<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gençyaşam.Net Sağlık Haberleri, Aile Sağlığı, Çocuk Sağlığı, Bebek Sağlığı, Diş Sağlığı &#187; Kalp Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.gencyasam.net/kategori/kalp-sagligi-2/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gencyasam.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 18:35:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Nefes darlığı hakkında</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/nefes-darligi-hakkinda-670.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/nefes-darligi-hakkinda-670.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 15:40:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[astım nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalp yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[kalp yetmezliği nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı sebebleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı tehlikeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=670</guid>
		<description><![CDATA[Belirtilerine göre işaret ettiği hastalıklar farklılaşan nefes darlığı, kişiyi gece erken saatte uykudan uyandırıyorsa kalp yetmezliğini, sabaha karşı uyandırıyorsa astımı gösterebiliyor. &#160; Herhangi bir neden olmadan hızlı soluk alıp vermeye başlamak, nefes darlığının ilk belirtisi olabiliyor. Kişinin hızlı nefes alıp verdiğini fark ettiğinde hekime başvurması gerekiyor. &#160; Anadolu Sağlık Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Belirtilerine göre işaret ettiği hastalıklar farklılaşan nefes darlığı, kişiyi gece erken saatte uykudan uyandırıyorsa kalp yetmezliğini, sabaha karşı uyandırıyorsa astımı gösterebiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Herhangi bir neden olmadan hızlı soluk alıp vermeye başlamak, nefes darlığının ilk belirtisi olabiliyor. Kişinin hızlı nefes alıp verdiğini fark ettiğinde hekime başvurması gerekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kemal Tahaoğlu, nefes darlığını “ağır egzersiz dışında fark edilmeyen nefes alıp verme eyleminin fark edilir hale gelmesi’ olarak tanımlıyor. Hastaların, bu durumu “nefesim yetmiyor, ciğerlerimi dolduramıyorum, nefesimi sonuna kadar alamıyorum ya da veremiyorum, göğsümde bir sıkışma ya da ağırlık hissediyorum” diyerek farklı biçimlerde tanımlayabildiğini de söyleyen Doç. Dr. Kemal Tahaoğlu, şu bilgileri veriyor: “Nefes darlığı çeşitli şekillerde ortaya çıkabiliyor. Efor sarf ederken, istirahat ederken ve gece uykudan uyandırarak…Nefes darlığı gece düz yattığınızda uyandırıyor ve yüksek yastıkta yatmayı gerektiriyorsa daha çok kalp yetmezliğini; sabaha karşı göğüste hırıltı ya da hışırtı ile uyandırıyorsa astımı düşündürüyor.”</p>
<p><span id="more-670"></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özellikle <a title="spor" href="http://www.hurriyet.com.tr/spor/" target="_blank">spor</a> aktivitesi sonrasında nefes sayısında artış yaşanmasının normal olduğunu belirten Doç. Dr. Tahaoğlu, “Sağlıklı bireyler istirahat sırasında, ev işleri ya da sportif aktivite yaparken nefes darlığı yaşamıyorlar. Aşırı spordan sonra nefes alıp vermede artış normal kabul ediliyor. Nefes darlığı, bireyin soluk alıp vermesini fark ettiği an ortaya çıkıyor” diye konuşuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>NEFES DARLIĞININ ÖNE ÇIKTIĞI HASTALIKLARIN BAŞINDA KOAH VAR</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Doç. Dr. Kemal Tahaoğlu, uzun zamandır devam eden, süreklilik gösteren tıkayıcı akciğer hastalığı anlamına gelen KOAH’ın (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) nefes darlığının öne çıktığı hastalıkların başında geldiğini belirterek; ”Sigarayla doğrudan ilişkili olan KOAH toplumda çok yaygın, ancak 10 hastadan 9’u bunun farkında değil. Tedavinin gecikmesi, gerekli önlemlerin alınamaması halinde hastalık ilerliyor ve hastalar oksijen desteğine bağımlı hale gelebiliyor” diyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>NEDENE GÖRE TEDAVİ YAPILIYOR</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Doç. Dr. Tahaoğlu’nun verdiği bilgiye göre, nefes darlığı tanısı koyarken hastanın hikayesi ve bu sorunu nasıl yaşadığını anlatması çok önem taşıyor. Hasta öyküsü alındıktan sonra da tanı koymada bazı testlerden yararlanılıyor. Hekime objektif bilgi veren test sonuçlarına göre belirtilerin nedenleri bulunuyor ve hasta tedavi ediliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/nefes-darligi-hakkinda-670.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayısı kalbe iyi geliyor</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/kayisi-kalbe-iyi-geliyor-611.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/kayisi-kalbe-iyi-geliyor-611.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 2010 17:12:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp i korumak]]></category>
		<category><![CDATA[kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kayısı]]></category>
