<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gençyaşam.Net &#187; Ağız ve Diş Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.gencyasam.net/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gencyasam.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Sep 2009 09:16:57 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Diş Taşlarının Zararları</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/dis-taslarinin-zararlari-412.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/dis-taslarinin-zararlari-412.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 12:25:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş taşları]]></category>
		<category><![CDATA[diş taşları hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[diş taşlarının dişe etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[diş taşlarının zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=412</guid>
		<description><![CDATA[Diş Taşlarının Zararları
Çoğu zaman temizlenmesi ihmal edilen diş taşları, diş eti kanamasına, ağız kokusuna, diş etlerinin iltihaplanmasına neden olabiliyor. Ağız ve Diş Hastalıkları Uzmanı Dr. Altuğ Serçe, diş temizliği ve düzenli fırçalama ile diş taşının oluşmasının engellenebileceğini belirtti: Dişlerde gereken temizlik ve tedavi yapılmadığında iltihaplanan diş etleri fırçalaıkça kanayan, şişkin, koyu kırmızı, ağrılı ve ağır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Diş Taşlarının Zararları</h1>
<p><img src="http://img.sabah.com.tr/2008/09/21/gny/im/B4ABD123C5802F4DAC1B5E8Er.jpg" alt="" width="92" height="106" align="right" />Çoğu zaman temizlenmesi ihmal edilen diş taşları, diş eti kanamasına, ağız kokusuna, diş etlerinin iltihaplanmasına neden olabiliyor. Ağız ve Diş Hastalıkları Uzmanı Dr. Altuğ Serçe, diş temizliği ve düzenli fırçalama ile diş taşının oluşmasının engellenebileceğini belirtti: Dişlerde gereken temizlik ve tedavi yapılmadığında iltihaplanan diş etleri fırçalaıkça kanayan, şişkin, koyu kırmızı, ağrılı ve ağır kokulu bir hal alır. Zamanla dişler etrafındaki çene kemiğinde erime ve diş etinde çekilmeler başlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/dis-taslarinin-zararlari-412.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dutun Yararları</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/dutun-yararlari-360.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/dutun-yararlari-360.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 10:34:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusunu önlemek]]></category>
		<category><![CDATA[dut]]></category>
		<category><![CDATA[dut yemenin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[dutun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[dutun yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/?p=360</guid>
		<description><![CDATA[Dut Ağız Kokusunu Önlüyor

Duttan yapılan pekmezin besin değeri yüksek bir yiyecek olduğu biliniyor. Dut; kansızlık, astım, bronşit, ülser ve benzeri mide hastalıklarını iyi ediyor. Bebeklerin gelişiminde de etkili olan dut; soğuk havalarda vücut direncini artırıyor. Ayrıca, sporculara ihtiyaç duydukları enerjiyi de sağlıyor. Uzmanlar; zekayı da geliştiren dutun yapraklarının ağız yaraları, salya ve ağız kokuları için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">Dut Ağız Kokusunu Önlüyor</h1>
<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://img.sabah.com.tr/2008/07/14/gny/im/32EA797C0944FB4B8A56C3A7r.jpg" alt="" width="39" height="78" /></p>
<p>Duttan yapılan pekmezin besin değeri yüksek bir yiyecek olduğu biliniyor. Dut; kansızlık, astım, bronşit, ülser ve benzeri mide hastalıklarını iyi ediyor. Bebeklerin gelişiminde de etkili olan dut; soğuk havalarda vücut direncini artırıyor. Ayrıca, sporculara ihtiyaç duydukları enerjiyi de sağlıyor. Uzmanlar; zekayı da geliştiren dutun yapraklarının ağız yaraları, salya ve ağız kokuları için başvurulan en etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu dile getiriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/dutun-yararlari-360.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kekemelik tedavisi mümkün</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/kekemelik-tedavisi-mumkun-349.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/kekemelik-tedavisi-mumkun-349.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jun 2008 20:48:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kekemeliği düzeltmek]]></category>
		<category><![CDATA[kekemelik]]></category>
		<category><![CDATA[kekemelik hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[kekemelik nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kekemelik tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/kekemelik-tedavisi-mumkun-349.html</guid>
		<description><![CDATA[ Kekemelik tedavisi mümkün

Kadınlara oranla erkeklerde üç kat daha fazla görülen kekemelik, hastalıktan sayılmıyor ama pek çok kişiyi neredeyse hayatından bezdiriyor. 

