitaminlerinin geldiğini kaydeden Çiçek, karpuzda bulunan laykopenin kansere karşı koruyuculuğunun A vitamininden 2 kat, E vitamininden 10 kat daha fazla olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Diğer faydaları</p>
<p></strong></p>
<p>Karpuzun besin değeri açısından da oldukça zengin bir meyve olduğunu söyleyen Çiçek, orta boy bir karpuzdan kesilen ince bir dilimin 6.4 gram kanbonhidrat, bir miktar protein ve yağ ile 26 kalori içerdiğini belirtti.<br />
Karpuzun içerdiği bol miktardaki potasyumun da insan sağlığı açısından son derece faydalı olduğunu anlatan Çiçek, ’’Potasyum, böbreklerin daha iyi çalışmasını ve böylece böbrekler tarafından vücuttan sodyumun atılmasını hızlandırır. Fazla sodyumun vücuttan atılması sonucunda da kan basıncı dengelenir, kalp işlevleri düzenlenir ve kalp krizi riski azaltılır. Karpuz, yüksek miktarda su içerdiği ve hazmı kolay olan bir meyve olduğu için de sık tuvalete gidilmesini ve buna bağlı olarak vücuttan atık maddelerin daha sık dışarı atılmasını sağlar’’ dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/karpuzun-yararlari-342.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HPV Virüsü nedir? Belirtileri nelerdir? Nasıl bulaşır? Nasıl Korunulur?</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/hpv-virusu-nedir-belirtileri-nelerdir-nasil-bulasir-nasil-korunulur-319.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/hpv-virusu-nedir-belirtileri-nelerdir-nasil-bulasir-nasil-korunulur-319.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2008 08:43:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[hpv virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[hpv virüsü belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[hpv virüsü etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[hpv virüsü hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hpv virüsü nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hpv virüsü tehlikeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hpv virüsünden korunma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/hpv-virusu-nedir-belirtileri-nelerdir-nasil-bulasir-nasil-korunulur-319.html</guid>
		<description><![CDATA[ HPV Virüsü nedir? Belirtileri nelerdir? Nasıl bulaşır? 100&#8242;den fazla çeşidi bulunan HPV virüsü, sadece kadınları değil erkekleri de etkiliyor. Kadınlarda rahim ağzı kanserine neden olan bu virüs, erkekleri hem eşlerinden hem de sağlıklarından ediyor. HPV &#8216;Human Papilloma Virüs&#8217;, yani &#8216;insan siğil virüsü&#8217;nün baş harflerinden meydana gelmektedir. Adından da anlaşılacağı gibi bu, bir virüs ve cinsel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3> HPV Virüsü nedir? Belirtileri nelerdir? Nasıl bulaşır?</h3>
<p><img src="http://img.takvim.com.tr/2007/02/08/im/5E1C21A951D42840A303DD75b.jpg" align="left" height="135" width="85" />100&#8242;den fazla çeşidi bulunan HPV virüsü, sadece kadınları değil erkekleri de etkiliyor. Kadınlarda rahim ağzı kanserine neden olan bu virüs, erkekleri hem eşlerinden hem de sağlıklarından ediyor.</p>
<p>HPV &#8216;Human Papilloma Virüs&#8217;, yani &#8216;insan siğil virüsü&#8217;nün baş harflerinden meydana gelmektedir. Adından da anlaşılacağı gibi bu, bir virüs ve cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. İnsan siğil virüsü şu an ki, bilgimize göre cinsel ilişki veya apış arası diye adlandırılan bölgenin diğer bir kişinin aynı bölgesine temasıyla bulaşan bir hastalıktır. Nadiren de bu virüsü taşıyan, vajinasında ve vulvasında siğili olan annelerden doğan bebeklerde de görülebilmektedir.</p>
<p><span id="more-319"></span><br />
<strong><br />
Temasla bulaşıyor  </strong><br />
İnsan siğil virüsünün şimdiye kadar 100&#8242;den çok çeşidi tanımlanmıştır. Bu çeşitlerin özellikle 5 ve 6&#8242;ncı çeşidi insanlarda sıklıkla görülür ve siğillere yol açar. Bu virüs ellerde, parmaklarda, ayaklarda siğil yapan diğer siğillerden farklıdır. Cinsel yolla bulaştığını söylediğimiz bu virüs tam bir cinsel ilişki olmasa bile, bu virüsü içeren bir apış arası bölgesinin diğer bir kişinin aynı bölgesine temasıyla ciltten cilde geçebilmektedir.</p>