		<category><![CDATA[kayısının yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=611</guid>
		<description><![CDATA[İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, yapmış oldukları deneyler sonucunda kanseri önleme özelliği olan kayısının, kalbi koruyucu özelliği olduğunu ve kalp krizi riskini de azalttığını ortaya çıkardıklarını belirtiyor. Kayısı aynı zamanda ritm bozukluklarını da düzenliyor. İnsanlara günde en az 3 ila 5 kayısı yemelerini öneren Dr. Özdemir, kayısının aynı zamanda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i.sabah.com.tr/sbh/2010/11/24/Haber/448222156064.jpg" alt="" width="200" height="160" />İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, yapmış oldukları deneyler sonucunda kanseri önleme özelliği olan kayısının, kalbi koruyucu özelliği olduğunu ve kalp krizi riskini de azalttığını ortaya çıkardıklarını belirtiyor. Kayısı aynı zamanda ritm bozukluklarını da düzenliyor. İnsanlara günde en az 3 ila 5 kayısı yemelerini öneren Dr. Özdemir, kayısının aynı zamanda iyi bir enerji kaynağı olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Ramazan Özdemir, &#8220;Kayısı, betakaroten içerdiği için göz sağlığı açısından da önemli&#8221; diyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/kayisi-kalbe-iyi-geliyor-611.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Krizi Riskini Mezura ile Belirleme</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/kalp-krizi-riskini-mezura-ile-belirleme-583.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/kalp-krizi-riskini-mezura-ile-belirleme-583.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 13:29:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi riski]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi riskini öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizini yenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=583</guid>
		<description><![CDATA[Kalp Krizi Riskini Mezura ile Belirleme Doç. Dr. Özgen Doğan, herkesin vücut kitle indeksini ve bel ölçüsünü bilmesi gerektiğini söylüyor: Bel bölgeniz ne kadar yağlıysa, kalp krizi geçirme riskiniz de o kadar fazla!.. New York&#8217;un ünlü kardiyologlarından, Columbia Üniversitesi ve New York Presbyterian Hastanesi doktoru Doç. Dr. Özgen Doğan, kalp krizinden korunmak için alınabilecek basit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Kalp Krizi Riskini Mezura ile Belirleme</h1>
<p>Doç. Dr. Özgen Doğan, herkesin vücut kitle indeksini ve bel ölçüsünü bilmesi gerektiğini söylüyor: Bel bölgeniz ne kadar yağlıysa, kalp krizi geçirme riskiniz de o kadar fazla!..<img src="http://www.gencyasam.net/wp-content/uploads/mezura-100x100.jpg" alt="" align="right" /></p>
<p>New York&#8217;un ünlü kardiyologlarından, Columbia Üniversitesi ve New York Presbyterian Hastanesi doktoru Doç. Dr. Özgen Doğan, kalp krizinden korunmak için alınabilecek basit önlemleri anlattı:<br />
* Kalp krizi riskini en kolay mezura ile ölçebilirsiniz. Bel çevresinin ölçüsü, yani şişmanlık; kalp krizi için en büyük risk. Herkesin, vücut kitle indeksini ve bel çevresini bilmesi gerekiyor. Bel çevresi erkeklerde 108, kadınlarda 88 santimden fazla olmamalı. Ölçüyü mezura ile kalça kemiğinin üzerinden alın. Eğer bel bölgenizde yağ varsa kendinize bahaneler üretmeyin, çünkü içeride çok daha fazla yağ vardır. Kalp krizi geçirmeye en uygun kişiler arasındasınız! Kendinize bakacaksınız.<br />
* Şişmanlık için iki önemli faktör var. Birincisi ne kadar enerji harcadığınız, ikincisi de ne kadar enerji aldığınızdır. Harcamanız daha fazlaysa ne yerseniz yiyin, uzun dönemde kilo verirsiniz. Herkes &#8216;diyetteyim&#8217; diyor, egzersiz yapmıyor.</p>
<p><span id="more-583"></span></p>
<p><strong>FAST FOOD 4.5 KİLO FAZLALIK DEMEK!</strong><br />
* Fast food&#8217;lara gelince&#8230; Eğer haftada iki kere fast food tarzında yiyecek yiyorsanız, ekstradan 4.5 alırsınız. İki katı da insülin depolanır. Bu nedenle, fast food tüketimini mümkün olduğu kadar azaltın.</p>
<p><strong>İKİ SAAT TELEVİZYON OBEZİTEYİ ARTIRIYOR</strong><br />
* Ne kadar çok televizyon izlerseniz, şişman olma riskiniz de o kadar artar! Örneğin iki saat televizyon başında oturmak, şişmanlık riskini yüzde 23 artırıyor. Bu, dört saat televizyon seyrediyorsanız, yüzde 46 artış demektir. Ayrıca televizyon izleyerek geçirilen her iki saat, şeker hastalığına yakalanma riskini de yüzde 14 oranında artırıyor.</p>
<p><strong>YATMADAN YİYENLER KALİTELİ UYUYAMIYOR</strong><br />
* Yeme problemi olanların, obezlerin çoğu; kalorilerinin yüzde 25&#8242;ini geç saatte alıyor. &#8216;Gece yeme sendromu&#8217; olanların çoğu aslında uyku problemi yaşıyorlar.<br />
* Son zamanlarda yedi saatten az uyuyan insanların sayısı, yüzde 16&#8242;dan yüzde 37&#8242;ye çıkmış. Yani insanlar uyuyamıyor. Oysa uyku zayıflamak için önemli. Çünkü uykusuzluk iştah açan hormonun tetiklenmesine neden olur. Doğru uyku altı ile dokuz saat arası. Uykunun süresi kadar kalitesi de önemlidir. Çünkü uykusuzluktan dolayı kalp, tansiyon problemleri oluyor.<br />