Erken yaşta başlayan ve nedeni hakkında kesinleşmiş bir bilgi olmayan kekemelik, aslında bir hastalık değil. Her ne kadar kişinin hayatını zorlaştırsa, pek çok sıkıntı yaratsa da, kekemeliğin tedavi edilebilir bir konuşma bozukluğu olduğu belirtiliyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 align="center"> Kekemelik tedavisi mümkün</h3>
<p style="text-align: center"><img src="http://img.takvim.com.tr/2007/02/24/im/76441D3B8BD8B24A81A5A297b.jpg" height="160" width="200" /></p>
<p><strong>Kadınlara oranla erkeklerde üç kat daha fazla görülen kekemelik, hastalıktan sayılmıyor ama pek çok kişiyi neredeyse hayatından bezdiriyor. </strong></p>
<p><span id="more-349"></span></p>
<p>Erken yaşta başlayan ve nedeni hakkında kesinleşmiş bir bilgi olmayan kekemelik, aslında bir hastalık değil. Her ne kadar kişinin hayatını zorlaştırsa, pek çok sıkıntı yaratsa da, kekemeliğin tedavi edilebilir bir konuşma bozukluğu olduğu belirtiliyor. Tedavideki amaç, iyileştirmek değil, konuşmanın akıcılığında düzeltmeler yaparak iletişimin kalitesini artırmak olmalı diyen uzman odyolog ve psikolog Sevtap Babayiğit, kekemeliğin hangi durumlarda ortaya çıktığı, tipleri, nasıl davranılması gerektiği ve tedavisi konusunda önemli açıklamalarda bulunuyor. Değişik toplumlarda değişik sıklıklarda yaşanan kekemelik, erkeklerde, kadınlara oranla üç kat daha fazla görülüyor. Kekemeliğin bir karakteri de ailede görülme sıklığının yüksek olması ve nesilden nesile ortaya çıkması. Bu durum uzmanlarda, genetik faktörlerin de önemli olabileceğini düşündürüyor. Pek çok açıdan kekemelik bir çeşit çocukluk rahatsızlığı sayılıyor. Şüphesiz çok ileri derecede kekemeliği olan birçok yetişkin mevcuttur ama hemen hemen tüm vakalarda rahatsızlık okul öncesi çağlarda oluşuyor.</p>
<p><strong>HANGİ DURUMDA YAŞANIYOR? </strong><br />
Kekemeliğin ciddiyeti zaman içinde farklılık gösteriyor. Bazen ortadan kalktığı gibi, bazen de çok ciddi bir tablo yansıtabiliyor. Bazı kekemelerin tek başınayken, bir hayvan ya da bebekle konuşurken, şarkı, şiir söylerken, küfrederken kekelemedikleri biliniyor. İlginç olaylardan biri de kekemenin tiyatro oyununda başka bir kişiliği oynarken kekelememesi veya birkaç lisan bildiğinde sadece bir lisanda kekeliyor olması. Kekemelerde ciddi bir tablonun oluşabileceği durumlar ise şöyle:</p>
<p>* Kalabalığa konuşma yapılması.</p>
<p>* Telefonla konuşma anı.</p>
<p>* Uzun kelime söyleme zorunluluğu.</p>
<p>* Kısa sürede konuşma mecburiyeti.</p>
<p>* Sabırsız bir dinleyiciye birşeyler anlatma durumu.</p>
<p>* Duyulmadığında tekrarlama hali.</p>
<p>* Reddedildikleri zamanlar. Tipik bir kekeme diğer yönleri ile herkesten farksızdır, hiçbir fizyolojik ve yapısal farklılık göstermez. Ortak bilinen birşey de genelde kekemelerde konuşmanın geç başladığı ve ülasyon bozukluğu&#8217; denilen bazı seslerin yanlış telaffuzunun çocukluğunda varolduğudur.</p>
<p><strong>DÖRT FARKLI TİPİ VAR</strong><br />
Konuşmanın akıcılığı ile ilgili bir iletişim bozukluğu olan kekemeliğin dört tipi bulunuyor. Bunların; dikkat çekecek kadar anormal duraklamalar, ses veya heceleri uzatmalar, tekrarlar ve bazı patlamalı sesler denilen harfleri çıkartmadaki zor ataklar olduğunu açıklayan uzmanlar, kekemeliğin bazı özelliklerinin ikincil özellikler olduğunu belirtiyor. Vücut ve yüz hareketlerinin de kekemenin durumdan kaçma çabalarına eklendiği durumlarda, bu tip davranışların bir özelliği, olayı daha anormal duruma dönüştürmeleridir. Hatta bazı kekemelerde terapi seansları sadece bu ikincil davranışları ortadan kaldırmayı amaçlar ki, söylenmeye çalışılan daha iyi anlaşılabilsin. Kekemelerin çoğu konuşmalarını daha akıcı hale getirme amaçlı pek çok strateji kullanabilir, ama bu stratejiler zaman içinde sorunu çözmeyip daha karmaşık bir ızdıraba dönüştürebilir. Bu da psikolojik sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlar.</p>
<p><strong>TEDAVİ UZUN SÜRÜYOR </strong><br />
Seanslar halinde ve değişik yöntemler uygulanan kekemeliğin tedavisi uzun sürüyor. Tedavi öncesi asıl amaç saptanıyor, fikir birliğine varılması gerekiyor. İstenilen kriterler tedavi aşamalarının ana hatlarını belirliyor. Durum böyle olduğunda hekime büyük görev düşüyor. Her tedavi metodundan haberdar olması gereken hekimin hastasını tanıdıktan sonra hangi metodla tedavi uygulayacağında başarılı sonuç alacağını bilmesi ve ona göre kendini- hastasını yönlendirmesi gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/kekemelik-tedavisi-mumkun-349.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmplant Tedavisi</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/implant-tedavisi-331.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/implant-tedavisi-331.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 22:03:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[implant]]></category>
		<category><![CDATA[implant hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[implant tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[implant tedavisi hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/implant-tedavisi-331.html</guid>
		<description><![CDATA[İmplant Tedavisi
 İmplant, görüntü ve çiğneme hissi olarak doğala en yakın protez şeklidir. Hastaya getirdiği avantajlar sayesinde, son yılların en gözde tedavi yöntemlerinin başında yer almaktadır&#8230;.