<p><strong>Vücutta nasıl gelişir?  </strong><br />
Virüs ciltteki küçük çatlaklardan vücuda girer ve orada doğal sürecine başlar. Virüsle vücudun mücadelesi sonunda genellikle (yüzde 90) o bölgede tutulamaz ve yok edilir. Geri kalan yüzde 10&#8242;luk grupta virüs uzun zaman yine uykuda kalabilir. Vücut direncinin kırıldığı ağır gripler, kanser hastalığı, kemoterapi uygulamaları, ağır alerjiler, derin üzüntüler gibi durumlarda ciltte siğiller halinde hastalığı oluşturmaya başlar.</p>
<p><strong>Erkeklerde kanser riski  </strong><br />
Erkeklerde en çok 6, 11, 16 ve 18&#8242;inci virüs cinslerine rastlanmaktadır. Bunlardan 6 ve 11&#8242;inci cinsler daha çok siğil yapmakta, 16 ve 18&#8242;inci cinsler de hem siğil yapmakta hem de kansere yol açabilmektedir. Bu virüse erkeklerde penis, testis, bacak arası, kasıklar, bazen penisin içinde ve mesanede rastlanabilir. Erkeklerde HPV penis kanserine neden olabilmektedir. Makat bölgesinde ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektum bölgesinde de kanser vakaları görülmektedir. Aynı zamanda erkeklerde damar, geniz, bademcik, dil, yemek borusu ve gırtlak kanseri kanserinin de HPV virüsünden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Erkeklerde uzun süre gizli bir şekilde bulunabilen bu virüs, cinsel ilişki ve apış arası temasıyla kadınlara geçmekte ve onlarda da bacak arası, vulva, makat bölgesi, vajina, rahim ağzında rahim ağzı kanserine yol açabilmektedir. HPV&#8217;den korunmada sadece prezervatif kullanımı yeterli olmamaktadır. Cinsel ilişki sırasında temas eden, bütün cilt bölgelerinden geçiş olduğu için bulaşma hızlı bir şekilde artmaktadır. Erkekler kendilerinde siğiller, yani ciltte kabarcıklar ve pütürler gördüğünde doktora gitmeli, teşhis konulmalı ve sonra bu siğillerin en az bir tanesinden örnek alınarak tahlile yollanmalıdır. Diğer siğiller ise yakılmalıdır. Tedavide yakmak kadar dondurmak veya cerrahi olarak çıkarmak ve bazı küçük siğillerde de siğile karşı oluşturulmuş kremler sürerek tedavi mümkün olabilmektedir. HPV&#8217;nin bulaşmasıyla erkeğin kendisinde ya da ilişkide bulunduğu kadında siğil veya kanser şeklinde kendini göstermesi bazen onlarca yılı alabilmektedir. Dolayısıyla evlilikten önce bu virüsü almış bir erkeğin karısında, ileriki bir dönemde bu siğillere rastlanabilir.</p>
<p><strong>Aşı hayat boyu koruyor  </strong><br />
Tehlikeli HPV virüsünden korunmak için geçen yıl Haziran ayında piyasaya çıkan aşı, özellikle 6, 11, 16 ve 18&#8242;inci cinselere karşı etkili oluyor. 3 kez koldan yapılan aşının tamamlanması durumunda bugünkü bilgilerimize göre hayat boyu dört cinse karşı tam korunma sağlanıyor. Dolayısıyla bu aşının cinsel ilişkiye başlamamış kız veya erkeklerde yapılması durumunda gerçek korunma mümkün olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/hpv-virusu-nedir-belirtileri-nelerdir-nasil-bulasir-nasil-korunulur-319.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hepatit B&#8217; ye karşı sirke suyu iyi geliyor</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/hepatit-b-ye-karsi-sirke-suyu-iyi-geliyor-283.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/hepatit-b-ye-karsi-sirke-suyu-iyi-geliyor-283.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 07:46:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit b]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit b hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit b hastalığını önleme yolları]]></category>
		<category><![CDATA[sirke suyu]]></category>
		<category><![CDATA[sirke suyunun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[sirke suyunun yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/hepatit-b-ye-karsi-sirke-suyu-iyi-geliyor-283.html</guid>