* Uyku apnesi toplumun yüzde 10&#8242;unda var. Bu insanlar, uyuyamadıkları için yataktan yorgun kalkıyorlar. Bu da dört sene içinde yüksek tansiyona neden oluyor. Çünkü bu apneler sırasında tansiyon 25- 15&#8242;e kadar çıkıyor.</p>
<p><strong>İKTİDARSIZLIKTAN SONRA KALP HASTALIĞI GELİŞİR</strong><br />
* Kalp krizi geçirenlerin yüzde 50&#8242;sinde iktidarsızlık var. Genelde iktidarsızlık sorunu ortaya çıktıktan iki yıl sonra kalp hastalığı da kendini gösterir. Çünkü genital organa giden damarlar 1-2 milimetre çapında, onlar daha çabuk tıkanır. Kalbe giden damarlar ise daha kalın, onlar daha sonra tıkanır ve arada iki yıl fark eder.<br />
* Kalp ameliyatı da iktidarsızlığa çözüm olamaz. Kalp krizi geçirenlere, &#8216;İki kat merdiveni sorunsuz çıkmaya başladıktan sonra seks yapabilirsiniz&#8217; deriz. Ama cinsel sorunu varsa, yapamaz. Onların ürologlar tarafından tedavi edilmesi gerek. İktidarsızlık için alınan ilaçlar kalp için tehlikeli değildir. Genelde bu konuda bir korku var. Hiç egzersiz yapmayan bir insan için seks yapmak da bir egzersiz. Rahatsızlığının ardından hemen seks yaparsa, o zaman kalp krizi geçirebilir. İktidarsızlık, sigara ve kolesterolle aynı oranda kalp hastalığı belirtisidir.</p>
<p><strong>HER SİGARA HAYATINIZI 11 DAKİKA KISALTIYOR</strong><br />
* Her iki sigara içenden biri erken ölecek. Yani, sigara içenlerin yüzde 40&#8242;ı emekli olmadan ölecek. Her bir sigara, hayatımızı 11 dakika kısaltıyor. Genellikle insanlar altı kere denedikten sonra bırakabiliyorlar sigarayı. Kilo almamak için sigara içenleri anlamıyorum. Sigarayı bıraktıktan sonra en fazla ilk dört ayda iki-üç kilo alınıyor. Sigara bu üç kilodan daha tehlikelidir.<br />
* Bu yıl Türkiye&#8217;de çok hayat kurtulacak. Sigara içme yasağının ardından sigarayı bırakanlar yüzde 10 düzeyinde olursa, bu her 100 kişiden 10&#8242;unu kurtardık demektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/kalp-krizi-riskini-mezura-ile-belirleme-583.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp krizi riskini en aza indirmek için 7 öneri</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/kalp-krizi-riskini-en-aza-indirmek-icin-7-oneri-352.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/kalp-krizi-riskini-en-aza-indirmek-icin-7-oneri-352.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 07:59:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi önlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi riski]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi riskini azaltma]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizine karşı önlem alma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/kalp-krizi-riskini-en-aza-indirmek-icin-7-oneri-352.html</guid>
		<description><![CDATA[Kalp krizi riskini en aza indirmek için 7 öneri Kalp krizi riskini en aza indirmek elinizde. Sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam bir yana; göz ardı edilen yedi önemli ayrıntı var ki, onları uygulamak hayat kurtarıyor. Herhangi bir risk faktörü altında olmayanların bile hayatı boyunca kalp krizi geçirme riski bulunuyor. Yüzde 1&#8242;lik bir risk bile hayatımızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 align="center">Kalp krizi riskini en aza indirmek için 7 öneri</h3>
<p style="text-align: center"><img src="http://img.takvim.com.tr/2007/03/06/im/17E607B311D3CF40AB407035b.jpg" height="160" width="200" /></p>
<p> <strong><span class="style24"><span class="detay_spot">Kalp krizi riskini en aza indirmek elinizde. Sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam bir yana; göz ardı edilen yedi önemli ayrıntı var ki, onları uygulamak hayat kurtarıyor</span>. </span></strong></p>
<p><span id="more-352"></span></p>
<p><span class="style12"><span class="style24"></span>Herhangi bir risk faktörü altında olmayanların bile hayatı boyunca kalp krizi geçirme riski bulunuyor. Yüzde 1&#8242;lik bir risk bile hayatımızı kabusa çeviriyor. Yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, sigara kullanımı, ailede kalp hastalığı öyküsü, hareketsiz yaşam ve 40 yaş üzeri olma gibi faktörler, kalp krizi geçirme riskini yüzde 50 oranında artırıyor. Ancak kalp krizi geçirme riskini en aza indirmek kişilerin kendi elinde. Kalp Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hamulu herkesin gözden kaçırdığı yedi risk faktörüne dikkat çekiyor. İşte Prof. Dr. Hamulu&#8217;nun hayat kurtarıcı yedi altın önerisi:</p>
<p>1- MUTLU EVLİLİK İLAÇ<br />
GİBİ Düzenli ve mutlu bir evlilik, kalp krizi riskini düşürüyor. Evli olmak, genelde toplumda kabul görme anlamına geldiği için, evli olanlar toplumda sosyal barışı yakalıyor ve bunun getirdiği stres faktörlerinden de uzak oluyor. Evliliğinde mutlu olanlar ve düzenli bir yaşam sürenler kafasındaki sorumlulukları evine, ailesine yönlendirir. Bekar insanların konsantrasyonları dağınık olur. Sosyal açıdan da büyük stres altına girerler. Bu stres de kalp krizi riskini tetikler.</p>