Bir dişimizi kaybettiğimizde bunu yerine koyma yöntemlerinden biri de implant tedavisidir. İmplant, çene kemiğinize cerrahi olarak yerleştirilen titanyumdan yapılmış ve dişin kökü yerine geçen bir vidadır. Kemiğe biyolojik olarak kaynadıktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>İmplant Tedavisi</h3>
<p><img src="http://img.takvim.com.tr/2008/06/19/im/81791D87C5D03F42AAAB48F4b.jpg" alt="implant" align="left" height="160" width="100" /> İmplant, görüntü ve çiğneme hissi olarak doğala en yakın protez şeklidir. Hastaya getirdiği avantajlar sayesinde, son yılların en gözde tedavi yöntemlerinin başında yer almaktadır&#8230;.</p>
<p>Bir dişimizi kaybettiğimizde bunu yerine koyma yöntemlerinden biri de implant tedavisidir. İmplant, çene kemiğinize cerrahi olarak yerleştirilen titanyumdan yapılmış ve dişin kökü yerine geçen bir vidadır. Kemiğe biyolojik olarak kaynadıktan sonra üzerine porselenden dişiniz yapılır. Görüntü ve çiğneme hissi olarak doğala en yakın protez şeklidir. İmplant tedavisi, hastaya getirdiği avantajlar sayesinde son yılların en gözde tedavi yöntemlerinin başında gelmektedir. Bugün için implant tedavilerinin 21. Yüzyıl&#8217;ın üzerinde en çok çalışılacak olan diş tedavi şekli olduğu anlaşılmaktadır. Doğru teşhis, yeterli bilgi, tecrübe ve ekipmanla uygulandığında, diş implantı hasta ve hekim açısından olağanüstü başarılı sonuçlar verebilen bir tedavi şeklidir.</p>
<p><span id="more-331"></span></p>
<p><strong>Yaş limiti bulunmuyor<br />
</strong>İmplant vidaları belirli kalınlığı ve genişliği olan yapılardır. Bu nedenle implant konulması öngörülen bölgede, çene kemiğinin, bu implant vidasını kabul edecek yükseklik ve genişliğe sahip olması gerekmektedir. Var olan kemiğin kalitesi de implant başarısını etkileyen faktörlerden biridir. Ayrıca tedaviden önce ve implant ağızda kaldığı sürece diş etlerinin tamamen sağlıklı olması gerekmektedir. Hastanın genel sağlık durumu iyi olduğu sürece implant uygulamasını engelleyecek bir üst yaş limiti yoktur ancak kemik gelişimi tamamlanmamış çok genç hastalara uygulanması tercih edilmeyebilir.</p>
<p><strong>Şeker hastaları riskli<br />
</strong>Kontrol altında olmayan şeker hastaları, kan pıhtılaşma bozukluğu olan kişiler, çok uzun yıllar kortizon almış ve halen almaya devam edenler implant yaptıramazlar. Önceden çok büyük miktarda kemik kaybı olan kişilerde de implant yapılamıyordu. Ancak günümüzde çene kemiği implanta uygun hale getirilerek uygulama yapılabiliyor.<br />
<strong><br />
Süresi değişiyor<br />
</strong>Artık implant operasyonlarının sadece yarım saat içinde yapılması bile mümkün oluyor. Diş ve kemik yapınız doğrultusunda belirlenen operasyon şekline göre, toplam süre değişiyor. Genelde birinci operasyondan sonraki 2. veya 3. ayda işlem bitiriliyor.</p>
<p><strong>Temizlik ve bakım önemli<br />
</strong>İmplantların ağız içindeki yabancı cisimler olduğu düşünülürse, temizlikleri en az kendi dişleriniz kadar hatta daha da önemlidir. İmplantların temizlikleri belli bir öğrenme süreci gerektirse de zor değildir. Ancak bu iş için yeterli zamanı ayırmanız gerekmektedir. Bu tip bir tedavinin başarılı olması için gerekli olan en önemli faktör, düzenli ağız bakımıdır.</p>
<p><strong>Ömrü birçok etkene bağlı<br />
</strong>İmplantların ağızda yaklaşık 40 yıl kadar süreyle sorunsuz kaldığı vakalar bilinmektedir. Fakat implantlardan ortalama beklenti bundan kısadır. İmplantın ömrü birçok etkene bağlıdır. Hastanın sağlığı ve implantların iyi bakımı, bunların sadece ikisidir. Sonuçta, implantlar bir ömür boyu kullanılabilir.</p>
<p><strong>Hiçbir yan etkisi yok<br />
</strong>İmplantlar, organizma için herhangi bir yan etkisi bulunmayan maddelerden yapılmış ve yıllardır yoğun araştırmalara tabi tutulmuştur. Bu maddeler genellikle titanyum gibi metallerdir. Vücudun bunlara karşı antigen üretip kalp ve böbrek transplantlarında olduğu gibi reddetmesi mümkün değildir.</p>
<p>* * *<br />
<strong>Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Ortakoğlu anlatıyor&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/implant-tedavisi-331.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişler için kanal tedavisi</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/disler-icin-kanal-tedavisi-324.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/disler-icin-kanal-tedavisi-324.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 21:10:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[dişler için kanal tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanal tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanal tedavisi hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[kanal tedavisinin yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/disler-icin-kanal-tedavisi-324.html</guid>
		<description><![CDATA[Dişler için kanal tedavisi

 Kanal tedavisi, çekilmesini engellemek için dişe son bir şans veren işlemdir&#8230; Bu yöntemle doğru restore edilen diş, ömür boyu ağızda fonksiyon görebilir.

