
Kaygı bozukluğu olan çocuk, yalnız kalma ve terk edilme korkusu yaşayabilir. Çocukluk döneminde yaşanan travmatik olaylar da hastalığa zemin hazırlayan etkenlerdendir.
Çocukların yaşadıkları veya yakın gelecekte yaşamayı bekledikleri değişiklikler ve belirsizlik halleri için duydukları korkular çocuk ve ergenlerde görülen kaygı bozukluklarının temelidir. Çocuk ya da ergen kendisi ve sevdiklerinin yaşam düzenlerinin sarsılacağına veya kendisi veya sevdikleri için beklentileri karşılayamayacağına, geçmişte yaşadığı olumsuz bir deneyimin (istismar mağduru olma, terk edilme) tekrarlanacağına dair endişe yaşayabileceği gibi özel durum ve nesnelere (hayvanlar, kapalı yer, yükseklik vb.) dair korkular da geliştirebilir.
BeÄŸenilmeme düşüncesi…
Bazen çocuklarda yanlış ve saçma olduÄŸunu bildiÄŸi halde olumsuz düşüncelerini durdurmak için bir takım tekrarlayıcı davranışlar yapma eÄŸilimi görülebilir. Özellikle ergenlikte bir gruba ait olamama, kabul görmeme, yalnız kalma korkusu belirgin biçimde görülebilir. BuluÄŸ çağına girilmesiyle beraber, karşı cins tarafından beÄŸenilme isteÄŸi ağır basar ancak beÄŸenilmeme korkusu ergeni zorlayabilir. Ülkemizde mevcut eÄŸitim sistemi dahilinde baÅŸarı sınavlarla ölçüldüğünden, “sınav” yalnızca çocuk ve ergenlerde deÄŸil ailelerde de dikkat çeken bir kaygı kaynağıdır. Kaygı bozukluÄŸu yaÅŸayan çocuk veya ergen hiçbir nedene baÄŸlanamayan bir “iç sıkıntısı ve huzursuzluk” yaÅŸayabilir ve bundan bahsedebilir. Küçük çocuklarda uyku, beslenme ve tuvalet alışkanlıklarındaki deÄŸiÅŸiklerle, ifade güçlüğüne baÄŸlı yaÅŸanan huzursuzluk, hırçınlık ve sinirlilik hali belirgindir. Okul çocuklarında ders baÅŸarısı düşer, uyku ve iÅŸtah sorunları yaÅŸar. Ergenlerde ders baÅŸarısında düşme, öz bakımın ihmali, ergenlik döneminin özelliÄŸi olan hırçınlık ve karşı gelme davranışlarının daha yaygın ve ÅŸiddetli olması kaygı bozukluklarının belirtileri arasındadır.
‘Geçer’ demeyin
Çocukluk döneminde “normal” kabul edilen korkular ileri dönem kaygı bozukluÄŸu sebepleri olabilir. ÇocuÄŸun ve ailesinin güvenliÄŸini sarsacak her türlü travmatik- olumsuz durum (istismar maÄŸduru olma, hastalık, vefat, doÄŸal afetler, sevdiklerinden ayrı kalma vb.) kaygı bozukluÄŸuna alt yapı oluÅŸturabilir.
Psikolog A. Çiğdem Erkunt