<p>2- DOYA DOYA GÜLÜN<br />
Gülmek ve ağlamakKlinik olarak ağlamak ve gülmek aslında aynı şey olarak kabul ediliyor. Yani her ikisi de duyguların boşalması anlamına geliyor. Genellikle aşırı üzüntü, öfke, aşırı yük gibi faktörler ağlama ya da gülmeye neden oluyor. Kişi gerçekten durumu kafasında algılayarak mizah duygusu ile hareket ederek gülerse, büyük oranda rahatlar. Gülmek, keyif hormonlarını salgılar ve stres hormonlarının baskılanmasına yardımcı olur. Bu sayede kalbe zararlı olan faktörler de ortadan kalkar.</p>
<p>3- DERT ETMEYİN<br />
Kişilik yapısı üzülmeye çok meyilli olan insanlar kendisi dışında çevresinde gelişen olaylara ve insanların yaşadıklarına çok hassas yaklaşabilir. Sürekli kederlenebilir ve olayları kendine dert edinebilir. Günlük hayatta bunun dışına çıkabilmek çok önemli. Çevredeki olayların etkisi altında kalmak ve onlar için kederlenmek, kalbe oldukça zararlı. Çünkü kişinin sürekli kendini memnun ve mutlu edecek bir şeyler bulması, kalp krizi geçirme riskini düşürüyor. Mutluluk, var olan hastalıklarının ilerlemesi de yavaşlatıyor. Bu durumda uzmanlar herkese kendilerini mutlu edebilecek ayrıntıları yakalamalarını öneriyor. Bunun için bir uğraş bulmak, bahçe işleri, hayvan besleme, beyni mutluluk verici detaylarla doldurmak gerekir. Savaşlar, doğal afetler, patlayan bombaları sürekli düşünmek kalbi hırpalıyor.</p>
<p>4- MUTLAKA AŞIK OLUN<br />
Aşık olunduğunda fizyolojik açıdan vücutta bazı yararlı hormonlar salgılanır. Bu hormonlar kalp sağlığını olumlu etkiliyor. Aşk, insanlar için çok büyük bir konsantrasyondur. Kişiyi olumsuz çevreden koparıp, tek başına keyifli hale getiren bir olgudur.</p>
<p>5- MASA BAŞINDA ÇALIŞANLAR<br />
Sürekli masa başında çalışanların kalp hastalıklarına yakalanma riski çok yüksektir. Bu kişilerin öncelikle masa başından kalkmaları gerekir. Hareketsiz olarak 2 saati masa başında geçirmek ciddi bir kalp krizi riski oluşturmaktadır. Öncelikle günlük 45 dakikalık yürüyüş yapmak çok önemlidir. Otururken yapılabilecek egzersizler çok önemlidir. Bunlar; boynunuzu çevirin, bacaklarınızı karnınıza çekip uzatın, pedal hareketi yapın ve kollarınızı arkaya doğru açarak gerin.</p>
<p>6- ÖĞLEN UYKUSU ÖNEMLİ<br />
Öğle saatlerinde ya da öğle sonrası bir saatlik uyku, vücuttaki bütün stresi alıyor. Öğle uykusu uyuyanların uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşüyor. Uykuda beden ile birlikte ruhsal dinlenme de gerçekleşiyor. Fizik olarak uykusuzluğa dayanılabileceğini, ancak ruhsal olarak dayanmanın mümkün olmadığını söyleyen uzmanlar, ruhsal gerilimin de zararlı hormonların salgılanmasına neden olduğunu bunun da kriz riskini tetiklediğini belirtiyor.</p>
<p>7- DOĞUM KONTROL HAPI<br />
Doğum kontrol hapları, kalp damarlarında pıhtılaşma meylini artırıyor. Bu pıhtının damarların dışında akciğerlerde ve beyinde oluşma riski de oldukça yüksek. Mecbur kalınmadıkça bu hapları kullanmamakta fayda var. Hele ki kişide kalp hastalığı söz konusu ise doğum kontrol hapından kesinlikle uzak durması gerekiyor. Çünkü uzun kullanımlarda damar içindeki pıhtı oluşma riski de artıyor.  </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/kalp-krizi-riskini-en-aza-indirmek-icin-7-oneri-352.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak havalarda vücudunuzu tuzsuz bırakmayın</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/sicak-havalarda-vucudunuzu-tuzsuz-birakmayin-341.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/sicak-havalarda-vucudunuzu-tuzsuz-birakmayin-341.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 20:26:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastaları ve tuz]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak havalarda kalp hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[tuzun yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/sicak-havalarda-vucudunuzu-tuzsuz-birakmayin-341.html</guid>
		<description><![CDATA[Sıcak havalarda vücudunuzu tuzsuz bırakmayın Kalp hastalarının sıcak havalarda kendilerine çok daha özen göstermeleri gerekiyor. Ünlü Kalp Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, vücudun susuz ve tuzsuz bırakılmamasını söyledi Hava sıcaklıklarının artması ile birlikte kalp ve tansiyon ile ilgili şikayetler de artış gösteriyor. Memorial Hastanesi Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp hastalarının yaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Sıcak havalarda vücudunuzu tuzsuz bırakmayın</h3>
<p><img src="http://yenisafak.com.tr/resim/site/untitled17338f009b3384fbb4by.jpg" align="right" height="111" width="148" /> <font class="haberdetayspot">Kalp hastalarının sıcak havalarda kendilerine çok daha özen göstermeleri gerekiyor. Ünlü Kalp Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, vücudun susuz ve tuzsuz bırakılmamasını söyledi</font></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Hava sıcaklıklarının artması ile birlikte kalp ve tansiyon ile ilgili şikayetler de artış gösteriyor. Memorial Hastanesi Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp hastalarının yaz döneminden nasıl etkilendikleri ve bu olumsuz etkileri ortadan kaldırma yöntemleri hakkında bilgi verdi. </font></p>