Kanal tedavisi (endodonti) derin çürük, ileri diş eti hastalıkları (periodontal hastalıklar) veya travma gibi nedenlerle dişin iç kısmında bulunan sinirin (pulpa) iyileşemeyecek derecede zarar gördüğü ya da canlılığını kaybettiği durumlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 align="center">Dişler için kanal tedavisi</h3>
<p style="text-align: center"><img src="http://img.takvim.com.tr/2008/06/16/im/601F8840F5C2E04CB809A4C5b.jpg" height="160" width="200" /></p>
<p> <strong><span class="style24"><span class="detay_spot">Kanal tedavisi, çekilmesini engellemek için dişe son bir şans veren işlemdir&#8230; Bu yöntemle doğru restore edilen diş, ömür boyu ağızda fonksiyon görebilir.</span></span></strong></p>
<p><span id="more-324"></span></p>
<p>Kanal tedavisi (endodonti) derin çürük, ileri diş eti hastalıkları (periodontal hastalıklar) veya travma gibi nedenlerle dişin iç kısmında bulunan sinirin (pulpa) iyileşemeyecek derecede zarar gördüğü ya da canlılığını kaybettiği durumlarda uygulanan bir tedavi yöntemidir. Kanal tedavisi, kök kanalındaki tüm pulpanın çıkartılarak kanalın temizlenip şekillendirilmesi ve dezenfekte edilerek doldurulmasını içerir. Bu tedavinin amacı, hastanın rahatsızlığını gidererek dişin estetik ve fonksiyon bakımdan uzun yıllar işlev görmesini sağlamaktır.</p>
<p><strong>AĞRISIZ BİR işlemdir<br />
</strong>İşlem anestezi altında gerçekleştirildiği için ağrısızdır. Canlılığını tamamen kaybetmiş dişlerde his olmadığı için bu dişler anestezi yapmaya gerek bile duyulmadan ağrısızca tedavi edilebilir. Tüm kanal tedavileri sırasında hissedilebilecek hafif rahatsızlıklar ise her türlü medikal tedavide rastlanabilecek hafif rahatsızlıklardır.</p>
<p><strong>2 YA DA 3 SEANS SÜREBİLİR<br />
</strong>Canlılığını kaybetmemiş dişlerde kanal tedavisi 30-45 dakikalık tek bir seansta tamamlanır. Ancak tedavi dişin anatomisine, hastalığın derecesine (gangren, önceden kötü yapılmış bir kanal, lezyon gibi) ve çevre dokuların tedaviye verdiği cevaba bağlı olarak 2 veya 3 seans da sürebilir. Böyle durumlarda seans aralarında dişe uygun antiseptik pansumanlar konularak geçici dolgularla kapatılır.</p>
<p><strong>YÜZDE 95 BAŞARI SAĞLANIR<br />
</strong>Anatomik faktörler, patolojik durum, kanalların şekli ve genişliği, kullanılan aletler, uygulanan yöntemler, kanal dolgu maddeleri, sürekli restorasyon, hastanın bünyesi gibi pek çok etken, endodontik tedavi sonrası başarıyı etkilemektedir. Çok iyi yapılan kanal tedavilerinde başarı oranlarının yüzde 90-95 olduğu çeşitli araştırmalarla bildirilmiştir. Kanal dolgusundan önce periapikal lezyonu olan dişlerdeki başarı oranı, normal dişlere kıyasla daha düşük bulunmuştur.</p>
<p><strong>DOĞAL DİŞLERDEN DAHA KIRILGANDIR<br />
</strong>Kanal tedavisi, çekilmesini önlemek için dişe son şans veren bir yöntemdir. İyi bir kanal tedavisinin ardından doğru bir şekilde restore edilen bir diş, ömür boyu ağızda fonksiyon görebilir. Ancak kanal tedavisi yapılan dişler doğal dişlerden daha kırılgan olabilir. Bu durumda üst yapıda büyük ölçekli dolgular yerine onley dolgular, kısmi kuronlar veya tam kuronlar tercih edilmelidir. Yapılan çalışmalarda, kuron kavitesinden olan sızıntının başarısızlığa yol açtığı bildirilmiştir. Bu nedenle kanal dolgusundan sonra yapılan dolgu veya kuronlar sık sık kontrol edilmeli, kenardan sızıntı şüphesi olursa restorasyonlar yenilenmelidir.</p>
<p><strong>KİST VARSA RÖTGENDE GÖRÜLÜR<br />
</strong>Çekilen röntgende dişin kök bölgesinde iltihap ya da kist bulunuyorsa koyu renk görünür. İyi bir kanal tedavisi yapıldıktan sonra bu dokuların ve dişin tam olarak iyileşmesi çeşitli faktörlere bağlı olarak 6 ay-1 yıl kadar sürer. Eğer kanal tedavisi iyi yapılmış olmasına rağmen lezyon küçülmüyor ve şikayetler devam ediyorsa, küçük bir operasyonla bu bölge temizlenir.</p>
<p><strong>RENK DEĞİŞİKLİĞİ OLMAZ<br />
</strong>Diş renginin kararmasını engelleyecek önlemler tedavi sırasında alındığı takdirde, kanal tedavisine bağlı bir renk değişikliği olmaz. Kararma problemi görülen dişler, kuron içinden yapılan beyazlatma ile rahatça eski rengine kavuşabilir.</p>
<p><strong>HASSASİYET HİSSEDİLMEZ<br />