		<description><![CDATA[Hepatit B&#8217; ye karşı sirke suyu iyi geliyor Çiğ yenen sebze ve meyveler, sirke katılmış su içerisinde 10 dakika bekletildiğinde hepatit ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olan bakteriler bertaraf edilebiliyor. Sirkenin sebze ve meyve üzerinde kalan kimyasal ilaçlarında temizlenmesine yardımcı olduğunu dile getiren Doç. Dr. Omca Demirkol, şunları söyledi, &#8220;Çiğ olarak tüketilen örneğin; marul, maydanoz, domates [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 align="center">Hepatit B&#8217; ye karşı sirke suyu iyi geliyor</h1>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.gazeteyenigun.com.tr/moduller/imagefuncrop.asp?url=http%3A%2F%2Fwww%2Egazeteyenigun%2Ecom%2Etr%2Fhaber%5Fimages%2FFEB%5Fhepatit%2Ejpg&amp;width=460" height="158" width="208" /></p>
<p> Çiğ yenen sebze ve meyveler, sirke katılmış su içerisinde 10 dakika bekletildiğinde hepatit ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olan bakteriler bertaraf edilebiliyor. Sirkenin sebze ve meyve üzerinde kalan kimyasal ilaçlarında temizlenmesine yardımcı olduğunu dile getiren Doç. Dr. Omca Demirkol, şunları söyledi,</p>
<p><span id="more-283"></span></p>
<p>&#8220;Çiğ olarak tüketilen örneğin; marul, maydanoz, domates ve salatalık türü sebzeleri mutlaka belirli bir süre sirkeli suda bekletilmesi sağlık açısından çok önemli. Bu yolla hasta yapabilecek birçok mikroorganizmayı yok edebilirsiniz. Meyveleri de sirkeli suda yıkayabilirsiniz. Normal suyla yıkamayla zararlı mikroorganizmaları temizleyemezsiniz.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/hepatit-b-ye-karsi-sirke-suyu-iyi-geliyor-283.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kene Isırması Lenf Bezi Kanserine Yol Açıyor</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/kene-isirmasi-lenf-bezi-kanserine-yol-aciyor-268.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/kene-isirmasi-lenf-bezi-kanserine-yol-aciyor-268.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 22:43:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[kene]]></category>
		<category><![CDATA[kene ısırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[kene ısırmasının zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kenelerin yol açtığı hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/kene-isirmasi-lenf-bezi-kanserine-yol-aciyor-268.html</guid>
		<description><![CDATA[Kene Isırması Lenf Bezi Kanserine Yol Açıyor &#160; İsveçli ve Danimarkalı bilim adamlarının ortak araştırmasında; kenelerin ısırmasından ve sokmasından bulaşan ’borrelia’ mikrobunun, lenf bezi kanserine yol açtığı tespit edildi. &#160; Bu bulguya, 6 bin kişi üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda varıldı. İsveç’te her yıl yaklaşık 10 bin kişiye kenelerden ’borrelia’ mikrobu bulaşıyor ve bundan dolayı da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 align="center">Kene Isırması Lenf Bezi Kanserine Yol Açıyor</h3>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.gazeteyenigun.com.tr/moduller/imagefuncrop.asp?url=http%3A%2F%2Fwww%2Egazeteyenigun%2Ecom%2Etr%2Fhaber%5Fimages%2FD97%5Fkene%2Dkanser%2Ejpg&amp;width=460" height="124" width="196" /></p>
<p align="justify">İsveçli ve Danimarkalı bilim adamlarının ortak araştırmasında; kenelerin ısırmasından ve sokmasından bulaşan ’borrelia’ mikrobunun, lenf bezi kanserine yol açtığı tespit edildi.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Bu bulguya, 6 bin kişi üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda varıldı. İsveç’te her yıl yaklaşık 10 bin kişiye kenelerden ’borrelia’ mikrobu bulaşıyor ve bundan dolayı da hayatını kaybeden birçok insan oluyor. Bu araştırmada geliştirilecek tedavi yöntemleriyle bu hayati riskin en aza indirilmesi bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/kene-isirmasi-lenf-bezi-kanserine-yol-aciyor-268.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