<p><font class="haberdetaymetin"><strong>İDRAR SÖKTÜRÜCÜ İLACA DİKKAT</strong></font></p>
<p><span id="more-341"></span></p>
<p><font class="haberdetaymetin">“Kalp hastaları iki çeşit hastalık nedeniyle yazdan etkileniyor. Bunlardan biri, koroner kalp hastaları diğeri de kalp kapak hastaları. Kapak hastalarının yazdan etkilenme nedenleri, yüzde 90 oranında idrar söktürücü kullanmalarından ileri geliyor. Çünkü bu hastalar vücutlarındaki fazla su ve tuzu idrarla atarlar. Ancak yazın çok terledikleri için terleme ile de tuz ve su atacaklarından özellikle tuz kayıpları aşırı miktarda olmaktadır. Bu da halsizlik, bitkinlik ve ritim bozukluğuna yol açabilir. Doktorlarına danışarak idrar söktürücü ilaç dozunu gerekli miktara azaltmaları gerekiyor. Koroner kalp hastalarında ise kan akışkanlığı çok önemli. Bu hastalara kan sulandırıcı ilaçlar veriliyor ki, kanlarının akışkanlığı artsın. Ancak koroner kalp hastaları yaz aylarında çok fazla terledikleri için 1-2 litrelik su kayıplarında kanları koyulaşıyor ve akışkanlığı da azalıyor. Bu nedenle bol bol su içmeliler. Su, onların terlediklerinde kaybettikleri su miktarını geri kazandırıyor.” </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/sicak-havalarda-vucudunuzu-tuzsuz-birakmayin-341.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğru beslenme kalbi koruyor</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/dogru-beslenme-kalbi-koruyor-323.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/dogru-beslenme-kalbi-koruyor-323.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jun 2008 16:14:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli beslenme hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli beslenmenin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[doğru beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[doğru beslenmenin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[doğru beslenmenin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[kalbi koruma]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/dogru-beslenme-kalbi-koruyor-323.html</guid>
		<description><![CDATA[ Doğru beslenme kalbi koruyor Yemek şeklini değiştir, kalbini koru. Yağdan uzak dur. Meyve ye, krizden korun.  Kalbinizi korumanın yolu, doğru beslenmekten geçiyor. Yıllar içinde yorulan kalbinizi, daha az yağ tüketerek, bol meyve yiyerek ya da yemek pişirme yöntemlerinizi değiştirerek dinlendirmeniz mümkün. Diyetformula uzmanlarının hazırladığı yazı dizimiz &#8216;kalp&#8217;sağlığına uygun beslenme konusuyla devam ediyor. Kalp ve damar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 align="center"> Doğru beslenme kalbi koruyor</h2>
<p><img src="http://img.takvim.com.tr/2007/02/13/im/A9738A121DC4824293A8A4D2b.jpg" align="left" height="160" width="100" /><span class="style12"><span class="ana_haber">Yemek şeklini değiştir, kalbini koru. Yağdan uzak dur. Meyve ye, krizden korun.  </span></span></p>
<p><span class="style12"><span class="style24"><span class="detay_spot">Kalbinizi korumanın yolu, doğru beslenmekten geçiyor. Yıllar içinde yorulan kalbinizi, daha az yağ tüketerek, bol meyve yiyerek ya da yemek pişirme yöntemlerinizi değiştirerek dinlendirmeniz mümkün</span>.</p>
<p></span>Diyetformula uzmanlarının hazırladığı yazı dizimiz &#8216;kalp&#8217;sağlığına uygun beslenme konusuyla devam ediyor. Kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı bilinen risk faktörlerinin hemen her toplumda benzer olduğu kabul edilmektedir. Bunlar içinde yaş, erkek cinsiyet ve kalıtım değiştiremeyeceğimiz risk faktörleri iken sigara, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve bozuk yaşam tarzının (hareketsiz yaşam, dengesiz beslenme, alkol, vb.) getirdiği obezite bizlerin değiştirebileceği, önlenebilir risk faktörleridir.</span></p>
<p><span id="more-323"></span><span class="style12"><br />
<strong><br />
BESLENMEYE DİKKAT </strong><br />
TÜm dünyada olduğu gibi ülkemizde de özellikle düzeltilebilir risk faktörleri kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi stratejilerinin temelini oluşturmaktadır. Bunlar içinde kalp damar hastalığının gelişiminde en etkilisi kolesterol yüksekliğidir<strong>. </strong>Kişinin kolesterol düzeyi ne kadar yüksekse kalp hastası olma ihtimali de o kadar yüksektir. Kan kolesterol düzeyinin diyetle veya ilaçlarla düşürülmesinin kalp hastalığı bulunmayanlarda hastalığın oluşma olasılığını azalttığı, kalp hastalığı bulunanlarda da yaşam süresini uzattığı kesin olarak gösterilmiştir.<br />
<strong><br />
KALP İÇİN ÖNERİLER </strong><br />