</strong>Kanal tedavisi yapılan bir dişin canlı dokularla ilişkisi devam eder. Ancak dişin artık canlılığı kalmadığı için sıcak, soğuk ve tatlılara karşı hassasiyet hissedilmez. Pulpası alınmış dişlerın de diğer dişler gibi çürüme riski bulunmaktadır. Bu nedenle, temizliklerinin diğer dişler gibi dikkatle yapılması gerekmektedir.</p>
<p><strong>DİŞ KÖKÜNE ULAŞILIR<br />
</strong>Başarısızlık sebebi, diş ve hastanın genel sağlık durumu gibi faktörler değerlendirilerek eski kanal dolgusu çıkarılır, dişin kanalı tekrar şekillendirilerek temizlenir ve yeniden doldurulur. Eğer bu işlemle de sonuç alınamazsa cerrahi bir işlem planlanır. Cerrahi olarak diş köküne ulaşılır, bu bölge ve çevresi temizlenir ve kapatılır. Eğer cerrahi müdahale ile de çözüme ulaşılamazsa, dişin çekilmesi uygun görülebilir. Çok köklü dişlerde sadece problemli olan kökün çıkartılması ve diğer köklerin korunması da planlanabilir.</p>
<p><strong>Endodonti Uzmanı Dr. Dt. Meral Durkan anlatıyor&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/disler-icin-kanal-tedavisi-324.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Çürükleri Bulaşıcı Olabilir</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/dis-curukleri-bulasici-olabilir-270.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/dis-curukleri-bulasici-olabilir-270.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 May 2008 15:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişin zararı]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[diş çürükleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/dis-curukleri-bulasici-olabilir-270.html</guid>
		<description><![CDATA[Diş çürüğü sizden çocuğunuza bulaşabilir

 Bebek doğduğunda ağız ortamı çürük yapıcı bakteri içermez. Bu bakteriler büyük olasılıkla dişler çıkmaya başladığında, sıklıkla da anneden bebeğine bulaşır
Diş hekimi protez uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, anne-babalara çok önemli bir uyarıda bulunuyor. 1 yaş ile 2,5 yaş arasındaki çocukların ağız ve diş sağlığından ebeveynlerin sorumlu olduğunu söyleyen Dr. Kışlaoğlu, diş çürüğünün, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Diş çürüğü sizden çocuğunuza bulaşabilir</h1>
<p style="text-align: center"><img src="http://yenisafak.com.tr/resim/site/untitled1419c93fa519950042by.jpg" height="118" width="158" /></p>
<p><strong> Bebek doğduğunda ağız ortamı çürük yapıcı bakteri içermez. Bu bakteriler büyük olasılıkla dişler çıkmaya başladığında, sıklıkla da anneden bebeğine bulaşır</strong></p>
<p>Diş hekimi protez uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, anne-babalara çok önemli bir uyarıda bulunuyor. 1 yaş ile 2,5 yaş arasındaki çocukların ağız ve diş sağlığından ebeveynlerin sorumlu olduğunu söyleyen Dr. Kışlaoğlu, diş çürüğünün, anne ve babadan çocuğa bulaşabilen bir hastalık olduğuna ve çok bileşenli bir enfeksiyon hastalığı olan diş çürüğünün bulaşıcı özellik taşıdığını belirtti.</p>
<p><span id="more-270"></span></p>
<p>Bu bulaşmada anne-babanın (özellikle annenin), dikkat etmesi gereken belli özellikler olduğunu ifade eden Dr. Kışlaoğlu, Bulaşmanın olmaması için anne, bebeğini beslerken kaşık, emzik, biberon gibi araçları kendi ağzıyla temasta bulundurmadan kullanmalıdır. Aksi halde anne, çürüğe yol açacak organizmaları kendi ağzından bebeğine aktarır dedi.</p>
<p><strong>ÜÇ YAŞINA KADAR KONTROL</strong></p>
<p>Dr. Çağdaş Kışlaoğlu, anne bulaşmayı üç yaşına kadar kontrol ederse bu süreden sonra olabilecek aktarımın çocukta çok şiddetli çürük enfeksiyonu yaratma olasılığının düşeceğini vurguladı.</p>
<p>Ebeveynlere, çocuklarının ağız ve diş sağlığı konusunda uyarılarda Dr. Çağdaş Kışlaoğlu, şu bilgileri verdi: Bebeklerin şekerli süt vs. içeren biberonlarla yatırılmaları ağızlarında kalıcı sorunların oluşmasına neden olur<br />
Anne-baba en iyi model</p>
<p>Diş hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, anne-babaların, bebeklerini bir sorun olsun ya da olmasın 6 ayda bir diş hekimine kontrole götürmelerinin önemini vurguladı. Dr. Kışlaoğlu, ağızlarında yılda 2&#8242;den fazla çürük oluşan çocukların, çürük gelişimi açısından oldukça yüksek bir risk altında olduklarına dikkat çekti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/dis-curukleri-bulasici-olabilir-270.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deve kuşu yumurtasının kabuk zarları çürük dişleri kurtaracak</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/deve-kusu-yumurtasinin-kabuk-zarlari-curuk-disleri-kurtaracak-197.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/deve-kusu-yumurtasinin-kabuk-zarlari-curuk-disleri-kurtaracak-197.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 16:02:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişler]]></category>