Büyüklerimiz önceden çevrelerinde sürekli tereyağı, yağlı etler, ağır tatlılar tüketildiğini ama kimsenin hasta olmadığını söylerler. Halbuki, eskiden çok daha fazla hareket ediliyordu. Daha doğal, rafine edilmemiş besinler ve daha az tuz tüketiliyordu. Stres dahaazdı. Ayrıca atlanmaması gereken bir diğer nokta ise, eski kuşaklarda hastalık yaratmayan ama başlangıçlarını oluşturan durumların, genetik olarak yeni kuşaklara aktarıldı.</p>
<p><strong>RİSK FAKTÖRLERİ </strong><br />
<strong>Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon)</strong>, inmelere, kalp hastalıklarına, böbrek fonksiyon kayıplarına ve prematüre ölümlerine sebep olmaktadır. Yapılan çalışmalarda hipertansiyon görülme sıklığının, sigara kulanımıyla da ilişkili olarak çok fazla olduğu bulunmuştur. Yüksek kan basıncını dengelemek için; DASH diyeti, potasyum ve kalsiyum alımını artırıp, sodyum alımını azaltmaya yöneliktir. <strong>Yüksek Kolesterol: </strong>Kolesterolün bir kısmı vücut tarafından üretilir, diğer kısmı da vücuda hayvansal kaynaklardan alınır. Aşırı alımı vücutta damar tıkanıklığı nedeniyle kalp hastalıklarına neden olabilecek, bir etmendir. Ayrıca hiç tüketilmemesi veya yetersiz alımı vücut için sakıncalı olabilir. <strong>Kolesterol Yönünden Zengin Yiyecekler: </strong>Beyin, Sakatatlar (karaciğer, böbrek, dil, dalak, yürek, işkembe vb.tüketilmemelidir. Yumurta sarısı haftada 1-2 kez, beyazıyla beraber tüketilebilir. Sucuk, salam, sosis, pastırma ve kaymak, krema, tereyağı, kuyruk yağı gibi besinler mümkünse hiç veya çok sınırlı tüketilmelidir.<br />
<strong><br />
KALBİNİZİ KORUYUN </strong><br />
<strong>Sebze ve Meyve Çeşitlerini Tüketmeyi İhmal Etmeyin<br />
* </strong>Sebze ve meyveleri, vitamin, mineral ve kalp sağlığını koruyacak önemli maddeleri içeren paketler gibi düşünebiliriz.<br />
* Ayrıca hiç yağ içermezler ve içerdikleri yüksek posa sayesinde çok sağlıklıdırlar.<br />
* Günde <strong>7-9 porsiyon (en az 5 porsiyon) </strong>sebze ve meyve tüketimine dikkat edin. Sebze ve meyvelere rengini veren maddelerin herbirinin farklı faydaları bulunmaktadır. Bu nedenle her renkten tüketerek, <strong>A (beta karoten), E, C vitaminlerini, Laykopen vb. </strong>maddelerin alımını sağlayabilirsiniz. 7<strong>-9 porsiyon tüketim zor gelebilir. İşte ipuçları;<br />
* </strong>Sabah, kabuğu ile birlikte yiyebileceğiniz mevsim sebzeleri ilk alımı sağlar.<br />
* Karışık mevsim meyveleri suyu da günde 1 bardağı geçmeden tüketilebilir.<br />
* Yine ara öğünlerde tüketeceğiniz kabuklu sebze ve meyveler size gerekli porsiyonu tamamlamanızı sağlar.<br />
* Yemeklerde ise, her öğünde, yeterli miktarlarda tüketeceğiniz sebze veya salata, yeterli ve dengeli beslenmeniz için çok olumlu olacaktır.</p>
<p><strong>YAĞDAN UZAK DURUN </strong><br />
<strong>Yağlarla İlgili Bilinmesi Gerekenler:<br />
* </strong>Tüm yağ çeşitleri yüksek kalori içerir. Her çeşit yağın <strong>1 gramı 9 kalori</strong>dir.<br />
* Kalp sağlığı için sınırlı tüketilmesi gereken temel yağ çeşidi, doymuş yağdır. Çünkü kötü kolesterol olarak bilinen <strong>LDL </strong>düzeyini yükseltir. Yağlı etlerde ve tam yağlı süt ve ürünlerinde bulunur. Ayrıca tereyağı eklenmiş tüm yiyeceklerde bulunur. <strong>Sağlıksız doymuş yağ alımınızı azaltmanız için ipuçları;<br />
* </strong>Kahvaltıda ekmeğinize yağ sürme alışkanlığını mümkün olduğu kadar azaltın.<br />
* Kırmızı et alırken, görünen yağını mümkün olduğu kadar ayıklatın.<br />
* Kızarmış fast-food yiyeceklerini, sosis, tütsülenmiş etler, sucuk, salam gibi etlerin tüketimini mümkün olduğunca sınırlayı<br />
* Kek ve tatlı tariflerinizi kepekli un ve doğal tatlandırıcı ile hazırlayın.<br />
* Zeytinyağı ve sağlık için çok faydalı bir içeriğe sahip Kanola yağı tüketin.<br />
* Soya fasülyesi ve soya ürünlerinin içerdiği maddelerin total kolesterolü ve kötü koleterolü (LDL) düşürür.</p>
<p><strong>BALIK ZİYAFETİ</strong><br />
* Balıkta bulunan, çok sağlıklı omega-3 yağ asidi, kalp krizi riskini azaltır, bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesi, aritmilerden korunma için gereklidir.<br />
* Balık tüketiminizi artırmayı, yaşam şeklimize eklemek zor değildir. Çünkü balık ızgara tüketiminin yanısıra, somonlu veya ton balıklı sandviç, salata, makarna gibi yiyecekler kolaylıkla hazırlanabilir ve tüketilebilir.<br />
* Kanada&#8217;da yapılan araştırmalara gore, Balık tüketiminin az olduğu, yetersiz omega-3 alan gruplarda depresyon gibi psikolojik sorunların daha yaygın olduğu gösterilmiştir.</p>
<p><strong>ÖNERİLER</strong><br />
* Kolesterolünüz yüksekse, yağsız kırmızı et alımını haftada 2 öğün</p>
<p>60- 90 gram= 2-3 köfte kadarla sınırlandırın.<br />
* Kalp sağlığı için, tam tahıllı besinleri günlük beslenmenize adapte edin.<br />
* Tuz tüketiminize dikkat edin.<br />
* Alkol alım miktarınızı doğru belirleyin.<br />
* Aktif olmayı alışkanlık haline getirin.<br />
* Sigara içmeyin.<br />
* Önemli fitokimyasalları içeren kurubaklagilleri (kurufasülye, nohut, yeşil mercimek, barbunya) tüketmeyi ihmal etmeyin. Haftada 1-2 kez tüketmeye çalışın.<br />