		<category><![CDATA[deve kuşu yumurtalarının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[deve kuşu yumurtası]]></category>
		<category><![CDATA[deve kuşu yumurtasının faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[deve kuşu yumurtasının yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/deve-kusu-yumurtasinin-kabuk-zarlari-curuk-disleri-kurtaracak-197.html</guid>
		<description><![CDATA[Deve kuşu yumurtasının kabuk zarları çürük dişleri kurtaracak

Deve kuşu yumurtasının kabuk zarları son yıllarda tıbbi çalışmalarda kullanılıyor. Yumurta kabuğundan elde edilen meteryaller diş dokusunu korumada etkili

Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Durmuş ile Veteriner Fakültesi Histoloji-Embriyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. İlhami Çelik, devekuşu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Deve kuşu yumurtasının kabuk zarları çürük dişleri kurtaracak</h1>
<p style="text-align: center"><img src="http://yenisafak.com.tr/resim/site/untitled330c0f5a8d0c084953by.jpg" height="134" width="179" /></p>
<p><strong><font class="haberdetayspot">Deve kuşu yumurtasının kabuk zarları son yıllarda tıbbi çalışmalarda kullanılıyor. Yumurta kabuğundan elde edilen meteryaller diş dokusunu korumada etkili</font></strong></p>
<p><span id="more-197"></span></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Durmuş ile Veteriner Fakültesi Histoloji-Embriyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. İlhami Çelik, devekuşu yumurtası kabuğunun diş hastalıkları tedavisinde kullanılması için çalışma başlattı. </font></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Devekuşu yumurtasının kabuk zarları ve tozunun son yıllarda tıbbi çalışmalarda kullanıldığını belirten Prof. Dr. İlhami Çelik, Devekuşu yumurtası kabuğu, istenen büyüklükte partiküllerin elde edilmesine imkan sağlayacak yeterli kalınlığa sahip. Özellikle diş hekimliğinde, bazı önemli diş hastalıklarında oluşan kemik dokusu kaybının giderilmesi için hastalıklı sahanın yabancı cisim etkisi göstermeyen bir zarla çevrelenmesi ve bağ dokusu hücrelerinin bölgeye nüfuzunun engellenerek kemik dokusu oluşumunun uyarılması gerekir. Bu amaçla sentetik ve sığır kollageni esaslı membranlar kullanılıyor. Bunun yerine devekuşu yumurta kabuğundan elde edilen materyaller kullanılabilir. Bu yumurtanın kabuk ve zarları kalın ve güçlüdür. Diş tedavisinde greft materyalleri olarak kullanabilir. Bu yöndeki çalışmalarımız sürüyor dedi. </font></p>
<p><font class="haberdetaymetin"><strong>DİŞLER İÇİN UMUT</strong></font></p>
<p><font class="haberdetaymetin"> Devekuşu yumurtasındaki kabuk tozundan kemik grefti oluşturacaklarını belirten Durmuş, Kemik grefi materyalleri son yıllardaki gelişmelere rağmen kısıtlıdır. Zor şartlarda laboratuar koşullarında oluşmasından dolayı piyasa değerleri de çok yüksektir. Biz buna alternatif olarak doğal kaynaklarla elde edilen ve sağlık açısından risk taşımayan yumurtanın kabuğunun tozunu kemik grefti olarak kullanmayı planlıyoruz” şeklinde konuştu. </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/deve-kusu-yumurtasinin-kabuk-zarlari-curuk-disleri-kurtaracak-197.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Kokusu Nedir? Neden Oluşur? Nasıl Önlenir?</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/agiz-kokusu-nedir-neden-olusur-nasil-onlenir-179.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/agiz-kokusu-nedir-neden-olusur-nasil-onlenir-179.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2008 08:43:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu sebebleri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusunu gidermek]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusunu önlemek]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusunun nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/agiz-kokusu-nedir-neden-olusur-nasil-onlenir-179.html</guid>
		<description><![CDATA[Ağız Kokusu Nedir? Neden Oluşur? Nasıl Önlenir ?