* Keten tohumu da bir Omega-3 yağ asidi kaynağıdır. Keten tohumu, tohum olarak, toz olarak, un olarak kullanılabilir. Ekmekler, kekler gibi unla hazırlanan yiyeceklerde kullanılabilir. Yağlı tohum olduğu için günde 2 tatlı kaşığından fazla tüketimi önerilmez.<br />
<strong>Kalbe Yararlı Diğer Besinler:<br />
* </strong>Yeşil veya siyah çay<br />
* Kuru soğan, yeşil soğan, sarımsak ve pırasa gibi soğangiller<br />
* Çikolata   </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/dogru-beslenme-kalbi-koruyor-323.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enerji İçeçekleri Kalbe Zararlı</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/enerji-icecekleri-kalbe-zararli-313.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/enerji-icecekleri-kalbe-zararli-313.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2008 20:53:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji içeceği]]></category>
		<category><![CDATA[enerji içeceğinin zararı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji içeceğinin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/enerji-icecekleri-kalbe-zararli-313.html</guid>
		<description><![CDATA[Enerji İçeçekleri Kalbe Zararlı Kalp Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, aşırı miktarda kafein içeren enerji içeceklerinin kalp hastaları için zararlı olduğunu söyledi. Sönmez, &#8220;Kesinlikle içmemeleri gerekir. Ritim bozukluğu ve çarpıntı yapabilir&#8221; dedi. Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç Dr. Harun Arbatlı da şunları söyledi: &#8220;Güçlü yemekler yenirken veya yedikten sonra enerji içeceği gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 align="center">Enerji İçeçekleri Kalbe Zararlı</h3>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.gazeteyenigun.com.tr/moduller/imagefuncrop.asp?url=http%3A%2F%2Fwww%2Egazeteyenigun%2Ecom%2Etr%2Fhaber%5Fimages%2F28B%5Fenerji%2Dicecekleri%2Ejpg&amp;width=460" height="145" width="186" /></p>
<p> Kalp Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, aşırı miktarda kafein içeren enerji içeceklerinin kalp hastaları için zararlı olduğunu söyledi. Sönmez, &#8220;Kesinlikle içmemeleri gerekir. Ritim bozukluğu ve çarpıntı yapabilir&#8221; dedi. Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç Dr. Harun Arbatlı da şunları söyledi:</p>
<p><span id="more-313"></span></p>
<p>&#8220;Güçlü yemekler yenirken veya yedikten sonra enerji içeceği gibi uyarıcı nitelikteki içeceklerin tüketilmemesi gerekir. Alkolle birlikte kesinlikle alınmamalı. Kalp hastalarında bu içeceklerin mutlaka yan etkisi olur. Özellikle yaşlıların yüksek tansiyon, çarpıntı hatta kalp krizi geçirmesine neden olabilir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/enerji-icecekleri-kalbe-zararli-313.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Yüksek Tansiyon Tehlikesi</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/hamilelikte-yuksek-tansiyon-tehlikesi-298.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/hamilelikte-yuksek-tansiyon-tehlikesi-298.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2008 20:50:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte yüksek tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek tansiyonun zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/hamilelikte-yuksek-tansiyon-tehlikesi-298.html</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte Yüksek Tansiyon Tehlikesi Hamilelikte yüksek tansiyon hem anne için, hem de bebek için tehlikeli. Yüksek tansiyon anne adaylarında hamileliğin 20. haftasında ortaya çıkıyor. Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Seval Taşdemir, bu konuda şöyle konuşuyor: &#8220;Tansiyon yüksekse ellerde, bacaklarda ve yüzde şişlik olur. İdrarda protein tespit edilebilir. Erken tanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3> Hamilelikte Yüksek Tansiyon Tehlikesi</h3>
<p style="text-align: center"><img src="http://img.sabah.com.tr/2008/06/04/gny/im/508C23545AE31F46A7DEADDDr.jpg" align="left" height="97" width="54" /></p>
<p>Hamilelikte yüksek tansiyon hem anne için, hem de bebek için tehlikeli. Yüksek tansiyon anne adaylarında hamileliğin 20. haftasında ortaya çıkıyor. Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Seval Taşdemir, bu konuda şöyle konuşuyor: &#8220;Tansiyon yüksekse ellerde, bacaklarda ve yüzde şişlik olur. İdrarda protein tespit edilebilir. Erken tanı ve dikkatli takip, anne-bebek sağlığı açısından önemlidir. Yüksek tansiyon hamilelikten önce olabileceği gibi, hamileliğe bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Hamilelik bittikten sonra ise genellikle kaybolur.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/hamilelikte-yuksek-tansiyon-tehlikesi-298.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek Kolesterolün zararları</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/yuksek-kolesterolun-zararlari-284.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/yuksek-kolesterolun-zararlari-284.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 21:58:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterolün zararları]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek kolesterolün zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/yuksek-kolesterolun-zararlari-284.html</guid>
		<description><![CDATA[Yüksek Kolesterolün zararları Kötü kolesterol oranının yüksek olması kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor. Kilonun normal sınırlarda devamlılığını sağlamak, düzenli fiziksel aktivite ve diyet tedavi için önem taşıyor. Kolesterol, normalde her insanın kanında bulunan ve hücre zarları ile bazı hormonların yapımında kullanılan bir maddedir. Büyüme ve gelişmeye yardımcı olur. Kolesterol büyük oranda vücutta üretilir, az bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Yüksek Kolesterolün zararları</h3>
<p><img src="http://img.takvim.com.tr/2008/05/29/im/0DBA39972B6A014D877D1628b.jpg" align="left" height="94" width="58" />Kötü kolesterol oranının yüksek olması kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor. Kilonun normal sınırlarda devamlılığını sağlamak, düzenli fiziksel aktivite ve diyet tedavi için önem taşıyor.</p>
<p>Kolesterol, normalde her insanın kanında bulunan ve hücre zarları ile bazı hormonların yapımında kullanılan bir maddedir. Büyüme ve gelişmeye yardımcı olur.</p>
<p><span id="more-284"></span></p>
<p>Kolesterol büyük oranda vücutta üretilir, az bir kısmı ise dışarıdan besinler yoluyla alınır. Kolesterol tüm hayvansal besin ve yağlarda (et, süt, tereyağı gibi) yer alırken, bitkisel besin ve bitkisel yağlarda (meyve, sebze, tahıl gibi) bulunmaz.</p>
<p><strong>FELÇ MEYDANA GELEBİLİR<br />
Kötü kolesterol: LDL<br />
</strong>LDL kolesterol oranının yüksek olması tehlikelidir. Kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artırır ve bu hastalıkların ilerlemesini hızlandırır. LDL kolesterol yani kötü kolesterol, kanda yağların damar duvarında birikmesine sebep olarak ateroskleroz (damar sertliği) denilen bir çeşit damar hastalığına yol açar. Damar sertliği nedeniyle damar zamanla daralarak kanın geçmesine izin vermez ve kalp krizine neden olur. Eğer damar tıkanması beyin damarlarında gerçekleşirse, inme (felç) meydana gelebilir.</p>
<p><strong>YILLAR SONRA ETKİ EDER<br />
</strong>Kolesterolün yüksek olması herhangi bir şikayete sebep olmaz. Kolesterol yüksekliğinin yol açtığı kalp krizi veya felç gibi hastalıklar, kolesterolün damar duvarında birikmesiyle yıllar sonra ortaya çıkar.</p>
<p><strong>İyi kolesterol: HDL<br />
</strong>HDL kolesterol, LDL kolesterolü taşıyarak damar duvarından uzaklaştırır. HDL kolesterolün yüksek olmasının kalpdamar hastalıklarından koruyucu rolü vardır.</p>
<p>* * *<br />
<strong>Medicana Çamlıca Hastanesi Kadiyovasküler Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Gürer anlatıyor&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/yuksek-kolesterolun-zararlari-284.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meyve Suyunun Yararları</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/meyve-suyunun-yararlari-264.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/meyve-suyunun-yararlari-264.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 May 2008 10:05:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[meyve suyu]]></category>
		<category><![CDATA[meyve suyu içmenin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[meyve suyunun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[meyve suyunun yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/meyve-suyunun-yararlari-264.html</guid>
		<description><![CDATA[Meyve suyu kalbe faydalı Fransız bilim adamları tarafından yürütülen bir araştırma, meyve sularının kalp hastalıkları ve damar tıkanıklığını önlemede meyvenin kendisinden daha etkili olduğunu ortaya koydu.   Elma ve siyah üzümde bulunan “fenol” adlı madde bu meyvelerin taze sıkılmış sularında daha yoğun bir şekilde açığa çıkıyor. Bu maddenin antioksidan etkisi ise kolestorelün düşürülmesine yardım ederek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 align="center">Meyve suyu kalbe faydalı</h1>
<p align="justify">
<p style="text-align: center"><img src="http://www.gazeteyenigun.com.tr/moduller/imagefuncrop.asp?url=http%3A%2F%2Fwww%2Egazeteyenigun%2Ecom%2Etr%2Fhaber%5Fimages%2FC7C%5Fmey%2Ejpg&amp;width=460" height="123" width="168" /></p>
<p align="justify">Fransız bilim adamları tarafından yürütülen bir araştırma, meyve sularının kalp hastalıkları ve damar tıkanıklığını önlemede meyvenin kendisinden daha etkili olduğunu ortaya koydu.</p>
<p align="justify"> <span id="more-264"></span></p>
<p align="justify"> Elma ve siyah üzümde bulunan “fenol” adlı madde bu meyvelerin taze sıkılmış sularında daha yoğun bir şekilde açığa çıkıyor. Bu maddenin antioksidan etkisi ise kolestorelün düşürülmesine yardım ederek kalbi ve damarları koruyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/meyve-suyunun-yararlari-264.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