Ağızdan gelen kötü koku kendimize ve çevremize karşı hoş olmayan bir durumdur. Ağız kokusunun genel nedeni dişeti hastalıkları olduğunu unutmamalısınız
Erişkinlerin yarıdan fazlasında, sabahları uyandıklarında geçici bir ağız kokusu fark edilebilr. Pek de önemli olmayan bu durum, genellikle uyku esnasında tükürük akışının azalmasına bağlı olarak ağız kuruluğu sonucu ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 align="center">Ağız Kokusu Nedir? Neden Oluşur? Nasıl Önlenir ?</h1>
<p><img src="http://yenisafak.com.tr/resim/site/untitled1734e1707934e1707aby.jpg" align="left" height="143" width="191" /><font class="haberdetayspot">Ağızdan gelen kötü koku kendimize ve çevremize karşı hoş olmayan bir durumdur. Ağız kokusunun genel nedeni dişeti hastalıkları olduğunu unutmamalısınız</font></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Erişkinlerin yarıdan fazlasında, sabahları uyandıklarında geçici bir ağız kokusu fark edilebilr. Pek de önemli olmayan bu durum, genellikle uyku esnasında tükürük akışının azalmasına bağlı olarak ağız kuruluğu sonucu ortaya çıkar ve bir miktar sıvı ya da katı gıda aldıktan sonra kaybolur. </font></p>
<p><span id="more-179"></span></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Bireyleri esas ilgilendiren durum, gün boyu kalıcı olan ve sosyal sorunlara neden olabilecek biçimdeki ağız kokusudur. Diş Hekimi Özge Sönmez, bu durumun nüfusun yüzde 10-15 gibi önemli bir kısmını etkilediğini söyledi. Ağız kokusu olduğunu düşünen kişiler, konuşurken eli ile ağzını kapatarak, bu sorunlarını gizlemeye çalışırlar. Ayrıca, ağız gargaraları ve spreyler kullanarak veya çiklet çiğneyerek bu sorunun ortadan kalkacağına inananların sayısı az değildir. Ancak, bu yöntemlerin faydası ya hiç yoktur ya da gelip geçicidir. </font></p>
<p><font class="haberdetaymetin"><strong>NEDEN KARACİĞER DE OLABİLİR</strong></font></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Çeşitli araştırmaların sonuçlarına göre, kötü kokunun kaynağı büyük ölçüde ağız boşluğudur ve dişeti iltihapları bu sorunun ortaya çıkmasında önemli bir yere sahiptir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken husus, nüfusun yüzde 90&#8242;ının dişeti problemi olduğu düşüncesi ile, tüm kötü kokuların dişeti iltihaplarına bağlanmaması gereğidir. Zira, bu yanılgıya düşülürse, kötü kokunun nedenleri olabilecek diğer durumlar, örneğin karaciğer veya böbrek yetmezlikleri, akciğer hastalıkları, göz ardı edilebilir. Diğer taraftan, dil sırtı da yüzeyinde hücre ve gıda artıklarını ve bakterileri barındırdığı için kötü kokuların oluşmasında önemli bir bölgedir. </font></p>
<p><font class="haberdetaymetin"><strong>Sakız çiğnemek iyi gelir</strong></font></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Ağız kokusunun tedavisinde nedensel etkenlerin ortadan kaldırılması en önemli aşamadır. Dişeti sorunlarının tedavi edilmesi, dil sırtının özel fırçalar ile temizlenmesi sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırır. Ağız kokusuna neden olabilecek bir genel sağlık sorunu düşünüldüğünde ise, hastalar konu ile ilgili bir uzman hekim tarafından muayene edilmelidir. Ağız gargaraları, spreyler ya etkisiz ya da kısa dönem etkilidir. Ağız kuruluğu bir neden ise, bol sıvı alınımı ile birlikte tükürük salgılanmasını uyarmak amacı ile çiklet çiğnenmesi önerilebilir. </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/agiz-kokusu-nedir-neden-olusur-nasil-onlenir-179.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çürük Dişlerin Bir Zararı Daha Ortaya Çıktı</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/curuk-dislerin-bir-zarari-daha-ortaya-cikti-178.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/curuk-dislerin-bir-zarari-daha-ortaya-cikti-178.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 19:47:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişler]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişlerin etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişlerin zararı]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişlerin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/curuk-dislerin-bir-zarari-daha-ortaya-cikti-178.html</guid>
		<description><![CDATA[Çürük diş kalp krizi nedeni
SAĞLIKSIZ ve iltihaplı dişlerin insan vücudundaki bütün organları olumsuz yönde etkilediğini belirten Selimiye Devlet Hastanesi&#8217;nde görevli Diş Hekimi Sercan Ulugöl, “Çürükler başta kalp krizi olmak üzere görme bozukluğu, beyin, mide, böbrek ile romatizmal hastalıklara neden oluyor” dedi.

Ülkemizde İnsan salığını etkiliyen bir çok hastalığa neden olan ağız sağlığına yeterince dikkat edilmediğini vurgulayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 class="HabDetHeader">Çürük diş kalp krizi nedeni</h1>
<p><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8381/5428381.jpg" align="left" height="100" width="100" /><strong>SAĞLIKSIZ ve iltihaplı dişlerin insan vücudundaki bütün organları olumsuz yönde etkilediğini belirten Selimiye Devlet Hastanesi&#8217;nde görevli Diş Hekimi Sercan Ulugöl, “Çürükler başta kalp krizi olmak üzere görme bozukluğu, beyin, mide, böbrek ile romatizmal hastalıklara neden oluyor” dedi.</strong></p>
<p><span id="more-178"></span></p>
<p>Ülkemizde İnsan salığını etkiliyen bir çok hastalığa neden olan ağız sağlığına yeterince dikkat edilmediğini vurgulayan Diş Hekimi Ulugöl, “Gerek bilinçsiz toplum, gerekse altyapının yetersizliği nedeniyle birçok insan diş bakımı ve tedavisi ile ilgilenmiyor. İhmal edilen diş sağlığı, başta kulak ve gözler olmak üzere tüm vücudu etkiliyor. Ne yazık ki birçok insanımız diş sorunu nedeniyle ya eklem romatizması hastalığına yakalanıyor, yada kalp krizi sonucu ölüyor” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/curuk-dislerin-bir-zarari-daha-ortaya-cikti-178.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Çürüğüne Dikkat!</title>
		<link>http://www.gencyasam.net/dis-curugune-dikkat-115.html</link>
		<comments>http://www.gencyasam.net/dis-curugune-dikkat-115.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 15:14:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişler]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişlerin etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişlerin nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[çürük dişlerin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gencyasam.net/dis-curugune-dikkat-115.html</guid>
		<description><![CDATA[Diş çürüğü  romatizmaya  yol açıyor
Çürük Dişlere Dikkat!.Çocukluk döneminde tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar genel sağlık problemlerine neden oluyor.Çürük Dişler sandığımızdan da tehlikeli
Uzmanlar, ebeveynleri, süt dişlerindeki çürükler nasıl olsa yerine yenileri gelecek yanılgısına düşmemek konusunda uyarıyor. Diş Hekimi Protez Doktoru Çağdaş Kışlaoğlu, çocukların diş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 align="center"><font class="haberdetaybaslik">Diş çürüğü  romatizmaya  yol açıyor</font></h1>
<p><img src="http://yenisafak.com.tr/resim/site/zdis34e12a5734c54193by.jpg" align="left" height="166" width="222" /><font class="haberdetayspot">Çürük Dişlere Dikkat!.Çocukluk döneminde tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar genel sağlık problemlerine neden oluyor.Çürük Dişler sandığımızdan da tehlikeli</font></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Uzmanlar, ebeveynleri, süt dişlerindeki çürükler nasıl olsa yerine yenileri gelecek yanılgısına düşmemek konusunda uyarıyor. Diş Hekimi Protez Doktoru Çağdaş Kışlaoğlu, çocukların diş sağlığı konusunda ebeveynlere büyük iş düştüğünü belirtti.</font></p>
<p><span id="more-115"></span></p>
<p><font class="haberdetaymetin"><strong>ANNELER DE SUÇLU </strong></font></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Süt dişlerinin, normal dişlere oranla daha çok organik madde içerdiklerini söyleyen Kışlaoğlu, bu nedenle çürümeye daha yatkın olduklarını, daha kolay ve hızlı çürüdüklerine vurgu yaptı. </font></p>
<p><font class="haberdetaymetin"> Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı gözlenen bir hatanın da emzik veya biberonu çocuğa şeker, reçel, bal gibi gıdalara batırarak vermeleri olduğunu söyleyen Dr. Kışlaoğlu, bir diğer hatanın da uyku aralarında çocuklara şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmaları olduğunu vurguladı. Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı veya bir ilaç henüz geliştirilemedi diyen Dt. Çağdaş Kışlaoğlu, ancak günümüzde çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemelerin kullanıldığını, bunlardan birinin de fissür örtücü denilen malzeme olduğunu belirtti. </font></p>
<p><font class="haberdetaymetin">Kışlaoğlu&#8217;nun belirttiğine göre, tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri; ağrı, ağızda kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve estetik bakımda hoş olmayan bir görüntüye yol açıyor. Bu dönemde tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve -romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar- genel sağlık problemlerine de yol açabilir. Bu nedenle süt dişlerindeki çürükler, nasıl olsa yerine yenileri gelecek yanılgısına düşmeksizin mutlaka tedavi edilmelidir. Kışlaoğlu, süt dişlerindeki çürüklerin, çocuğun ağrı ile çok küçük yaşlarda tanışmasına ve gelecekte bazı fobilere sahip olmasına neden olabileceğini söyledi. </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gencyasam.net/dis-curugune-dikkat-115.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
